Diyarbakır Sur ilçesindeki, İskender Paşa Konağında basın çalışanları ile bir araya gelen Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, Sur’daki tarihi yapılar ile ilgili yapılan restorasyon çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Sur’daki çatışmalardan zarar gören tarihi yapıların sayısını 10 olarak açıklayan Evsen, “Güvenlikli bir ortamın sağlanmasından sonra en kısa zamanda inşallah o eserlerimizin de restorasyon çalışmalarına başlayacağız. Bu yıl itibariyle bitireceğimiz eselerimiz olacak. Çatışmalardan zarar gören tüm eserlerimizin restorasyon çalışmalarını bitirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Sur’da ve birçok bölgedeki çatışmalı süreç nedeniyle 2016 yılında Vakıf Kiracılarına herhangi bir kira artışında bulunmadıklarını belirten Evsen, “Valiliğimizin ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ortak kararı ile Kasım Mayıs aylarını içine alan 6 aylık süre içerisinde kiracılarımızdan herhangi bir kira bedeli almama yoluna gittik. Sur içinde 582 kiracı ve 150’de mülhak olmak üzere toplam 700 civarında kiracımızdan kasım Mayıs döneminde herhangi bir kira almadık. Dolayısıyla onların kira borçlarını affetmiş oluyoruz. Yine, bu dönem içinde kirasını yatıran kiracılarımızın ise, Mayıs ayı sonrasındaki aylara mahsup edilecektir” dedi.
Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, Vakıflar Haftası dolayısıyla dün, basın çalışanları ile İskender Paşa Konağında kahvaltılı bir basın toplantısında bir araya geldi.
Diyarbakır Sur ilçesindeki, İskender Paşa Konağında basın çalışanları ile yapılan toplantıda bir açıklama yapan Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, her yıl 9 15 Mayıs arası kutlanan Vakıflar Haftası etkinlikleri ile ilgili bilgileri aktardı. Vakıf ve sivil toplum teması altında Vakıflar haftasını kutlamaları çerçevesinde Vakıflar Haftası ile Paskalya Bayramını birleştirdiklerini aktaran Evsen, “Meryem Ana Kilisesinde yapılacak bir etkinlik ile hem vakıflar haftasını hem paskalya Bayramını bir arada kutlayacağız “dedi.
Vakıflar Haftası kutlamaları kapsamında yapılacak etkinlikleri sıralayan Evsen, “ Diyarbakır ve Bölgedeki inan turizmi açısından önemli bir mekân olan ve iki Peygamberin kabrinin olduğu Eğil ilçesinde, Vakıflar Haftasını kutlama ve peygamberleri anam ile ilgili bir etkinlik olacak “diye konuştu.
Vakıfların sivil toplum kuruluşu olarak da nitelendirilebileceğini belirten Evsen, “ Kelime anlamı itibariyle söylersek Vakıf; durdurmak, hapsetmek anlamlarına geliyor. Başka bir anlam itibariyle de vakıflar; herhangi bir malı sırf Allah rızası için, bütün insanların tasarrufuna terk etmektir” dedi.
Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
‘Vakfet yaşa, yaşat’
‘Vakfet yaşa, yaşat’ anlayışı ile birçok tarihi eser günümüze kadar kalmış ve inşallah kıyamete kadar da baki kalacaktır. Buradaki amaç da şuydu: Sevgili Peygamberimizin bir hadisinde buyurdukları gibi; ‘Bir insan vefat ettiği zaman, üç şeyin dışında amel defteri kapanır. Bir, hayırlı bir evlat, iki faydalı bir ilim, üç sadaka-i cariye dediğimiz, Han, Hamam, Medrese, köprü, çeşme vs… gibi eserlerin bırakılması ile insanlar bu eserlerden istifade ettiği müddetçe ölen insanların amel defterleri kapanmaz ve kıyamete kadar onun amel defterine hayır yazılır. Bu anlayışla Ecdat ölümsüz eserler ortaya koymuştur.
“Diyarbakır, inanç turizmi açısından bir açık hava müzesidir”
Bu açıdan 5. Harem-i Şerif diye nitelendirdiğimiz Diyarbakır’daki Ulu Camii, mimari açıdan da dünyanın önemli eserlerinden bir tanesidir. Diyarbakır’da inanç turizmi açısından bir açık hava müzesi niteliğinde bir yapılar topluluğu bulunmaktadır. Başta Ulu Camii olmak üzere, Hz. Süleyman Camii, Fatih Paşa Camii, Nasuh Paşa Camii, Behran Paşa Camii, İskender Paşa Camii vs… Yine, Mesudiye medresesi, Zinciriye Medresesi, Hüsrevpaşa medresesi, Alipaşa medresesi ve birçok medrese bulunmaktadır. Kiliseler, Kervansaraylar, konaklar vs… birçok tarihi eserler topluluğunu bir arada barındıran bir açık hava müzesidir.
“Bölgemizde restorasyonunu gerçekleştirmediğimiz vakıf kültür varlığımız kalmadı”
Vakıflar Genel Müdürlüğünün bölgedeki tarihi yapılar ile ilgili yenileme çalışmalarına her türlü desteği sunduğunu ifade eden Evsen, “2002 yılından bu yan 90 eseri restore ettik. Bunların içinde az önce saydığım tarihi yapıların hem projelerini çizdirdik hem de kurul onayı alındıktan sonra restorasyon çalışmalarını yaptık. Bölgemizde restorasyonunu gerçekleştirmediğimiz vakıf kültür varlığımız kalmadı. Sorumluluğumuzda olan 4 ilde, hem Diyarbakır’da hem Mardin’de hem Bingöl’de. Batman tarihi geçmişi olan bir şehir olmadığından köy dönüşümlü bir şehir olduğundan dolayı orada vakıf Kültür Varlığı yoktur. Ağırlıklı Diyarbakır ve Mardin olmak üzere Bingöl’de de bulunan eserlerimizin restorasyonunu tamamladık.
Vakıflar Bölge Müdürlüğünün restorasyon çalışmaları dışındaki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Evsen, “Son terör olaylarından etkilenen eserlerimizin projeleri de hazırdır. Güvenlikli bir ortamın sağlanmasından sonra en kısa zamanda inşallah o eserlerimizin de resterasyon çalışmalarına başlayacağız. Bu yıl itibariyle bitireceğimiz eselerimiz olacak. 2017 yılında da çatışmalardan zarar gören tüm eserlerimizin restorasyon çalışmalarını bitirmeyi hedefliyoruz. Bu restorasyon çalışmalarının yanında Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz, vakfiye şartlarını yerine getire açısından her ay 5500 kişiye kuru gıda yardımı, 1100 öğrenciye burs ve 300 yetim ve yoksul insanlarımıza maaş vermekteyiz” diye konuştu.
“En kısa zaman içinde restorasyon çalışmalarına başlayacağız”
Basın çalışanlarının Sur’daki tarihi eserlerin restorasyon çalışmaları ile ilgili soruları yanıtlayan Evsen, şunları söyledi: “Terörden etkilenen yapılarımızı arkadaşlarımızla gezdik ve yaklaşık on eserimizin zarar gördüğünü tespit ettik. Bu eserlerimiz, Fatihpaşa Camii, Hasırlı Bekçiliği, Arap Şeyh Camii, Kadı Camii, Ermeni Katolik Kilisesi, Ermeni Protestan Kilisesi gibi on’a yakın eserimiz zarar gördü. Tarihi eserlerimiz içerisinde Diyarbakır için sembol değeri olan dört ayaklı minare ve yanındaki Şeyh Mutahar Camisi de zarar gördü. Geçen yıl restorasyonu yapılan bu eserlerimiz olaylardan sonra yine zarar gördü, bu camimizde patlamalardan kaynaklı, statik açıdan ciddi zararlar söz konusudur. Yine çok ciddi zarar gören eserlerimizden biri de Hasırlı Mescididir. En kısa zaman içinde inşallah restorasyon çalışmalarına başlayacağız. Tarihi eserlerimizin projeleri elimizde mevcut olduğundan aslına uygun olarak yeniden yapabilecek teknik imkânlara sahibiz. Sur’da Vakıf Kültür varlıklarının sayısı 50 civarındadır.”
“Kasım ayı ve sonrasında yatırılan tüm kiralar Mayıs ayından sonraki aylara mahsup edilecektir”
Bölgedeki vakıf mülkiyetindeki gayrı menkullerle ilgili açıklamada buluna Evsen, Kasım Mayıs dönemleri arasındaki kira borçlarının da silindiğini söyledi. Evsen, “Tüm bölge kapsamında 1007 kiracımız var ve mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı da 2200’ün üzerinde de gayrı menkulümüz vardır. Biz Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak, 2016 yılında sorumluluk alanımızdaki kiracılarımıza zam yapmadık. Bununla beraber yine, Valiliğimizin ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ortak kararı ile Kasım Mayıs aylarını içine alan 6 aylık süre içerisinde kiracılarımızdan herhangi bir kira bedeli almama yoluna gittik. Sur içinde 582 kiracı ve 150’de mülhak olmak üzere toplam 700 civarında kiracımızdan kasım Mayıs döneminde herhangi bir kira almadık. Dolayısıyla onların kira borçlarını affetmiş oluyoruz. Yine, bu dönem içinde kirasını yatıran kiracılarımızın ise, Mayıs ayı sonrasındaki aylara mahsup edilecektir. Kasım ayı ve sonrasında yatırılan tüm kiralar Mayıs ayından sonraki aylara mahsup edilecektir. Bu konuda hiçbir vatandaşımız mağdur olmayacaktır “diye konuştu.
Ulu cami bitiyor
Tarihi yapılarla ilgili restorasyon çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünün altını çizen Evsen, “Tarihi eserlerimizle ilgili herhangi bir restorasyon çalışması ki, Ulu Camii gibi Türkiye’nin önemli tarihi eserleri, Bilim heyeti gözetiminde yapılmaktadır. İTÜ, ODTÜ, Yüzüncü Yıl, Dicle ve birçok üniversiteden Bilim Kurulu nezaretinde ve onların görüşleri doğrultusunda kararlar alınıyor, bu kararlarla proje revizyonları yapılarak kurul kararı alındıktan sonra restorasyon çalışmaları yapılmaktadır. Yani, tarihi yapılarla ilgili yapılan herhangi bir restorasyon çalışmamız bu süreçleri takip etmek zorundadır. Aslında tarihi eserlerle ilgili restorasyon çalışmaları programımıza göre 2016 yılında bitirilmesi hedefleniyordu ama bu son olaylar bu sürecin uzamasına neden oldu. 4 ay içinde orada herhangi bir çalışma yapamadık ve şuan çalışmalarımız bir hafta itibariyle başlamış bulunmaktadır. Eğer herhangi menfi bir durum ile karşılaşmazsak Ulu Cami’deki restorasyon çalışmalarını bu yılın sonunda bitirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Haber: Ali Abbas Yılmaz