TİGRİS HABER - 100 milyar dolarlık gelir ve on binlerce başvuru hedefiyle tanıtılan proje, hem hukuki belirsizlikler hem de düşük katılım nedeniyle ciddi bir çıkmazla karşı karşıya.
Yasal zemin tartışmalı kaldı
Eylül ayında başkanlık kararnamesiyle yürürlüğe sokulan program, ABD Kongresi’nden onay almamış olması nedeniyle baştan itibaren tartışma konusu oldu. Uzmanlara göre bu durum, sistemin geleceğini tamamen siyasi değişimlere bağlı hale getiriyor. Bu da yatırımcılar açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
Yatırım tutarı 1 ila 2 milyon dolar arasında değişirken, bazı özel projelerde bu rakamın 5 milyon dolara kadar çıkabildiği belirtiliyor. Buna rağmen yatırımcıların önemli bir kısmı, programın kalıcı olmayabileceği endişesiyle sürece dahil olmaktan çekiniyor.
Hukukçulardan “riskli” uyarısı
Göçmenlik hukuku uzmanları, programın “net bir yasal güvenceye sahip olmaması” nedeniyle yatırımcılara temkinli davranmaları yönünde uyarılarda bulunuyor. Bazı avukatlar, müvekkillerini bu programa başvurmamaları konusunda açık şekilde bilgilendirdiklerini ifade ediyor.
Özellikle Trump ailesine yakın isimlerin dahi başvuruları geri çevirmesi, programın güvenilirliğine dair soru işaretlerini artırdı.
Başvurular beklentinin çok altında kaldı
Resmi verilere göre Altın Kart programına yönelik ilgi, hükümetin öngördüğü seviyenin oldukça gerisinde kaldı. Gelen başvurular sınırlı sayıda kalırken, ödeme yapan yatırımcı sayısının da düşük olduğu bildirildi.
Programın başlangıcında dile getirilen “80 bin vize ve 100 milyar dolar gelir” hedefinin mevcut tabloyla gerçekleşmesinin mümkün olmadığı değerlendiriliyor.
“Öncelik hakkı yok” detayı cazibeyi bitirdi
Programla ilgili en kritik gelişmelerden biri de Altın Kart sahiplerinin vize süreçlerinde herhangi bir öncelik elde edememesi oldu. EB-1 ve EB-2 gibi yüksek nitelikli göçmenlik kategorilerinin önünde yer alamayacak olmaları, yatırımcılar açısından sistemin cazibesini büyük ölçüde düşürdü.
“Para tuzağı” tartışması büyüyor
Uzmanlar, mevcut yapısıyla programın “güvenli yatırım fırsatı” olmaktan uzaklaştığını, aksine ciddi finansal riskler barındıran bir yapıya dönüştüğünü ifade ediyor. Bu nedenle bazı çevrelerde program için “para tuzağı” yorumları yapılmaya başlandı.
Son tablo, Trump yönetiminin iddialı göçmen yatırım projesinin şimdilik büyük ölçüde başarısızlıkla sonuçlandığını ortaya koyuyor.