TİGRİS HABER - Kanal 7 ekranlarında Başkent Kulisi programına konuk olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in sorularını yanıtladı.
Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından satır başları...
Karadeniz'deki doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerine ilişkin son gelişmeleri paylaşan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'nda ikinci faza geçildiğini duyurdu.
Gemilerin Karadeniz'deki yoğun mesaisine dikkat çeken Bakan Bayraktar,"İşte bu gemilerimizin dördü şu anda yoğun bir şekilde Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretimi artırmakla ilgili çalışıyor. Birinci fazı tamamladık. Şu anda üretim yapıyoruz ve 4 milyon hanede, evde bugün kendi doğal gazımızı kullanıyoruz. Yaklaşık 9,5-10 milyon metreküp günde bir üretim yapıyoruz." dedi.
"PETROL VE DOĞAL GAZ ARAMACILIĞINDA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ"
İkinci faz üretimi için denizin üzerinde dev bir tesis kurulduğunu anlatan Bakan Bayraktar çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Türk petrol ve doğal gaz aramacılığında, üretiminde bir ilki gerçekleştiriyoruz. Artık doğal gazı deniz yüzeyinde işleyeceğiz. Ben buna gemi demiyorum, platform diyorum. Çünkü üzerinde 21 tane ayrı modül var. Bir anlamda doğal gaz işleme ve üretim tesisi gibi, fabrikası gibi düşünebilirsiniz." diye konuştu.
Tesisin devasa boyutlarına ve işleyişine vurgu yapan Bayraktar, şunları kaydetti: "Çok büyük bir platform, 300 metre boyunda, yaklaşık üç futbol sahası boyunda, 56 metre genişliğinde ve o yakma kulesiyle beraber yaklaşık denizin üzerinde 40 katlı bir gökdelen boyunda. Dolayısıyla bu tesiste biz gazı işleyeceğiz ve ondan sonra tekrar deniz tabanından borularla 170 kilometre mesafe Filyos'a basacağız. Oradan da evlerimize, iş yerlerimize bu gazı getireceğiz."
"YILLIK 3,5 MİLYAR DOLAR BİZİM CEBİMİZDE KALACAK"
Yeni platformun üretime ve ekonomiye sağlayacağı devasa katkıların altını çizen Bayraktar, "Şimdi o ilk fazdaki 10 milyon metreküplük üretimi iki katına çıkaracak. Yani 20 milyon metreküpe çıkaracak. Yaklaşık 1000 metreküpün 1000 dolar olduğu bir ortamda günlük 10 milyon dolar, yıllık üretime baktığınız zaman da 2027'den itibaren 3,5-3,6 milyar dolarlık bir doğal gaz üretimi gerçekleştirecek. Dolayısıyla yıllık 3,5 milyar dolar da bizim cebimizde kalacak. İthalattan düşeceğiz onu." ifadelerini kullandı.
Küresel enerji krizinin yaşandığı bir dönemde arz güvenliğinin önemine değinen Bayraktar, "Böyle bir durumda bu gazı ithal kaynaklarla değil, kendi gazımız olarak kullanmış olacağız. O 4 milyon hane sayısı şimdi 8 milyona çıkmış olacak. 2027 başından itibaren her üç haneden biri kendi gazımızı kullanmış olacak." dedi.
"BU YIL BİTMEDEN SAKARYA GAZINI YAKACAĞIZ"
Platformun Filyos'tan uğurlandığını ve 20 yıl boyunca denizin üstünde sabit kalarak görev yapacağını belirten Bayraktar, "Aşağıda 10 tane kuyu var. O kuyuları hepsini hazırladık. Şimdi kuyu başlarından bu platforma bağlantılarını yapacağız önümüzdeki birkaç hafta içerisinde. Tabii önce platformu sabitleyeceğiz. 20 tane büyük zincirlerle aşağıya, deniz tabanına bu platformu sabitleyeceğiz. Ondan sonra alttan borularla bağlantılarını yapacağız ve inşallah hedefimiz bu yıl bitmeden o alev kulesi var ya o bahsettiğimiz gökdelen, onun tepesinde inşallah Sakarya gazını yakacağız." diye konuştu.
"HER DÖRT HANEDEN ÜÇÜNDE KENDİ GAZIMIZI KULLANIYOR OLACAĞIZ"
Üretim kapasitesini daha da artırmak için çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü belirterek, "İnşallah 2028'de, çünkü hedefimiz şu: Osman Gazi'ye bir kardeş daha gelecek. Onun şu anda imalatı devam ediyor. 2027 Aralık gibi Türkiye'ye hareket edecek ve inşallah 2028'in ilk çeyreğinde Türkiye'de olacak." ifadelerini kullandı.
İkinci yüzer üretim platformunun gelişiyle hedeflerin çok daha büyüyeceğine dikkat çeken Bakan Bayraktar, "2028 ilk çeyrekte ikinci yüzer üretim platformu geliyor Türkiye'ye ve onunla bu sefer üretimi 25 milyon metreküp ilave bir üretim yapacağız. Onun biraz daha üretim kapasitesi daha fazla. Dolayısıyla 45 milyon metreküple Türkiye'deki her dört haneden üçünde artık kendi gazımızı, yüzde 75'ine ulaşmış olacak ve dört haneden üçünde kendi gazımızı kullanıyor olacağız." dedi.
Türkiye'nin enerji vizyonuna ve sahadaki son çalışmalara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, petrol ve doğal gaz aramalarındaki güncel verileri paylaştı.
Bugün itibarıyla günlük yaklaşık 300 bin varil üretime ulaşıldığını belirten Bayraktar, "Biz 2028'e geldiğimizde, Osmangazi'nin kardeşi geldiğinde Türkiye'ye, Karadeniz sahasında 45 milyon metreküpe çıktığımızda bu 550 bin varillere çıkacak." dedi. 2028 yılından sonraki ilk hedeflerinin Türkiye petrollerini 1 milyon varile taşımak olduğunu anlatan Bayraktar, bu kapsamda hem Mavi Vatan'da hem de yurt dışında yeni sahalarda aramalar yaptıklarını dile getirdi.
"AKÇABEYLİ KUYUSUNDA PETROL EMARELİ SONDAJ YAPIYORUZ"
Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere dikkat çeken Bakan Bayraktar, beşinci geminin Batı Karadeniz'deki Akçabeyli kuyusunda sondaj yaptığını belirterek, "Bu sefer petrol emareli bir kuyu sondajı yapıyoruz. Yani doğal gaz değil de ağırlıklı petrol olabileceğini düşündüğümüz. Tabii bizim her sondajımız aslında çok ümitle, inanarak yaptığımız sondajlar."ifadelerini kullandı.
Üretimin 10 bin varillerin altına düştüğü Adıyaman'da yeni keşifler yaptıklarını vurgulayan Bayraktar, mevcut üretimi yaklaşık yüzde 50 artırarak 15 bin varil seviyelerine getirecek adımlar attıklarını ve bu yıl içinde Adıyaman'ı günlük 14-15 bin varil bandına çıkarmış olacaklarını söyledi.
"TÜRKİYE İÇİN PETROLCÜLÜKTE OYUN DEĞİŞTİRİCİ BİR ETKİSİ OLACAK"
Batman ve Diyarbakır'da ankonvansiyonel üretim yöntemiyle kaya gazı ve kaya petrolü arama çalışmalarına başladıklarını aktaran Bayraktar, yatay sondaj yöntemiyle yürütülen bu projenin yıl sonuna doğru sonuç vermeye başlayacağını bildirdi. 2027 yılında yatay sondajı tamamlamayı planladıklarını ve 2028 yılına kadar sürecek 24 kuyuluk bir programları olduğuna işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti:
"O başarıya ulaşırsa, inşallah orada muvaffak olursak o Türkiye için petrolcülükte bir oyun değiştirici bir etkisi olabilecek işlerden bir tanesi. Yani nasıl 2020 Sakarya Gaz Sahası keşfi çok tarihi ve önemli bir keşifse bu Diyarbakır'daki iş en az onun kadar önemli. Çok büyük bir rezervi biz üretmeye başlayabiliriz o zaman orada. Kayaların içerisine sıkışmış petrol olduğunu biliyoruz, inanıyoruz ama bunu çıkarabilmek ve uygun fiyatta çıkarabilmek önem arz ediyor."
"GABAR'IN BATISINDA ÖNEMLİ REZERVLER KEŞFETMEK ÜZEREYİZ"
Şırnak'taki Gabar Dağı'nda yürütülen çalışmalara da değinen Bakan Bayraktar, bölgede şu an itibarıyla günlük 84 bin varil üretime ulaştıklarını açıkladı. Mevcut rezervi üretime alırken bir yandan da Gabar'ın batısında ve civarında yeni rezerv arayışlarının sürdüğünü belirten Bayraktar, "Biz şu anda gözüken rakamlar ve çalışmalar inşallah Gabar'ı 100 bin varilin üzerine götürebilecek bir potansiyeli görüyoruz orada. Gabar'ın batısında önemli rezervler şu anda keşfetmek üzereyiz." dedi.
Küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bakan Bayraktar, dünyanın 1970'lerdeki petrol ambargosundan ve 1979 İran devriminden daha büyük bir krizin tam ortasında olduğunu söyledi.
"MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİNİ YAŞIYORUZ"
Enerji piyasalarının 2020 yılındaki pandemi süreciyle birlikte ciddi bir kriz tecrübesi yaşamaya başladığını anlatan Bakan Bayraktar, "Krize doğru gidiyoruz tabiri doğru değil. Şu anda tam krizin içindeyiz. Modern zamanların en büyük enerji krizini yaşıyoruz." dedi. Pandemi döneminde arz güvenliği açısından sıkıntı yaşanmadığını ancak üreten ülkeler için büyük bir problem oluştuğunu belirten Bayraktar, Türkiye için asıl önemli olan konunun arz güvenliği olduğuna dikkati çekti.
Krizin hemen çıkışında 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkisiyle fiyatların anormal seviyelere ulaştığını hatırlatan Bayraktar, "İşte doğal gaz fiyatları Avrupa'da bugün bin dolarlarda, o gün bin beş yüz dolarları görmüştü. Piyasanın dengesi o anlamda bozuldu. Rusya önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi, bizim de önemli tedarikçimiz. Savaş durumuna geldi Avrupa'nın ortasında. Dolayısıyla alın size bir kriz daha." ifadelerini kullandı.
"HÜRMÜZ OYUN DIŞI GİBİ"
Dünyadaki ticaret ve tarife savaşlarının yanı sıra tedarik zinciri problemlerinin de sektörü derinden etkilediğini vurgulayan Bayraktar, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela'nın uzun süre yaptırımlar altında kaldığını, Libya'da ise yıllarca süren çatışmalar yaşandığını dile getirdi. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son krizle birlikte meselenin tamamen enerji merkezli bir boyuta taşındığını aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:
"Şu anda tam enerjinin merkezde olduğu ve modern zamanların en büyük enerji krizi diyorum ben buna. Çünkü dünyada 20 milyon varillik petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı kapandı, işte her gün bir riskle şey yapılıyor. 25-30 bin, 40 bin dolar olan günlük navlun bedelleri orada şu anda 1 milyon dolarların üzerine çıkmış durumda. Yani otuz kat artan bir maliyetten söz ediyoruz. Sigorta maliyetleri arttı. Hürmüz oyun dışı gibi. Krizler devam ediyor, şimdi Babülmendep, Kızıldeniz, Süveyş Kanalı eklendi buna. Hakikaten kriz artarak, büyüyerek devam ediyor."
"ENERJİ ALTYAPI TEMEL HEDEF HALİNE GELDİ"
Özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ile birlikte enerji altyapılarının temel hedef haline geldiğini gördüklerini belirten Bayraktar, "Yani enerji santralleri vuruluyor, enerji iletim hatları, rafineriler... Rusya'daki akaryakıt krizi ondan oldu. Yani akaryakıt istasyonlarında kuyruklar oluyor. Çünkü Rusya oraya yeterince benzin sağlayamıyor. Rafineriler, depolama tankları temel hedef haline gelmiş durumda." diye konuştu.
Suudi Arabistan'da yaşanan gerilimlere de değinen Bayraktar, sivil hedeflerin ve başkent Riyad'ın vurulmasının yanı sıra Hürmüz'e iyi bir alternatif olan Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıların durumu daha da gerginleştirdiğini ifade etti.
"TÜRKİYE'NİN HÜRMÜZ'E BAĞIMLILIĞI AZ"
Türkiye'nin bu zorlu süreci şu ana kadar çok başarılı bir şekilde yürüttüğünün altını çizen Bakan Bayraktar, bu başarıda Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığın düşük seviyede kalmasının önemli bir etkisi olduğunu söyledi. Doğal gazda Hürmüz'e herhangi bir bağımlılık bulunmadığını, petrolde ise bu oranın yüzde 10 civarında olduğunu ve bu kısmı yönetebildiklerini anlatan Bayraktar, tedarik alternatifleri hakkında şu bilgileri verdi:
"Birkaç aydır Rusya dizel ihracatı ile alakalı kısıtlama getirdi. Kendileri bu sıkıntıyı yaşamaya başlayınca. İşte şimdi Trump'la bir dizel anlaşması yapıldı. Orada bir kısım dizelin Türkiye'ye, bir kısım dizelin Amerika'ya gitmesi var o anlaşmada ama biz de yaptığımız görüşmelerle bu dizelin bir kısmını Türkiye'ye alacağız. Bizim şimdi bir ülkede sorun olunca ona bir çözümümüz var, iki ülkede sorun olunca ona bir alternatif buluyoruz ama şimdi böyle çoklu sorunlar var. Hamdolsun şu ana kadar, yedi sekiz ayı buldu, herhangi bir sıkıntı yaşamadık. İnşallah bundan sonrasında da yaşamayız. Tansiyonun ne tarafa gideceğini doğrusu tahmin etmek çok zor."
AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ
Akkuyu Nükleer Santrali'ndeki çalışmalarda epey sona gelindiğini belirten Bakan Bayraktar, "Hedefimiz bu yıl bitmeden fiziki yol verme, yakıt yükleyerek Akkuyu Nükleer Santrali'nin çalışmaya başlaması." dedi.
Nükleer enerjinin uluslararası standartlar ve konvansiyonlarla belirlenmiş ciddi yükümlülükleri olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şu anda sahada çok yoğun testlerin yapıldığını anlattı. Sürecin titizlikle ilerlediğini vurgulayan Bayraktar, "Burada tanımlanmış standart testler şu anda bine yakın, belki binden fazla, bin doksan tane ayrı testin yapıldığı bir süreçteyiz. Bunlar adım adım yapılıyor. Daha önce bir yakıt yükleme olmamıştı, Türkiye'de ilk kez olacak bu." diye konuştu.
"BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ NÜKLEER GÜVENLİKTİR"
Testlerde herhangi bir aksama olmaması için her adımı dikkatle attıklarını ve Rusya'daki muhataplarıyla haftalık düzeyde bir araya geldiklerini aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:
"Türkiye'de Nükleer Düzenleyici Kurumumuz bu konuyu çok ciddiyetle takip ediyor. Zaten birinci derecede bu testleri takip edip onay verecek yer orası. Dolayısıyla o arkadaşlarımız da büyük bir titizlik içerisinde bu çalışmaları yapıyorlar. Bizim birinci önceliğimiz nükleer güvenliktir. Dolayısıyla bunlardan hiçbir şekilde taviz vermeden inşallah Türkiye'nin nükleerle tanıştığı yetmişinci yılda, 1955-1956'lar başladığı yıllar, ilk nükleer reaktörümüzden enerjiyi üretmeye başlayacağız."
"NÜKLEERSİZ BİR TÜRKİYE DÜŞÜNEMİYORUZ"
İlk reaktörün devreye girmesiyle Türkiye'nin toplam elektrik tüketiminin yüzde üçünün buradan karşılanacağını belirten Bayraktar, "Tüm reaktörler devreye girdiğinde yaklaşık yüzde onunu üreteceğiz buradan. Dolayısıyla nükleersiz bir Türkiye düşünemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Nükleer enerjinin iklim hedefleri açısından taşıdığı öneme değinen Bayraktar, "Antalya'da olacak COP geliyor, bütün dünya şurada iki üç hafta kaldı. Temiz enerji olması açısından, özellikle doğal gazdan elektrik üretimimizi azaltma ve bu doğal gaz dışa bağımlılığımızı düşürmesi açısından fevkalade önemli bir alan." dedi. Bayraktar, takvimin netleşmesi için testleri adım adım görmek istediklerini ve kasım ayı içerisinde durumun daha net hale geleceğini bildirdi.
"DÖRT ÜLKEYLE MÜZAKERE SÜRECİ DEVAM EDİYOR"
Akkuyu dışındaki yeni nükleer santral arayışları hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, Sinop ve Trakya projeleri için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüldüğünü söyledi. Kanada Başbakanı'nın perşembe günü Türkiye'ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret edeceğini ve en önemli gündem maddelerinden birinin nükleer olacağını belirten Bayraktar, "Kanada'yla bir nükleer müzakere süreci devam ediyor şu anda. Ondan sonra belki bir on gün sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Kore'ye gidecek. Planlanan böyle bir ziyaret var. Kore'de de epey çok gündemimiz var ama bir tanesi mutlaka nükleer olacak. Yani Güney Kore, Kanada, Çin ve Rusya. Bu dört ülkeyle de şu anda devam eden bir müzakere süreci Sinop ve Trakya için devam ediyor." dedi.
ENERJİ BAKANI BAYRAKTAR'DAN ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ FİYATLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yakın vadede elektrik ve doğal gaza zam yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruları cevapladı. Ekim ve kasım aylarında herhangi bir fiyat artışı öngörmediklerini belirten Bakan Bayraktar, "Şu anda planladığımız bir fiyat değişikliği yok." dedi.
Enerji fiyatlandırmalarında 2023 yılından bu yana uygulanan genel stratejiye değinen Bayraktar, her yıl beklenen enflasyon oranında bir fiyat düzenlemesi yaptıklarını anlattı. Geçmiş yıllardaki uygulamalardan örnekler veren Bayraktar, "2024'te bunu yaptık. 2024 Nisan'da yapmadık, Temmuz'da yaptık. 2025'te Nisan'da yaptık. 2026'da bu yılın gene Nisan'ında Merkez Bankası'nın açıkladığı beklenen enflasyon yüzde 25'ti. Bizim de yüzde 24-25'lik bir fiyat düzenlememiz oldu."ifadelerini kullandı.
"BEKLENEN ENFLASYONA GÖRE FİYATLAMA YAPIYORUZ"
Piyasadaki genel fiyatlama alışkanlıkları ile kendi prensiplerini karşılaştıran Bakan Bayraktar, Türkiye'de genellikle gerçekleşen enflasyona göre fiyatlama yapıldığına dikkat çekerek, "Beklenen enflasyona göre fiyatlama yapan nadir kurumlardanız. Bugün Türkiye'de hayat pahalılığını konuşuyoruz çünkü insanlar gerçekleşene göre bir fiyatlama yapıyorlar maalesef. Ama biz genel prensip olarak bunu yaptık ve yıl içerisinde başka bir fiyat ayarlaması yapmadık." diye konuştu.
"EKİM VE KASIM AYINDA BÖYLE BİR DÜZENLEME PLANIMIZ YOK"
Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara ve artan maliyetlere rağmen mevcut hedeflerini koruduklarını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bu seneki hedefimiz de bu. Ama bu sene tabii şartlar çok değişti açıkçası. Fiyatlar doğal gazda 400 dolarlardan 1000 dolarlara geldi. Şu anda planladığımız bir fiyat değişikliği yok, şu an için söyleyeyim. Gelişmeleri, bütçe durumunu takip ediyoruz. Ama şu an için ekim ve kasım ayında böyle bir düzenleme planımız yok."