Tecavüz sonrası cinayet dosyası Anayasa Mahkemesinde

Diyarbakır’da 14 yaşındaki Havva Erdoğan’ın tecavüze maruz kalıp evinin ahırında öldürülmesiyle ilgili açılan davada sanıkların sadece cinsel istismar suçundan ceza alması aileyi hareket geçirdi.

İlyas AKENGİN

 Yargıtay ve yerel mahkemenin kararlarını Anayasa Mahkemesine taşıyan mağdur Erdoğan ailesinin avukatı Semire Nergiz, dosyada adil yargılama ve işkence yasağına uyulmadığını belirtip dosyayı Anayasa Mahkemesine taşıyarak, sanıkların yeniden yargılanmasını istedi.

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesine bağlı Sergen Köyü’nde 14 yaşındaki Havva Erdoğan’ın evinin ahırında ölü bulunmasıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. 2009’da evinin ahırında asılmış olarak ölü bulunan ve soruşturma kapsamında tecavüze uğradığı belirlenen 14 yaşındaki Havva Erdoğan’ın yakın akraba ve komşularından DNA örnekleri alınmış, soruşturma sonunda Havva Erdoğan’ın, babasının amcasının oğlu Abdurrahman Erdoğan’ın çocukları Mehmet Erdoğan, Hüseyin Erdoğan ve 16 yaşındaki V.E. kardeşlerin tecavüzüne uğradığı ortaya çıkmıştı.

Yargıtay kararı bozdu, beraat etti

Savcılık, 14 yaşındaki Erdoğan’ın tecavüze uğrayıp intihar süsüyle öldürüldüğünü belirlemiş, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada ‘azmettirici’ olarak yargılanan Abdurrahman Erdoğan’a 36 yıl, çocuklarına ise 10’ar yıl hapis cezası verildi. Ancak Yargıtay, 36 yıl verilen Erdoğan’ın beraat etmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Yerel mahkemede yeniden görülen davada Erdoğan’a beraat kararı, çocukları Hüseyin Erdoğan’a 10, V.E.’ye ise 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Cezaevinde ölen Mehmet Erdoğan’ın davası ise düşmüştü.

Dosya Anayasa Mahkemesine gitti

Yargıtay ve yerel mahkemenin kararlarına tepki gösteren dosyanın avukatı Semire Nergiz bir ilke imza atarak, şiddet ve tecavüz olayını Anayasa Mahkemesine taşıdı. Dosyayı Anayasa Mahkemesine taşıyan ailenin avukatı Nergiz, yargılama sırasında mahkemenin sanıklara sadece cinsel istismar suçundan ceza verdiğini, cinayet olayına ilişkin kimsenin ceza almadığına vurgu yaparak, sanıkların yeniden yargılanması için hazırladığı 8 sayfalık raporu Anayasa Mahkemesine gönderdi.

AİHM ve AİHS kararları ihlal edildi

Başvuru dilekçesinde AİHM ve AİSH kararlarına atıfta bulunan Nergiz şunları dikkat çekti: “Anayasa ve AİHS tarafından güvence altına alınan yaşam hakkı öncelikle devletin, kamu otoritelerinin yaşam hakkına müdahale etmemelerini, yani negatif yükümlülüklerini içerir. Yaşam hakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri ise üçüncü kişilerden gelecek tehditlere karşı bireyin yaşam hakkını koruma ödevidir. Bu pozitif yükümlülük, meydana gelmiş bir ölüm olayında ölümün nedenlerini soruşturma ve sorumluları tespit ederek cezalandırma ödevini de kapsar. AİHM kararlarında vurgulandığı üzere ceza soruşturmaları, sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkan verecek şekilde etkili ve yeterli olmalıdır. Ancak huzurdaki başvuruya konu yargılamanın hem yaşam hakkı hem de işkence yasağı açısından bu nitelikte olduğunu söylemek güçtür. Zira müvekkillerin kızı, ölmeden önce cinsel istismara uğramış olmakla uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk tarafından teminat altına alınmış olan işkence ve insanlık dışı ve onur kırıcı muamele görme, şiddete uğrama (AİHM kadına yönelik şiddeti AİSH’in 3. Maddesinin ihlali olarak görmüştür. Daha sonrada aynı kişiler tarafından yaşam hakkı ihlaline maruz kalmıştır. Ancak iç hukukta yapılan yargılamada Hava’nın yaşam hakkı ihlalinden kimse sorumlu tutulmamış cinsel istismar suçundan ise çok az cezalar verilmiştir. Bu yargılamanın, maktule Hava Erdoğan’ın acılı ailesi olan müvekkiller için adil bir yargılamayı ifade ettiğini ve devletin yaşam hakkı ve işkence yasağına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğini söylemek güçtür. Dolayısıyla başvuruya konu olayda, devletin AİHS’in 2. Maddesi, Anayasa’nın 17, 5 ve 40. Maddeleri kapsamında yükümlülüklerin yerine getirdiğinden söz etmek mümkün değildir. Ayrıca AİHS’in 3. Maddesi ve bu kapsamda Anayasa’nın 17. Maddesindeki işkence yasağı açısından da ihlal edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Aileye acı çektiren sanıkların yeniden yargılanmasını istiyoruz

Türkiye’de kadına ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet ile mücadelede kanunların yetersiz kaldığını belirten Nergiz dilekçesinde şunlara dikkat çekti; “Başvuruya konu olan 15 yaşında bir kız çocuğu olan maktulenin cinsel şiddete katlanma yönündeki tutumu ayrımcılık yapılan devlette yaşamasının doğal bir sonucudur. Şiddete tek başına mücadele etmek zorunda bırakılan maktule ayrıca yaşam hakkı ihlaline uğramış ve yapılan yargılama sonucunda hiç kimse bundan sorumlu tutulmamıştır. Türkiye’de mahkemelerce kadına karşı şiddetin dışındaki vakalarda tutuklanma tedbirinin çok sık ve orantısız uygulandığı bilinmektedir. Ceza kanunundaki kişiye karşı en büyük cezalar işkence ve cinsel istismar suçladır. Başvuruya konu olan dosyada bu iki büyük cürüm bir arada işlenmiştir. 15 yaşında küçük bir kız olan müvekkillerin kızları, öncelikle cinsel istismara uğramış ve daha sonra intihar süsü verilerek öldürülmüştür. Ancak yapılan yargılama sonucunda yargılanan dört sanıktan ikisi sadece cinsel istismar suçundan cezalandırılmıştır. Cinsel istismar suçundan cezalandırılan sanıklar aleyhine ayrıca kasten öldürmek veya TCK 103/7’den hüküm kurulması gerekirken ödül gibi cezalar verilmiştir ve yaşam hakkı ihlalinden kimse sorumlu tutulmamıştır. Yaşam hakki ihlalinden ceza alan Abdurahman Erdoğan’a verilen ceza Yargıtay’ca bozulmuş ve maktulun öldürülmesinden dolayı kimse cezalandırılmamıştır. Bu nedenle başvuruya konu olan dosyada deliller doğru değerlendirilmemiş ve sanık Abdurahman Erdoğan’ın aleyhine bulunan deliller göz ardı edilerek aksi kanıtlanmış savunmasına itibar edilmiştir. Dolayısıyla maktulenin fiziksel, cinsel bütünlüğü ve dokunulmazlığı ihlal eden yaşam hakkının ihlal edilmesinde sorumluluğu bulunan herkesin ortaya çıkarılması ve cezalandırılması için adil ve etkin bir soruşturma yürütülmemiştir. Belirttiğimiz tüm bu nedenlerden dolayı Anayasa’nın 36 ve AİHS’in 6. Maddeleri ihlal edilmiştir. Müvekiler, kızlarına yaşatılan bu insanlık dışı muamelenin sorumlularının hak ettikleri cezaları alması için yeniden yargılama talep etmektedir” denildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri