Yenilgiden “Zafer” Çıkarmak!

Şeyhmus DİKEN

 

Daha bir önceki seçimin üzerinden bir yıl geçmedi. Evet, sahiden de sandık başına gidenlerin yüzde 52’si Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına “Evet” demişti. Bu hız ve şevkle cumhurbaşkanı, mevcut Anayasa’nın kendisine sağladığı yetkiler ve kalıplara göre hareket etmeyeceğini, farklı bir tarz sergileyeceğini beyan etmişti.

“Bu destekle bu yol beni Başkanlığa götürür” ısrarındaydı Cumhurbaşkanı.

Bu sebeple yollara çıktı. Meydanlarda kalabalıklara konuştu. Üstelik seçim çalışması yapmadığını sadece açılışlar ve hizmet akitleri sebebiyle vatandaş, yurttaş buluşmasından söz ederek. Ama bir yandan da 400 vekil istediğini ve bunun onayını da adeta toplu bir seremoni gibi kitlelere onaylatarak.

Ciddi tepkiler aldı Cumhurbaşkanı! Şikâyet edildi Yüksek Seçim Kurulu’na, ama nafileydi sonuç alınamadı. Ve neredeyse son güne kadar da temposunu hiç düşürmeden seçim politik çalışmasını sürdürdü. 

7 Haziran akşamı olanca çıplaklığıyla seçim sonuçlarının çarpıcılığı ayan beyan faş oldu. Yüzde 52 ile cumhurbaşkanı olmuş “potansiyel başkan adayı” halktan veto yemişti.

“Seni Başkan Yaptırmayacağız” sloganı ile meydanlara çıkan Halkların Demokratik Partisi, sahiden de “Başkan Adayı”nın hevesini kursağında bırakmıştı. Üstelik yüzde 13 gibi bir rakamla barajı yıkarak 80 vekille parlamentoya adeta yumuşak geçiş yapmıştı.

Bu muktedir açısından kolay yutulur bir lokma olmayacaktı elbette. Nitekim dört gün saraydan çıkmadı “Sayın Başkan Adayı”.

Sonra da önce Başbakan’ı, akabinde de kendisi; Adalet ve Kalkınma Partisinin seçimlerden yüzde 41 ile birinci parti olarak çıktığını, halkın iradesinin tekrar AKP olarak tecelli ettiğini ifade ettiler.

Bu ağır bir travmatik vakadır. Yenilenin yenildiğini kabul etmeyip, mağlubiyet üzerinden zafer paylaşımında bulunması seçimin diğer katılımcıları açısından sahiden ucu belirsiz bir sürecin habercisi olmaya adaydır.

Görünen o ki Muktedir bunu hayli ısrarla bir süre daha kullanacak. Ne yapıp edip en azından iktidar olma durumunu muhtemel bir seçime kadar korumayı deneyecek, hatta zorlayacak.

“Yenilen Pehlivan” misali!

Doğrusu 7 Haziran seçimlerinin hemen sonrasında Diyarbakır sokaklarında denenen ama aklı selimin egemenliğiyle “Bertaraf” edilen kaos politikaları ürkütücü olsa da! 2015 Türkiye’sinin doksanlı yıllara hiç benzemediğini, köprülerin altından çok sular aktığını birileri muktedire hatırlatmalı.

Ve denmeli ki; Öyle “ben HDP”’yi muhatap almam” demekle HDP muhataplık alanı dışında kalmaz haberi(n) olsun!

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.