YALNIZLIK

Ali Haydar Üzülmez

Yalnızlık…

Parasızlık ve yalnızlık…

İnsanı insanlığından çıkaran

ya da insanı insanlığından utandıran iki lanet şey…

Yetim bir çocuğun çaresiz yalnızlığı…

Zenginlere hizmet eden gariban fakirin yalnızlığı…

Huysuz ya da hüzünlü yaşlı bir insanın; suskun, geçmişi özlemle, geleceği korkuyla bekleyen yalnızlığı…

Aşkta hüsrana uğrayan gençlerin yalnızlığı…

Sevgili bekleyen insanların derin, karamsar yalnızlığı…

Kalabalıklar arasında yaşayan binlerce insanın acı ve sahipsiz yalnızlığı…

Uzat!

Uzatabildiğin kadar…

Aykırı insanlar yalnızlığı sever.

Dahilerin, mucitlerin çılgınca yalnızlığı…

Cahiller arasında bilgenin yalnızlığı…

Bize ait olan; insani ve insani olmayan tüm yalnızlıklar…

İçimizdeki yalnızlık!

Bizimle olan, bizimle yaşayan…

İnsan…

İnsan olmak,

İnsanca yaşamak…

Neyse o?

Bir muamma!

Karışık, karmaşık bir durum…

Yalnızlık, insanın bugüne kadar çözemediği; ve belki de hiç bir zaman çözemeyeceği bir problem…

Bizimle ilgili, insanla ve varlığımızla ilgili…

Zaman zaman kendimle yüzleşmek için kenara çekiliyor, yalnız kalıyorum.

Yalnız yaşamayı da seviyorum!

Bazen de sevgilimin, çocuklarımın ve sevdiklerimin olmadığı bir yalnızlık bana mutsuzluk ve hüzün veriyor. İnsani duyguları, gelgitleri yaşıyorum…

İşte o anlardan biri.

YALNIZIM

Çiçek, kahve ve deniz…

Çok güzeller!

Çiçek ve kahve masada,

Ufukta minik minik kara parçaları,

Kenarından ucu görünen orman,

Denizin ortasında direği görünen şirin bir tekne…

Kim bilir ne aşklar yaşandı, ne aşklar yaşanıyor o teknede?

Uzaklarda açık mavi gökyüzü,

Erişemediğimiz küme küme bulutlar…

Mutlu muyum?

Hayır!

Kahve yalnız, çiçek yalnız, ben yalnızım.

Eksik olan?

Eksik olan; yanımda olmayan sevgilim…

24/12/2021

Acı da olsa…

Güzel de olsa…

Hayat devam ediyor!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.