VİDEO - ‘AŞK HALİNİ YAŞAYAN HER İNSAN AŞKLAŞABİLİR’

İnsan ilişkilerinin temeline aşkı koyarak sorgulayan yazar Bêjdar Ro Amed; ‘Gör Yaşa Bırak’ adlı yeni kitabını okurlarıyla buluşturdu.

Özel Haber/ Mümin Ağcakaya

TİGRİS HABER - İnsanların birbirleriyle ilişkilerinin her zaman sorunsuz ve tek düze gitmediğini. Yazar Bêjdar Ro Amed yeni kitabını ‘Gör Yaşa Bırak’ adlı kitabında insan ilişkilerini aşk temelinde sorguluyor. Ro Mekânda Yeşim Taş’ın Moderatörlüğünü yaptığı okurlarıyla sohbet ve kitabını imzalama etkinliğine katılan yazar Bêjdar Ro Amed Tigris Habere konuştu.

İnsanlar arasındaki ilişkilerde temel olarak aşkı anlatıyorsunuz. Bu aşklaşma nasıl olacak?

Yaşadığımız dünyada insan ilişkileri, paylaşımları genelde ciddi düzeyde problem içermekte. Bunun çözümü de kolay olmuyor. Bunun için denenmedik hiçbir şey bırakılmadı. Bizler bu kitapla yeni bir sorgulama alanı, yeni bir inceleme alanı açmak istedik. Bu inceleme alanı açarken kuşkusuz farklı teknikler izleme gibi bir durumumuz oldu. Nedir bunlar? Bir şeyi göstermek bir şeyi anlatmak, bir perspektif oluşturmak veya bir öğüt vermek değil de birlikte bulmak, birlikte sorgulamak, birlikte incelemek. Birlikte görmek. Bu çok önemliydi.

Bu sorgulamada kişilerin yaşadığı mekânların önemi var mı?

Yani içsel dönüşümün kendini görme, kendini bilme kendini tanımanın herhangi bir mekânı yok. Bu mekânlardan bağımsız olma anlamına gelmiyor. Mekânlar önemlidir. Mekânlar ne kadar önemliyse, mekâna bağımlı kalmak da o düzeyde sorgulanması ve incelenmesi gereken bir alandır. Bu açıdan mekân içinde mekânsızlığı inceliyor, bunu sorguluyor ve çalışmamızda da bunu anlatıyoruz.

Kendini sorgulamanın merkezine aşkı oturtuyorsunuz. Okuyucu bunu nasıl anlamalı?

Bu konuda sorgulamaları yaparken özellikle aşk vurgusu daha çok kendine dönmek kendini bilmek eksenlidir. Eğer kendimizi biliyorsak, kendimiz oysak, o bir aşk halidir. Aşk hali daha çok bu minvalde inceleniyor. Aşk halini yaşayan her insan aşklaşabilir. Aşk halini yaşamayan insanların aşklaşma sorunları vardır. Çünkü bu anlamıyla aşk çok önemlidir. Yaşadığımız dünyada bu vurguları çok yapan insan vardır. Ama aşkı doğru ve bütünlüklü bir yere oturtan insan sayısı ise olabildiğince azdır. Biz bunu daha çok geliştirmek ve geliştirirken de birlikte bulamak gibi bir inceleme alanı açtık.

Nasıl kendimiz olacağız?

Bir diğer yön ise sorgulama yaparken kim olduğumuzu bilmektir. Ne olduğumuz değil, ne olduğumuzu bilmekle beraber kim olduğumuza dönük çok ciddi düzeyde bir inceleme alanı açmak zorundayız. Nedir bu? Kimiz biz? Hakikaten kendimiz mimiyiz? Yoksa kendimiz olmayan bir hal içinde miyiz? Kitap da bunu incelemek de var. Kitap biraz bunu sorguluyor. Çünkü içinde bulunduğumuz dünya kim olduğumuzu göstermeye pek yetmiyor. Şundan dolayı yetmiyor. Çünkü biz bunun farkındalığını yaşamıyoruz. O açıdan kitabımızın öncelikli bir yönü ise; farkındalık yaratarak ve dikkat alanı oluşturarak kim olduğumuzu bilmeye dönüktür. Eğer biz yaşıyor, ilişki ve paylaşım içindeysek; yaşam ilişki ve paylaşım içinde kim olduğumuzu görebiliriz. Bunu ilişki içinde anlayabiliriz. Bunun için sihirli bir kavram gerekiyorsa, kesinlikle bu kavram dikkat ve farkındalık olabilir. Dikkat ve farkındalık halimiz varsa, bu gelişkin bir düzeydeyse, kim olduğumuzu bilmeye dönük alanlar açar. Biz burada dönüşüm, kendini bilme ve tanıma noktasında çok ciddi adımlar atabiliriz. Kitabımız biraz da bu yönlü sorgulama içerisinde inceleme alanı açmak istiyor.

Bahsettiğiniz aşk halini yakalamak için başka neler söylemek istersiniz?

Bu çalışma aynı zamanda çözüm önerileri olan bir kitap. Yani sadece anlatımdan, sorgulamadan ibaret değil. Çözümü de sunuyor. Çözümü daha çok kimde buluyor. Daha çok kendinde ve kendini bulmada. Bir diğer yön ise; hakikaten dünyamızda temel ‘suçlunun’ kim olduğunu da anlatıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür-sanat Haberleri