Tedirgin olma hali!

NACİ SAPAN

İnsanlar yaşadıkları coğrafyada/coğrafyalarda gelecek kaygısı ile yaşamlarını sürdürmeye başladıkları andan itibaren ruh hallerinde mutlaka farklılıklar söz konusu oluyor.

‘Savaş’ ve ‘Barış’ konseptleri arasındaki sıkışık durum mu?

Yâda iki arada bir derede kalma halleri mi?

Bilemiyoruz.

Sonuçta bir haller var.

 

6-7 Ekim olaylarından sonra başta Diyarbakır olmak üzere bölge kentlerinde insanlarda tedirgin bir ruh hali ve bundan kaynaklı  ‘derin’ bir sessizlik hâkim olmaya başladı.  

 

Can, mal güvenliğinin kontrolsüz güçlerin elinde güvencesiz bir noktada asılı durmasının tedirginliği nasıl ortadan kalkar?

Yeniden tesis edilmesi gereken bu güvencenin muhatapları kimlerdir?

Nasıl devreye girerler?

 

Bundan sonraki süreçte bu soruların cevapları yaşamın pratiği ile birlikte toplumun günlük hayatına mutlaka yansımalar göstermelidir. Ortadoğu coğrafyasındaki ‘boğazlamaların’ yakın takipçileri olarak kendi geleceğimize dair ‘ne olacak’ tedirginliğinin ortadan kaldırılmasının muhatapları, bize barış ve çözüm süreci sunan, mutlaka bu barışı gerçekleştireceklerini beyan eden PKK ve

Devlettir.

 

‘İki gücün beyanları esastır’ diyerek, belirsizlik içeren gelecek kaygısını ortadan kaldıracak anlamlı! çabalara destek veren halk/halklar, şimdi ne oluyor sorusunu soruyor;

‘SAVAŞ MI’ ?

‘BARIŞ MI’?

**

İktidar-Devlet; PKK’yi şikâyet ediyor!

PKK’ de; devleti, iktidarı şikâyet ediyor!

 

Kime şikâyet ediyorlar?

Halka/halklara

Peki, halk/halkların şikâyeti var ise, muhatabı kim/kimler olacak?

 

İktidarın; ‘Çözüm sürecine mecbur ve mahkûm değiliz’ gibi tahrik edici bir yaklaşımını sorumsuzluk olarak değerlendiriyoruz.

 

Aynı şekilde; son dönemde bölgede yaşanan olayları değerlendiren HDP kanadından ‘Bizim kontrolümüzün dışında oluyor’ açıklamalarını da yürüdüğü söylenen sürecin ruhuna uygun olmadığını açıkça ifade etmek istiyoruz.

 

Galiba işin ortasını bulmak gerekiyor.

Kavga ile barışı öteleyen savaş dili ile olmuyor.

Tedirginliği ortadan kaldıracak bir dile ihtiyaç var.

 

Çünkü mesele; iktidar edenleri, yönetenleri aşan, halkların geleceği ile ilgili bir durum. Halk/Halklar mutlu değilse, iktidar edenlerin, yönetenlerin mutlu olma gibi bir lüksü olamaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.