Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen etkinliğe; Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Karacadağ Kalkınma Ajansı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Borsası, Dicle Üniversitesi, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB), Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Vali Yardımcısı Hasan Gökpınar, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, FIJET Başkanı ve Tunus Turizm eski Bakanı Tijani Haddad, Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (Arturjet) Başkanı Delal Tahsin Atamdede, Arturjet Başkan Yardımcısı Nilgün Şirin, Dünya Seyahat Acenteleri Birlikleri Federasyonu Başkan Yarımcısı Çetin Gürcün, Skal Genel Sekreteri Can Arınel, MHR Genel Sekreteri Andrew Agius Muscat, Şanlıurfa Yeniden Canlanıyor Turizm Projesi üyelerinden Mary Mckeon’un yanı sıra Almanya, İsveç, Mısır, Fransa, İtalya, Rusya, Ukrayna’nın bulunduğu 11 ülkeden 19’u yabancı toplam 39 yazar ve gazeteci katıldı.
‘Yediğinizi de içtiğinizi de anlatın’
Etkinliğin açılışkonuşmasını yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya konuşmasında şunları kaydetti: “İlimiz ve bölgemizin tanıtımına muazzam bir katkısı olacağına inandığımız bu etkinlikler için sizleri kadim kentimizde görmekten onur duyarız. Ticaret ve Sanayi Odasına gelişimizin henüz ikinci haftası oldu ancak, ilimizin başta ticaret, sanayi ve turizm olmak üzere birçok alanda gündemin çok yoğun olduğu görülmektedir. Ve bizler, oda yönetimi ve meclisi olarak bunun farkındayız. Başta temsil ettiğimiz iş dünyası olmak üzere kent dinamikleri kurum ve kuruluşları ile iş birliği yaparak ortak akıl üreterek çözmemiz gereken sorunlarla tek tek ilgileneceğiz. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu kadim topraklara ayak basarak ticaret kendinizi adeta zaman tünelinde hissedeceksiniz. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri kültürel peyzajı 4 Temmuz 2015 tarihinde onaylanarak UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girmiştir. Ayrıca Diyarbakır’ın Silvan İlçesinde bulunan Malabadi Köprüsü de 2016 tarihinde UNESCO Dünya Kültür Mirası’nın geçici listesine alınmıştır. Ancak daha Dünya Kültür Mirası listesine alınabilecek birçok potansiyel alanımız bulunmaktadır.
Turizm ve sanayi olarak yoğun bir gündemle karşı karşıya bulunmaktadır. Bunların bazılarını bu program çerçevesinde bizzat ziyaret ederek birlikte görme fırsatı bulacağız. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır merkez ilçeleri tescilli esas sayısı toplam 739 adettir. Bu sayı Diyarbakır genelinde ise bu sayı toplam 1254 adettir. Bilindiği gibi 2018 yılı Avrupa Kültürel Miras yılı seçilmiş ve İtalya’da 7 Aralık 2017’de düzenlenen Avrupa Kültür Formunda vesile olarak başlatılmıştır. Kültürel miras günlük yaşamımızı şekillendiren yalnız edebiyat, sanat ve mimari yapılarda değil, aynı zamanda atalarımızdan öğrendiğimiz zanaat ve becerilerde, çocuklara anlatılmış öykülerde, keyif aldığımız yemeklerde, izlediğimiz filmlerde özümüzü bulduğumuz her şeyde bulunur. Kültürel miras ortak tarih değerlerimiz aracılığıyla da Avrupa’yı birbirine bağlar. Aynı zamanda kültürel geleneklerimizin zenginliği ve çeşitliğini de temsil eder. Ortak kültürel mirasımızı anlamamız ve ona değer vermemiz gerekir. Kültürel mirası sadece geçmişte kalan bir miras olarak düşünmemek gerekir. Zira ilerlememize ve geleceğimizi tasarlamamıza destek olur. Zerzevan Kalesi gibi çalışmaları devam eden yerler mirasları bakımından sizden istifade edeceğimiz pek çok konu ve tüyo bulunmaktadır. Bunları bize aktarmada cömert davranacağınıza eminiz. Zira bu gibi yerler sadece bizim değil, sizin değildir. Geçmiş kuşaklarının olduğu gibi şimdi bizim ve gelecekteki kuşaklarındır. Yani herkesindir ve herkesin de bunlara sahip çıkması gerekir. Zerzevan Kalesi’nin bir an önce çalışmaları yapılıp dünya kültür mirasına katılması gerekir. Hani meşhur bir söz vardır; ‘Bu sözden hareketle; bizim sizden ricamız yedikleriniz içtiklerinizi anlatmanızdır.”
‘Turizm işbirliği barışı getirir’
Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu, FİJET Başkanı ve Tunus Turizm eski Bakanı Tijanı Hadddad, FİJET’in 60 yıllık bir kuruluş olarak dünya turizmine hizmet eden gazetecilerin üyesi olduğu dev bir ağa sahip olduğunu ve turizmin önemine değinerek şunları söyledi: “Siyasetin turizm üzerindeki etkilerini kaldıracak bir yapıya ihtiyacı vardır. FİJET dünyanın birçok ülkesi hakkında medya aracılığı ile uluslararası ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Turizm sadece ekonomik değil kültürel mesajları verir. Turizm bir dünya sistemidir. Ülkeleri bir araya getirerek ekonomik ve kültürel işbirlikleri ile barış getiren bir olgudur. Türkiye önemli bir Akdeniz ülkesidir, Diyarbakır ise; tarihi geçmişiyle çok önemli bir turizm şehridir. Ayrımcılık göstermeksizin tanıtım yapmak lazım. Ekonomi ve kültürel anlamda turizm son derece önemlidir. Fakirlikle savaşmak için turizm istihdam alanı yarattığı için son derece önemlidir. Turizm kültürel bir mesajdır. Her ulus bir mesajı gelecek nesillere aktarmalı. İklim değişikliğiyle hem kuzey hem de güney yarım küre olarak birleşip mücadele etmemiz gerekir. Bu da ayrıca turizm için önemlidir. Buranın turizminin tanıtmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.” dedi.
“Elimizdeki rakamlar istediğimiz gibi değil”
Diyarbakır Vali Yardımcısı Hasan Gökpınar ise Diyarbakır turizmine ilişkin rakamların istendiği gibi olmadığına dikkat çekerek konuşmasına şöyle devam etti; “Diyarbakır 13 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan 33 farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan aziz ve kadim bir şehirdir. Maalesef böylesi güzelliğe sahip Diyarbakır’da turizm rakamları istediğimiz ölçüde değil. Her ne kadar 2017 yılı sonu itibariyle 2016’ya göre yüzde yüz bir artış sergilense de şuanda elimizdeki rakamlar bizim istediğimiz seviyede değil. Diyarbakır’ın yıllık turist sayısı hedefi 1 milyon. Biz bu hedefle yola çıktık valiliğimiz ve ilimizin diğer paydaşları olarak önemli ve kararlı adımlarla turist sayısını 1 milyona çıkartmak için gerekli çalışmaları yürütmekteyiz.”
Konuşmaların ardından plaket takdimine geçildi. Bugün panel ile sürecek olan etkinlik kapsamında Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri başta olmak üzere son yıllardaki arkeolojik kazı çalışmalarıyla sırları açığı çıkarılan Zerzevan Kalesi ziyaret edilecek."
Programın açılış konuşmalarından sonra etkinlikte yer alan kuruluşların temsilcilerine plaket dağımı yapıldı.
Plaket dağıtımından sonra ATURJET Başkanı Delal Atamdede, UFTA Başkan Yardımcısı Çetin Gürcün, ATURJET Başkan Yardımcısı Nilgün Şirin, MHR Genel Sekreteri Andrew Agıus Muscat, ve ‘Şanlıurfa’da tarih yeniden canlanıyor’ turizm projesinin takım lideri Mary McKeon düzenlenen “Dünya Uygarlığını Şekillendirmiş Kent Diyarbakır” başlıklı panele konuşmacı olarak katıldı.
‘Öyle bir halk ki sizi başının üstünde ağırlıyorlar’
Panelde ilk sözü alan Nilgün Şirin, Diyarbakır’a gelmeden önce oluşturulan algının kendilerini de çekimser hale getirdiğini dile getirerek, “Diyarbakır’a ilkin 9 yıl önce bir etkinlik için geldim. Buraya geldiğimizi açıkçası ailelerimize söylemekten çekindik. Onlara haber vermeden geldik. Tabi buraya getirenler gezdirdi. Son gün biz kendimiz gezelim dedik ve gezdik. Şehirde karşılaştığımız bazı şeylerden çok etkilendik. Aynı günün sonunda beni çok etkileyen ve hala bende iz bırakan bir anı yaşadım havalimanında. Bir asker uğurlamasıydı sanırım. Benim yanıma askere gidecek olan bir genç oturdu. Biraz sohbet ettikten sonra uçak servisi başladı. Yanımıza gelen hostes ne istersiniz dedi? Ben su istiyorum deyince kendisi de su istedi. Su paramı vermeye çalışınca, bana ne yapıyorsun, o parayı cebine koy dedi. Sen misafirimizsin, ben vereceğim diyerek su parasını bile vermeme izin vermedi.
Biz her şeyi unuttuk, makinelere bağlanarak insanları unuttuk. Bizim insanlara dokunmamız gerekiyor. Diyarbakır sadece Diyarbakırlıların değil, hepimizindir. Diyarbakırlılar en ağır çıkmazların karşısında ‘Sıkıntı Yok’ lafını kullanıyorlar. Dert etmiyorlar sabır ile yaklaşıyorlar bazı şeylere. Bir diğer önemli nokta ise bir ‘Başım Gözüm Üstüne’ diyerek sizi başının üstünde ağırlıyorlar. İşte Diyarbakır halkı, böyle bir halk” dedi.
‘Uluslararası ilgi uyandıracak bir konser yapacağız’
Akdeniz Vakfı Genel Sekreteri Andrew Agıus Muscat ise, “Okul yıllarımızda ders kitaplarında Mezopotamyaya ilişkin konularını görüyorduk. Mezopotamya’yı merak ediyorduk, yıllar sonra buraya geldik. Ve buranın Mezopotamya toprakları olduğunun farkına varınca sevincimiz tepkimize yansıyordu. DTSO Başkanı Mehmet Kaya’nın dediği ‘Yediğinizi içtiğiniz anlatın yazın’ sözü beni çok etkiledi. Ve biz de yediğimizi içtiğimizi anlatacağız.
Bazı ülkelerin müzik ruhu ile insanları bazı organizasyonlar ve tanıtımlar için bir arada topluyorlar. Bizlerle rde müziğe mal olmuş kişiler ile birlikte buranın tanıtımını yapabiliriz. Bu noktada sizi bir müjde vereceğim. Önümüzdeki süreçte Diyarbakır’da büyük bir konser yapacağız. Bunun için planlama içindeyiz” dedi.
‘Diyarbakır Türkiye’nin keşif edilemeyen gizli bahçesi’
‘Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor’ Turizm Projesi Teknik Yardım Bileşeni Takım Liderliğini yapan Mary McKeon ise Şanlıurfa’da yapılan turizm projesinin bir benzerinin de Diyarbakır için yapılması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi; “2016 yılında Türkiye’ye geldiğim zaman turizm rakamları çok düşüktü. Fakat aradan geçen iki yıla oranla rakamlarda biraz yükseliş var. Şanlıurfa’da bizimle beraber çalışan ekip arkadaşlarımızdan bazıları Diyarbakır’a gelip gidiyorlar ve gelişlerinde bana çok etkileyici şeyler anlatıyorlar. Burası Türkiye’nin gizli bir bahçesi, bu bahçenin keşfedilmesi için çalışmalara ihtiyaç var. Şanlıurfa’da yapılan turizm projesine benzer bir master projesi hazırlanmalı.”
‘UFTA’nın, yönetim kurulu toplantısı Diyarbakır’da yapılacak’
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçesi’nin Dünya Kültür Mirası listesinde bulunmasının kentin tanıtımı açısından önemli bir yer tuttuğuna vurgu yapan UFTA Başkanı Çetin Gürcün ise şunları söyledi; “ Sizler farkında değilsiniz ama UFTA, Dünya Kültür Mirası’nda bulunan değerlerinizi sosyal medya paylaşımları ile çok iyi tanıtıyor. Ve bu tanıtım aynı zamanda Diyarbakır’ın da tanıtımı oluyor. Size ben de bir müjde vermek istiyorum. UFTA’nın bir yönetim kurulu toplantısını Diyarbakır’da yapacağız.”
Son konuşmayı yapan Yrd. Doç. Dr. Aytaç Coşkun ise Zerzevan Kalesi’nin önemine değinerek yapılan çalışmaları ve çalışmalarda bulunan bulguların tarihe katacağı öneme değindi.
Diyarbakır’da ulusal ve yabancı gazetecileri bir araya getiren etkinlik, şehir gezileri ve turları ile iki gün boyunca devam edecek.