Ali Abbas Yılmaz/Özel
Diyarbakır’da 65 yaş üstü için 4 saatlik kısıtlama arasında parklar, yeşil alanlar yaşlılarla doldu. DağkapıMeydanı’nda bulmaca çözerek zaman geçiren de Ulu Cami önünde tak başına bankta oturan da Anıtpark’ta arkadaşlarıyla sohbet eden de, parkta yürüyüş yapan da vardı.
Diyarbakır’da 65 yaş ve üstü vatandaşlar için hafta sonu 4 saatliğine kaldırılan sokağa çıkma kısıtlaması ile birlikte yaşlılar kendilerini parklara ve yeşil alanlara attı.
11.00 ile 15.00 saatleri arasında sokağa çıkan yaşlılar hem sohbet etti hem de temiz havanın tadını çıkarttı.
Diyarbakır’da 65 yaş ve üzeri vatandaşlar saat 11.00 itibarıyla sokağa çıkmaya başladı. Maske takarak sokağa çıkan vatandaşlar banklarda sosyal mesafe kurallarına uyarak temiz havada dinlendiler.
‘Birbirimize baka baka artık kavgaya başladık’
Yenişehir’de Anıtpark’ta 4 saatlik izni değerlendiren 84 yaşındaki Abdulaziz Cihangir, şunları söyledi: “30 yıl Camii Kebir mahalle muhtarlığı yaptım. Şimdi eski stadyumun orada oturuyorum. O stadın yerini gören adam gayrı Müslim olsa acır. Sivrisineğin bini kalkar yüz bini konar. En büyük korona gelmiş bizim sahamıza. Bunun önlemini almak lazım. Allah Tayyip Erdoğan’ı başımızdan eksik etmesin. Cenabı hak bütün çevredeki emniyet mensuplarına da zeval vermesin, tırnakları taşa değmesin. 60 günden sonra dışarı çıktık. Girmiştik kafesin içine. En güzel zamanımızda hanımla da kavga ettik. Birbirimize baka baka artık kavgaya başladık. Hanıma dedim gel güreş tutalım, gelmedi korktu. Manevi sıkıntılardan günümüz kavgalı geçiyor. Arada bir dışarı çıksak iyi olur. Hem sağlığımız hem huzurumuz için.”
‘Bugün şehre gittim, tatlı aldım’
Corona virüsü salgını nedeniyle 50 gündür evinden çıkamayan Abdullah Karaaslan, evine dönerken tatlı almayı ihmal etmedi. 67 yaşındaki Karaaslan, sokağa çıkma iznine dair şunları söyledi: “Ara sıra dışarı çıkmak çok güzel bir olaydır. Başkan daha fazla söyleyecek bir şey yok, daha da fazlalaştırması lazım. Kendisi de aynı yaştadır. Biraz insanları serbest bırakmak iyi bir olay; güzellik yani çok güzel. Bir müddettir şehre gidemiyorduk. Bugün şehre gittim, tatlı aldım. Kısmet olursa Bağlar’da oturuyorum, şimdi de eve gideceğim.”
‘Rabbim inşallah tez zamanda iyi eder’
Eşiyle birlikte Sur’da beden dibindeki banklarda oturarak temiz havanın tadını çıkaran Binnaz Özden, şöyle konuştu: “Evde zaman çok güzel geçti. Çocukları özlüyoruz, sevdiklerimizi özlüyoruz ama telefonla görüntülü görüşüyoruz. Rabbim inşallah tez zamanda iyi eder. Bugün dışarı çıkmak iyi oldu, anneler günü de. Allah razı olsun devletimizden de Cumhurbaşkanımızdan da Sağlık Bakanımızdan da. Rabbim hepimizi star etsin. Allah tez zamanda bunu başımızdan alsın, gençlerimizden, çocuklarımızdan, herkesten uzak olsun. İnşallah iyi olur.”
‘Evde hanım var, hanımın olduğu yerde dünya bana vız gelir’
50 günlük yasaktan sonra evden çıkan ve Beden dibindeki yeşil alanda vakit geçiren Ekrem Erden, espirili yaklaşımı ile evde kal çağrısının yaşlılar için anlamını şöyle değerlendirdi:“Bir insan 65’e geldiği zaman ya mezarda olacak ya evde olacak. Başka bir şey yoktur ama mezardaysa ev daha iyidir. Şimdi dışarı çıkmışım da ne yapıyorum. 65 yaşından sonra devlet onu ne yapıyor, millet onu ne yapıyor. Gitsin evinde yatsın, ibadet etsin, dışarıda ne geziyor. Tabii Köroğlu da (Hanım) evde var, iftar için bir şeyler getir dedi. Biraz tur attım baktım hiçbir yer açık değil, geldim burada oturdum. Evde hanım var, hanımın olduğu yerde dünya bana vız gelir. Onun bununla ne zamanım geçecek. Hanımın olmadığı yerde zaten dünya yoktur. Onun olduğu yerde dünya havuzdur, bahçedir.”
‘Bu süre yetmese de yine de faydalıdır’
Dağkapı Meydan’ında bulmaca çözerek zaman geçiren Mehmet Acay, “hafta sonu izinlerinin sürekli olması gerektiğine işaret ederek, “Dışarda olmamdan dolayı kendimi daha iyi hissediyorum. İçeride insan sıkılıyor, strese giriyor. Sabah, öğle, akşam 24 saat artık hanımla tartışıyoruz bazen. Bu süre yetmese de yine de faydalıdır. Valla devam etse iyidir. Devam etmese de artık üsttekiler bilir” dedi.
‘Kendimizi tek başımıza görünce ürpertici bir tablo’
Hastalıktan dolayı zamanını evde geçirmek zorunda kaldığını belirten Nezir Uçur, korona günlerindeki yasağa ilişkin şunları söyledi: “1951 doğumluyum. Eskiyle yeni tabloyukarşılaştırıyorum. Arada büyük fark olduğunu düşünüyorum. Tabii ki biz toplum olarak birbirimize alışan bir toplumuz. Kendimizi tek başımıza görünce ürpertici bir tablo. Fakat yapacak da bir şey yok, hayat devam ediyor. Ben zaten tedavi görüyorum, yani kış boyunca evdeyim. Kemik erimesi hastalığımdan dolayı evdeyim. Yani bu yasaktan dolayı dışarı çıkmamış değilim.”
‘Yaşlılar dışarı çıkmasa onlara daha faydalıdır’
Ulu Camii önünde oturarak izinli saatlerini geçiren 76 yaşında Mustafa Alkul ise şöyle konuştu: “Biraz hava almak istedik. Dışarı çıkmışız, iyidir. Dışarı çıkmama bizim içindir, hastalık bulaşıcıdır. Bu yaşlılar dışarı çıkmasa onlara daha faydalıdır. Evde zaman normal geçiyor. Hanım ve 2 çocukla zaman geçiyor. Hanım da ben de hastayız, çocuklar bakıyor. KOAH hastasıyım.2 aydır bu hastalık çıkmış, dışarı çıkamıyorum, tedavi de yoktur. Biraz nefesim daralıyor.