VİDEO - Önce ‘Gâvur’u sonra mahallesi yok oldu!

Soldaki fotoğraf 8 yıl önce, sağdaki fotoğraf ise dün çekildi. Yazarımız Naci Sapan, doğup büyüdüğü Hasırlı Mahallesi’ndeki evini tarihi Süleyman Nazif İlkokulu’ndan tanıyabildi.

TİGRİS HABER - Çünkü artık Sur’da ne yoksulluğun tarihi gölgede bıraktığı dar sokaklar ne de avlulu taş evler kaldı. Sur’da 2015 yılında başlayan hareketlilik 2016’da yerini, adeta “Şehir Savaşı”na bıraktı. Suriçi’nde aylarca devam eden çatışmalarda, 21 bin insan evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Çoğu 90’lı yıllardaki “yakılan köylerin” mağduru olan bu 21 bin kişi, ikinci göçlerini birkaç kilometre ötedeki mahallelere yapmak zorunda kaldı.

Fırsatçılar kiraları yükseltti, nakliye ücretleri bin lirayı geçti. 6 mahalleye, giriş çıkışlar çatışmalar bittikten sonra da “inşa edilecek” gerekçesiyle yasaklandı. Giriş çıkışlar serbest bırakıldı. Surlular 8 yıl aradan sonra inşa edilen “moderniteyi” görmek için mahallelerine girdi.

7 yıl sonra Sur’a ilk yolculuk

Biz de yazarımız Naci Sapan’ın bu yolculuğuna eşlik ettik. 1958 yılında Suriçi’nin romanlara konu olan mahallesi, Gavur Mahallesi’nde namı diğer Hasırlı Mahallesi’nde doğdu Naci Sapan. Sapan, 2014 yılında evinin karşısında çektiği bir fotoğrafı göstererek Suriçi’ni anlatıyor. Fotoğraftaki kırmızıya boyanmış taş evin üzerinde Hasırlı Mahallesi Yenikapı Sokak yazıyor ve ok işareti soldaki dar sokağı gösteriyor. Sokak aynı sokak olsa da, artık ne kırmızı ev var ne de sokağın ismini gösteren yazı.

İpuçları kilise, okul, hamam

Tarihi bina olduğu için yıkımdan kurtulan ve şuan Sur Kaymakamlığı olarak kullanılan Süleyman Nazif İlkokulu’ndan tanıyor evini Naci Sapan. CHP’den 2015 yılında birinci sıradan milletvekili adayı olan Sapan, seçim çalışmaları için o dönem gitmiş Suriçi’ne ve “O zaman küçük çaplı çatışmalar vardı ama evimiz duruyordu” diyor. Naci Sapan 6 yıl sonra geldiği Hasırlı’da “evimizin yerinde yeller esiyor” diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade ediyor. Sapan, yaşadığı şaşkınlığı şu cümlelerle ifade ediyor: “Çok genişlemiş çok açık bir alan halini almış.
Çocukluğumda sokaklar daracıktı, Diyarbakır’ın hemen hemen yarısı bu bölgede yaşıyordu. Sur dışına taşınmamıştı. Burada doğdum burada büyüdüm. O zaman bize çok büyük bir şehir gibi geliyordu. Bizim evimiz iki katlı çatılı bir evdi. Çevremizdeki tarihi evler de öyleydi.8-10 odalı evler vardı. Bizim 4-5 odalı bir evdi. Bahçeli, havuzlu bir evdi.

Süleyman Nazif İlkokulu ile evimin yerini bulabiliyorum. Evimiz okulun tam arkasındaydı. Bu caddeyi takip eden yolun başındaydı. Yandaki sokakları da öyle tahmin ediyorum. Biraz ileride Paşa Hamamı, Ermeni Kilisesi’ni rehber edinerek bazı yerleri tespit edebiliyorum.”

‘Sokaklar kaymış gibi’

Çocukluğunda kilometrelerce uzak gibi görünen tarihi Paşa Hamamı’nın, boşluktan dolayı yakın göründüğünü belirten Sapan şöyle devam ediyor: “Sokaklar kaymış gibi. Hamam çok yakın görünüyor. Çünkü alan çok açık. O yıllar çok uzak görünüyordu. Çocukluğumun geçtiği, top oynadığım sokaklar buralar. Şurada karşıda komşularımız vardı. Eve geldiğinizde anneniz yoksa karşı komşu çağırır gel yemek hazır derdi.  Ben hiç bırakmadım Sur’u sık sık gidip geliyordum. Komşularımla da görüşüyordum. Geçen yıllarda komşular da Sur dışına taşındı.”

Ermeni, Süryani arkadaşlar

Çocukluğunda Ermeni, Süryanilerle aynı mahallede yaşadıklarını, çoğunun uzun süre önce mahalleden göç ettiğini söylüyor Sapan. “En son bu mahallede kime veda ettiniz?” sorusuna Sapan, “Bu mahalleden en son gayrimüslimlere veda ettik. Ermeniler, Süryaniler vardı, sıra arkadaşı, kapı komşumuz. Nasıl veda ettiğimizi hatırlamıyorum, onlar mı bize veda etti? Biz mi onlara veda ettik? Bilemiyorum. Hollanda, Amerika, Almanya’da olanlar var. Sosyal medya üzerinden birbirimizi soruyoruz, görüşüyoruz.” Ayakta kalabilen birkaç tarihi yapıdan yön tayin ederek bulabildiği evinde, 9 yaşında babasını kaybettiğini belirten Naci Sapan, 3 yıl önce vefat eden annesinin evlerinin yıkıldığını bilmediğini “Burada bir çatışmanın olduğunu biliyordu ama bu hale geldiğini bilmiyordu. Görseydi, wax wax mala minê” derdi” diyerek üzüntüsünü dile getiriyor.

‘Evler modern ama hafıza silinmiş’

Suriçi’nin turizme açılması için derme çatma evlerden temizlenmesi gerektiği konusunda yetkililerle hemfikir Naci Sapan da. Tek itirazı yüzyıllık hafızanın modern yapılara kurban edilmesine. Sapan duygularını şu cümlelerle ifade ediyor: “Evet modern evler yapılmış ama hafıza silinmiş. Derme çatma evler vardı, yıkılması gereken evler vardı. Onların yıkılmasını biz de istiyorduk. Ama öyle olmadı. Çatışmalı zemin o ortamı da ortadan kaldırmış. Yine de bir kısmı onarılmış, bir kısmının da hazır beklediğini biliyoruz. Onlar da aslına uygun bir şekilde onarılsın, büyük bir kayıptır demeyiz. Büyük bir hafıza kaybı var ama en azından bir kısmı kurtarılmış diye avunuruz. Yeni yapılar, eskileri çağrıştırmıyor. Benziyor ama çağrıştırmıyor. İçim çok rahat değil. Bu yapılar da 10-15 yıl sonra belki benimsenir.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri