Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar tunceli’de adalet için buluştu

Tunceli’de farklı illerden gelen kadın örgütleri ve platformlar, Gülistan Doku dosyası başta olmak üzere kayıp ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi.

TİGRİS HABER - “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi” ve “Tunceli Kadın Platformu” öncülüğünde yapılan açıklamada, Munzur Üniversitesi çevresine yönelik cinsel istismar iddialarının araştırılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısı öne çıktı.

Türkiye’nin dört bir yanından Tunceli’ye geldiler

Açıklamaya Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen 50’yi aşkın kadın katıldı. Kadın örgütleri, Gülistan Doku’nun yanı sıra Rojwelat Kızmaz ve Rojin Kabaiş dosyalarına da dikkat çekerek, kadın cinayetleri ve kayıp vakalarının sistematik biçimde aydınlatılmadığını savundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şube Eş Başkanı Nurşad Yeşil, 7 yıldır “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sorduklarını hatırlatarak, dosyanın etkin biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti. Yeşil, “Gülistan Doku’nun bedeni hâlâ bulunamadı. O dönem kamu kurumlarında görev yapanların da sürecin içinde olduğuna dair güçlü şüpheler var” ifadelerini kullandı.

“Sistematik şiddet ve yüzleşme eksikliği” vurgusu

“Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi” adına konuşan Newroz Ünverdi ise kadınların yalnızca bireysel vakalarla değil, sistematik bir şiddet ağıyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Ünverdi, kadınlara yönelik şiddet iddialarının üzerinin örtüldüğünü, şikâyet mekanizmalarının ise çoğu zaman etkisiz kaldığını ileri sürerek, “Faili meçhul kadın dosyalarının aydınlatılacağı söyleniyor ancak kamuoyunda bilinen birçok iddia hâlâ açık şekilde araştırılmıyor” dedi.

Munzur Üniversitesi çevresine yönelik iddialar gündemde

Açıklamada, Munzur Üniversitesi çevresinde cinsel istismar ağı iddialarına da yer verildi. Kadınlar, üniversite çevresinde öğrencilerin tehdit ve baskıya maruz kaldığını öne sürerek, bazı iddiaların resmi soruşturmalara rağmen sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Konuşmalarda ayrıca, üniversite içi ve çevresinde yaşanan bazı olaylara ilişkin şikâyetlerin kapatıldığı ve kadınların baskı altına alındığı yönündeki iddialar da dile getirildi.

“Kadın cinayetleri politik bir sorundur”

Kadın örgütleri, yaşananları münferit olaylar olarak değil, toplumsal ve yapısal bir sorun olarak değerlendirdi. Açıklamada, kadın cinayetleri ve kayıp vakalarının artışının, caydırıcı politikaların eksikliğiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Kadınlar, Tunceli’de güvenlik yapılanması, üniversite çevresi ve sosyal yaşam alanlarına ilişkin eleştirilerde bulunarak, genç kadınların güvenliğinin sağlanması için daha şeffaf ve bağımsız soruşturmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

“Adalet ve yüzleşme olmadan barış mümkün değil”

Açıklama, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede devlet kurumlarına daha etkin sorumluluk çağrısıyla sona erdi. Kadın örgütleri, Tunceli’de ve Türkiye genelinde kayıp ve şüpheli kadın dosyalarının takipçisi olacaklarını belirterek, “Gerçek barış, kadınlara yönelik suçlarla yüzleşmeden mümkün değildir” mesajını verdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bölge Haberleri