Van’da Kürt Dili Sempozyumu

Kürt Dili Sempozyumu'nda konuşan Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürtçe öğretmeni Gülistan İsmail, "Kürtler en tehlikeli koşullar altında bile temel haklarını korudu ve çocuklarına gizlice Kürtçe öğretti” dedi.

TİGRİS HABER - Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi'nin düzenlediğini ve 2 gün sürecek 3'üncü Kürt Dil Sempozyumu 2'nci oturumla devam etti. Van Barosu'nda gerçekleştirilen sempozyumun 2'nci oturumu Kürt Dil bilimcileri ve yazarların konuşmalarıyla devam etti.

İkinci oturumda söz alan yazar Bahoz Baran, Kürdistan'da asimilasyon politikalarının giderek derinleştiğini ifade etti. İnternet ortamında Kürtçeyi görünür hale getirmenin önemli olduğunun altını çizen Baran, "Mekan ve zaman değişmediği üzerine hareket ediyorsak şimdiden yanıldığımızı söyleyelim. Mekan değişti, zaman değişti. Bizim de değişmemiz gerekiyor. Bugün internet kullanımında bakıyoruz Kürtçe yok. Biz birilerinin bunu yapmasını mı bekleyeceğiz? Kim yapacak? Kimi bekliyoruz?" diye sordu.

Kırmanckî'nin bugünü ve yarını

"Kirmanckî'nin bugünü ve yarını" konulu sunumu yapan SAMER Saha Araştırmaları Merkezi'nden Serhat Temel, "Biz maalesef Kirmanckî'yi bir yük olarak ele alıyoruz. Örneğin bizim kendi şehirlerimizde, ilçelerimizde bile Kirmanç nüfusunun yoğun olduğu yerlerde Türkçe var, Kürtçe'nin de bir tek Kurmanci lehçesi var. Neredeyse pek çok programımızda Kirmançkîye yer bile verilmiyor. Bu zamana kadar asimilasyondan bahsediyorduk ama bu süreçten sonra konuşacağımız şey oto asimilasyondur. Düşman düşmanlığını yaptı peki biz ne yapıyoruz? Ne yapacağız? Kirmançkî'yi korumak için ne yaptık? Ne yapacağız? Bu soruların cevabını bulmak lazım" diye konuştu.

Rojava'da Kürtçe

Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürt Dil öğretmeni Mizgîn Hesen, Rojava Devrimi ardından başlayan inşa sürecini anlattı. "Rojava'da devrim ardından dört bir yanda bir Kürt rönesansı başlamıştı" diyen Mizgîn Hesen, "Geçmişte bir açıklama yapıldığında Kürtçe yapılıyordu. Arapça'yı kullandırtmamak üzerine bir politika yürütülüyordu. Rojava Devrimi’nden sonra Suriye devleti Kürt kentlerinde zayıfladı ve biz de Kürt dil kurumları olarak bu fırsatı değerlendirdik. Okullar, dil kurumları açtık ve Kürtçe eğitimi vermeye başladık. Materyallerinin büyük bir kısmı da Mexmûr’dan getirildi ve bunlarla Kürtçe dersleri verdik. Rojava’da 2015 yılında Efrîn Üniversitesi, 2016 yılında Rojava Üniversitesi, 2017 yılında Kobane Üniversitesi ve 2020 yılında Doğu Üniversitesi açıldı" dedi.

'Kürtçe için büyük bir mücadele yürütülüyor'

Son olarak konuşan Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürtçe öğretmeni Gulistan Ismail de Rojava Devrimi öncesinde Kürtçenin resmi bir statüye sahip olmamasına dikkat çekerek, “Kürtler en tehlikeli koşullar altında bile temel haklarını korudu ve çocuklarına gizlice Kürtçe öğretti. Devrimden sonra Kürtçe eğitim başlatıldı ve Kürtçe öğretmenleri yetiştirilip görevlendirildi. Rojava’da halk, öğretmenler ve öğrenciler Kürtçe için büyük bir mücadele yürütüyor ve herkes Kürtçe için ayağa kalkmış durumda. Biz, Kürtçenin Suriye’deki tüm kurum ve kuruluşlarda resmi dil olmasını istiyoruz. Biz Rojava'da Kürtçe nasıl bir konumdaysa Şam'da da aynı konumda olsun istiyoruz. Bizim zaferimizin büyüklüğü Bakur'da da o kadar iyi gelişmeler yaşatacaktır” diye konuştu.

Sempozyumun ikinci oturumu soru ve cevapla sona erdi. Sempozyum yarın devam edecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri