VİDEO - Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Vural’dan önemli uyarı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, depremin etkilediği illerde vergi yükümlülüklerini 31 Temmuz'a kadar erteledi. Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, “Vergi yükümlülüklerinin ertelenmesi bir çözüm değildir.

Mahsum Kara

TİGRİS HABER - Hazine ve Maliye Bakanlığı, depremin etkilediği illerde vergi yükümlülüklerini 31 Temmuz'a kadar erteledi. Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, “Vergi yükümlülüklerinin ertelenmesi bir çözüm değildir. 6 ay sonra insanları çok ciddi bir vergi ve SGK yükü bekliyor, Ocak, şubat ayları muaf olsun” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, deprem bölgesinde 31 Temmuz 2023 tarihine kadar mücbir sebep hali ilan edildiğini, vergisel yükümlülüklerin 6 Şubat 2023 ila 31 Temmuz 2023 tarihleri arasında ertelendiğini duyurdu. Mücbir sebep ilanı depremin vurduğu Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay illerini kapsıyor. Mevcut Yapılandırma Kanunları kapsamında vergi mükellefiyet kaydı bulunan mükellefler mart, mayıs, temmuz aylarında yapmaları gereken taksit ödemelerini ağustos, ekim ve aralık aylarında yapacak.

Depremin etkilediği illerde vergi yükümlülüklerinin ertelenmesine dair Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, Tigris Haber’e değerlendirmelerde bulundu.

Sokaktaki vatandaşa bir faydası yoktur

Vergi yükümlüklerinin deprem illerde kaldırılması yerine ertelediğini ifade Vural, “Vergilerin tamamen ortadan kaldırılması söz konusu değil. Vergi, SGK, geçici vergi, sigortalı işe giriş bildirimleri gibi yükümlülükler belli bir tarihe ötelenmiş oldu. Öteleme tek başına yeterli değil. Acıların yoğunlukta yaşandığı illerde ocak ve şubat ayının vergiden muaf tutulması gerekiyordu. Diyarbakır İş Konseyi olarak da bu konuda girişimlerimiz var. Umut ediyorum ki ocak ve şubat ayı vergileri tamamen silinir. Bu öteleme vergi mükellefleri olanlar için sağlanan bir durumdur. Personel çalıştıranlar, şirketler ve vergi mükellefiyeti olanlar bu ötelemeden yararlanabiliyor. Maalesef sokaktaki vatandaşa bir faydası yoktur” dedi.

Asıl sorunlar 6 ay sonra başlayacak

Vergi yükümlülüklerinin ertelenmesinin bir çözüm olmadığına dikkat çeken Vural, şunları söyledi: “Temel amaç, insanları rahatlatmak olmalıdır. 6 ay sonra bu insanlara gökten bir şey inmeyecek. Dolayısıyla şu anki öteleme, saçma bir uygulama, çünkü ocak, şubat, mart, nisan ve haziran aylarındaki vergileri ağustos ayına öteliyor, iş insanlarının Ağustos ayında 6 aylık yükümlülüğünü toptan yerine getirmesi söz konusu. Dolayısıyla insanları çok ciddi bir vergi ve SGK yükü bekliyor. Bizim taleplerimiz şu yöndeydi; ocak ayındaki vergiyi ağustosta, şubat ayının vergisini eylülde, martın vergisini ekim ayında ödeyelim şeklinde altışar aylık bir öteleme olmasını istedik. Kısa bir süre işverenlerin, iş camiasının vergi yükünü alıyor gibi görünüyor ama 6 ay sonra biz başka bir şey konuşuyor olacağız. İnsanlar bu yükümlüklerini yerine getiremeyecekler. Ciddi sorunlar ortaya çıkacak. Asıl sorunlar 6 ay sonra başlayacak. Öteleme durumu taksitlendirme sistemi olsaydı daha doğru bir amaca hizmet ederdi. Özellikle ocak ve şubat aylarının vergilerinin tamamen silinmesi gerekmektedir.”

Devletin bir avantaj sağlaması gerekmektedir

Yaşanan olumsuz süreçten dolayı devletin vatandaşa, vergi mükellefine ve tacire bir avantaj sağlaması gerektiğine dikkat çeken Vural, “Olağan üstü hal ilan edilmiş durumda. İnsanlar evlerine ekmek götüremezken, SGK’nın pirim borcunu mu ödeyecek? İnsanların ayağına giyecek bir çorabı yok iken geçici vergiyi mi ödeyecek? Dolayısıyla bu öteleme durumunun kabul edilebilir olması gerekmektedir. Özelikle deprem bölgelerinde bulunan fabrikalar gerçekten zor durumda. Her fabrika 300- 400 kişiyi çalıştırıyor. Bir an önce bu fabrikaların yaraları giderilmez ve onarılmaz ise, bizleri çok ciddi bir kriz bekliyor. Zaten hali hazırda bir kriz var, ama birkaç ay sonra bizi çok ciddi bir tablo bekliyor. Dolayısıyla ekonomik yaşamın iyileştirilmesi konusunda özellikle iş insanlarının, iş sahiplerinin mutlaka ayağa kaldırılması lazım” ifadelerini kullandı.

Depreme özel kredinin çıkarılması gereklidir

İş dünyası ve iş insanlarının olağan üstü durumlarda ayağa kalkmasının finansal erişim ile mümkün olacağını ifade eden Vural, “Doğal afetlerde, kriz dönemlerinde bankalar sağlıklı ve güvenli limanları sever. Birçok iş yeri hasar gördü. İşletmeler yaralarını sarmak için krediye başvuru yapıyorlar. Bankalar ise bu kredi başvurusu sürecinde alacağını garanti etmek için teminat ve ipotek istiyor. Birçok bina ve iş yeri hasar gördüğünden dolayı kredi başvurusu yapanların teminat olarak sunacak bir durumları yok. Bu nedenle depreme özel bir kredinin çıkarılması gereklidir. Finansa erişim sağlanılmasa bu işletmelerin ayağa kalkması artık çok zor. Bankaların bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Bankaların iş dünyasına ve iş insanlarına yardımcı olması lazım” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri