Sevilay Çelenk: Çocukları korumasız bırakan süreçleri konuşamıyoruz
TİGRİS HABER - Çelenk, konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anarak başladı.
Çelenk, yaşanan saldırıların yalnızca bireysel silahlanma ile açıklanamayacağını belirterek, sorunun daha geniş sosyal ve politik boyutları olduğuna dikkat çekti. “Bugün Türkiye’de çocuklara hayatın hiçbir alanında bir amaç sunamıyoruz” diyen Çelenk, çocukların maruz kaldığı risklerin yapısal nedenlerine vurgu yaptı.
“Sorunu daraltarak konuşuyoruz”
Meclis’te yapılan değerlendirmelerin sorunun bütününü kapsamadığını savunan Çelenk, bireysel silahlanmanın önemli bir faktör olduğunu ancak tek başına açıklayıcı olmadığını ifade etti. Çelenk, çocukların yönsüz bırakıldığını belirterek, “Çocuklara bir hayat alanı sunulmadan çözüm üretilemez” dedi.
“Yoksulluk çözülmeden çocuk korunamaz”
Çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin temelinde ekonomik eşitsizliklerin bulunduğunu söyleyen Çelenk, “Derin yoksulluk ortadan kaldırılmadan çocukla doğru ilişki kurulamaz” ifadelerini kullandı. Medya, üniversiteler ve toplumsal alan üzerindeki baskıların da çocukları olumsuz etkilediğini dile getirdi.
“Sosyal medya yasakları tek başına çözüm değil”
Görüşülen sosyal medya düzenlemesini de eleştiren Çelenk, yasakçı yaklaşımın yeterli olmayacağını belirtti. Dünyadan örnekler vererek, çocuklara alternatif yaşam alanları sunulmadan getirilen kısıtlamaların etkisiz kalacağını savundu.
“Çocuk ve aile arasındaki denge bozulur”
Sosyal medya kısıtlamalarının aile içi dengeyi zedeleyebileceğini söyleyen Çelenk, “Yasak koyarak çocukları internetten tamamen engelleyemezsiniz, bu onları aile denetiminin dışına iter” dedi.
Narin Güran davasına da değindi
Konuşmasında Diyarbakır’da görülen Narin Güran davasına da değinen Çelenk, yeniden yargılama çağrısında bulundu. Hukuki süreçlere ilişkin tartışmaların kapatılmaması gerektiğini ifade ederek adil yargılama talebini yineledi.
Çelenk, mevcut sosyal medya düzenlemelerinin ifade özgürlüğünü daralttığını ileri sürerek, benzer yasaların geçmişte de gazeteciler ve medya alanı üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.
Kaynak:Haber Merkezi




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.