Valilerimize arzımızdır

Selim Kaplan

Maytaplı mumların, salonun tavanını tutuşturmasıyla meydana gelen yangın, 41 kişinin ölümüne, 163 kişinin yaralanmasına sebep olduğundan, kutlama felakete dönüşmüştü.

İsviçre Alplerindeki bir kayak merkezinde, yılbaşı kutlamalarında yaşanan felakette, İsviçrelilerin yanı sıra İtalyan, Fransız ve Sırbistan vatandaşlarından da zarar görenler olmuş ve İsviçre Cumhurbaşkanı yangını “ülkesinin yaşadığı en büyük trajedilerden biri” olarak nitelendirmiş, İsviçre’de bu felaketten dolayı beş günlük yas ilan edilmişti!

Irak’ta da 2023 yılında, bir düğün salonunda, gelin ve damat dans ederken, ateşlenen maytapların sebep olduğu yangında, gelin ve damat dâhil 200 civarında insan yaşamını yitirmişti!

Suyun kaynama sıcaklığından 20 kat fazla sıcaklığa ulaşan maytap; evlerde, eğlence yerleri, düğün salonları vb. mekânlarda, doğum günü, düğün ve muhtelif eğlencelerde kullanılan, etrafa ışıklar saçan bir eğlence ve kutlama aracı olmasına rağmen, aynı zamanda felaketlere neden olan bir araca da dönüşebiliyormuş!

Ve maytabın neden olduğu büyük felaketlerin haricinde, özel veya aile şenliklerindeki maytaplı felaketlerde, daha çok 12-15 yaş arası çocukların kazalar yaşadıkları, bu kazalarda çocukların gözleri, kafaları ve ellerinde, yaşam boyu izlerini taşıdıkları yanıkların oluştuğu, istatistiki tespitlerdendir!

Maytabın biraz daha gösterişlisi havai fişeklerdir!

Hani sokak kutlamaları, asker uğurlamaları, nişan ve düğün törenlerinde, dünya âlem bizi duysun ve görsün diye gökyüzüne doğru patlattığımız havai fişekler. Diyarbakır- Silvan’daki düğün sırasında davetlilerin arasına düşen havai fişek, damat dâhil 5 kişinin yaralanmasına sebep olmuş, İstanbul Beyoğlu’nda, kız isteme merasimi sonrasında, sokakta ateşlenen fişekler de mahalledeki bir binaya isabet ettiğinden, bina tamamen yanmıştı!

Amedspor’un şampiyonluk kutlamalarının yapıldığı Mayıs 2026’da, aralarında çocukların da bulunduğu 11 kişi, havai fişeklerin de sebep olduğu olaylar dolayısıyla yaralanmıştı.

Her an bir felakete yol açacağı bilinmesine rağmen pervasızca kullanmaktan çekinmediğimiz; havai fişek, işaret fişeği, meşale ve benzeri patlayıcı, yanıcı maddelerin satışı ve kullanımı, İstanbul valiliği tarafından 16 Temmuz-28 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır!

Valilik, vatandaşlardan özellikle düğün, kutlama ve benzeri organizasyonlarda havai fişek ve meşale kullanmaktan kaçınmalarını isterken, alınan tedbirlerin amacının, olası orman yangınlarının önüne geçmek ile can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurgulamıştır!

Hava sıcaklığının nerede ise elli dereceye dayandığı ilimizde, ateş tutuşturmada kullanılan çıralar misali kurumuş ağaç ve otların yanarak yangın çıkarmak için bahane aradıkları, herkesin farkında olduğu bir husus iken, İstanbul valiliğinin aldığı karara benzer bir kararın alınması için, illa da havai fişek benzeri yanıcı ve patlayıcıların bir felakete sebep olması mı beklenmektedir?

Diyarbakır Valiliği’nin “Diyarbakır İli Sınırları içinde, şenlik, aydınlatma ve işaret fişekleri(havai fişek vb.) kullanımında uyulacak esaslara dair genel emir kararı (2025/1)” nda yasaklanmış olmasına rağmen, kolayca tutuşabilecek ağaçlık alanlar ile kamuya açık alanlarda, yol, park ve oturma alanlarında, sitelerdeki bina aralarında, havai fişeklerin ateşlendiği, özellikle düğünlerin yoğunlaştığı, yaşadığımız yaz aylarında daha fazla gözlenmektedir.

Üstelik havai fişek kullananların ehil olup olmadıkları ile kendilerini koruyacak teçhizat giyip giymedikleri, çevre güvenliği ile hava koşullarına dikkat edip etmedikleri, yangına karşı tedbir ile olası yaralanmalar için sağlık tedbirlerini alıp almadıklarının ne kadar gözlendiğini de okuyucularımızın değerlendirmesine sunuyorum.

Diyarbakır Valiliği’nin yukarıdaki kararında ayrıca; “Eğlence maksadıyla şenlik, aydınlatma ve işaret fişeklerinin (havi fişek vb.) kullanılması ve ateşlenmesi gibi faaliyetlerin yapılacağı alanlar ile saatleri, her yıl İl Mahalli Çevre Kurulu tarafından belirlenerek ilan edilecektir” hususu yer almasına rağmen, ya kurul 2026 yılı için bu konuda bir karar almadı, ya da havai fişek kullananların böyle bir karardan haberi yok!

Çünkü gelinlerin baba evinden çıkarıldığı akşamüstü saatleri ile düğün sonrasında gelinlerin damat evine vardığı gece yarısı ve sonrasında, düğün evlerinin bulunduğu kamuya açık mahallelerde hava fişek patlamalarının yaşandığı ve göklerin aydınlandığı, her Diyarbakırlının malumudur.

Bunlar yaşanırken birilerinin evinde hasta veya yas var mıdır, birileri çocuklarını erkenden uyutmuş mudur, yakınlarda bir hastane var mıdır, vb. hassasiyetlerin gözlenmediği hususunu da okuyucularımızın değerlendirmesine sunuyorum

Başta Diyarbakır Valiliğimiz olmak üzere bütün İl Valilerimizin, İstanbul valiliğimizin hassasiyetinde olduğu gibi, yaz döneminde havai fişek, işaret fişeği, meşale vb. patlayıcı ve yanıcı maddelerin satışı ve kullanımını yasaklamaları hususunu, takdirlerine arz ediyoruz.

Bu yaz havai fişeklerin yaratacağı felaketleri yaşanmaktansa, varsın gelinlerimiz eskiden olduğu gibi baba evinden sadece davul zurnalar eşliğinde, dualarla çıksın, damat evine gelişte de kapıda içi para ve şeker dolu, bereketin sembolü testileri kırıp, dualarla evlerine varsınlar.

Ne dersiniz?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.