TİGRİS HABER - Tanrıkulu, yaptığı açıklamada, cezaevlerinde hak ihlalleri, kötü muamele ve sistematik baskı iddialarının kamuoyunun gündeminden düşmediğini vurgulayarak, son olarak Emir Sağlam’ın darp edildiğine yönelik iddiaların bu alandaki kaygıları derinleştirdiğini ifade etti. Bu tür olayların yalnızca bireysel bir hak ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Tanrıkulu, ceza infaz sisteminde denetimsizlik, keyfi uygulamalar ve insan haklarına aykırı pratiklerin yaygınlaşmış olabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Devletin gözetimi altındaki her bireyin yaşam hakkı, beden bütünlüğü ve onurunun mutlak koruma altında olduğuna dikkati çeken Tanrıkulu, cezaevlerinde "ayakta sayım" uygulamasının hukuki dayanağı ile güç kullanımının sınırlarının kamuoyuna açık şekilde açıklanması gerektiğini söyledi.
Tanrıkulu, Emir Sağlam’a yönelik darp iddialarının derhal ve şeffaf şekilde araştırılması, sorumlular hakkında idari ve adli süreçlerin gecikmeksizin işletilmesi, benzer hak ihlallerinin önlenmesi için etkin denetim mekanizmalarının devreye sokulması, kamera kayıtları ve diğer delillerin titizlikle incelenmesi, cezaevi personeline yönelik insan hakları eğitimlerinin artırılması ve denetlenmesi taleplerinde bulundu.
Bağımsız denetim mekanizmalarının etkinliğinin artırılması ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu ifade eden Tanrıkulu, "İnsan onurunun korunması hiçbir koşulda istisna kabul etmez. Ceza infaz kurumlarında yaşanan her ihlal, doğrudan hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek’e 12 soruluk önerge
Tanrıkulu, Akın Gürlek tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Emir Sağlam’a yönelik darp iddialarının doğruluğu, olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, sorumlu personel hakkında işlem yapılıp yapılmadığı gibi konuları gündeme getirdi.
Tanrıkulu önergede, "ayakta sayım" uygulamasının hukuki dayanağı, son 5 yılda cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddialarına ilişkin yapılan şikayet sayısı, kamera kayıt sistemlerinin etkin kullanımı, personelin insan hakları eğitimi ve bağımsız denetim mekanizmalarının işleyişi gibi başlıklarda toplam 12 soru yöneltti.
Tanrıkulu, Bakanlığın iddialar karşısında şeffaf bir inceleme yapıp yapmayacağını ve cezaevlerinde kötü muamele iddialarının önlenmesine yönelik yeni bir düzenleme planlanıp planlanmadığını da sordu.