1. YAZARLAR

  2. İnci Erdem

  3. Şiddetin rengi var mi?
İnci Erdem

İnci Erdem

tigrishaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Şiddetin rengi var mi?

A+A-

'Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, dün akşam üniversite yerleşkesindeki odasında öğrencisi Hasan İsmail H. tarafından önce bıçaklanarak, sonra tabanca ile ateş edilerek öldürüldü.’

Bu haberle başlıyoruz  ‘barış, mutluluk, huzur’ getirmesini dilediğimiz 2019 yılına.

İsimleri ne olursa olsun ölen-öldüren cinsiyetinde sapma olmuyor ve yine bir erkek bir kadını öldürmüş oluyor.

Cinnet geçiren kız öğrenci okulda dehşet saçtı! Boşanmak isteyen kadın, kocasını öldürdü! Sevdiğine kaçmak isteyen erkeği ailesi töre adı altında öldürdü!

Böyle bir habere kaç defa rastlayabilirsiniz ya da rastladınız mı?

Sorunun temeli  ‘paşa oğulların’ büyüyüp, dünyanın sahibi olduklarına karar vermiş olmaları ve ilk maktulleri de; paşalık mertebesini onlara bahşeden cinsiyet olması.

Rakel Dink “Katil kim olursa olsun bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil karanlığı  sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim”   demişti Hrant Dink’in cenazesinde.

Sanırım ilk önce karanlığı çağıran öğretilerimizi sorgulamaya başlamalıyız.

Genetik kodlar ile belirlenen erkek ve kız bebek dünyaya geldiklerinde hiçbir şey bilmez, her şeyi zaman içerisinde öğrenirler. Zaman içerisinde, büyüyen bebeğe toplumsal kodlar işlenmeye başlanır. Renklerin cinsiyeti ile başlanır önce, hemen ardından oyuncakların cinsiyeti gelir. Pembe kız çocuklarına verilirken, mavi erkek çocuklarına bahşedilir. Kibar, zarif olması gereken kız çocuğuna; romantik ve narin olan pembe verilip kız çocuğunun toplumdaki savunmasızlığı yavaş yavaş işlenir. Daha sert olması gerektiği için erkek çocuğuna mavi verilir, elinden kibar olma hakkı da alınır çünkü kibarlık ‘zayıflığı’ çağrıştırır.

Ardından oyuncak bebek kız çocuğuna verilir, ulaşması gereken erek sadece anne olmakmışçasına işlenir bu durum tüm içgüdülerine, ev işlerine alışmasını sağlayacak bilumum oyuncak türleriyle odası dizayn edilir. Hayata dair kız çocuğunun inşa ettiği dünya bundan ibarettir ve bunun etrafında şekillenir.

Arabalar, silahlar, canavarlar erkek çocuğuna verilir. Böylece ‘savaş’ verilir erkek çocuğuna, ikinci işlenen kod budur. Barıştan, güzellikten yoksun; oyuncak silahlar erkek çocuğa verilirken, oynadıkları oyunlar da birbirlerini öldürme üzerinedir. Silahlar hiç susmaz artık, canavarlar birbirlerine saldırır, arabalar birbirine çarpa çarpa yarışmaya başlar.

Dış dünya erkek çocuklarına sunulur ellerindeki ‘silahları’ ile. Duvarlar arasında  ‘sakladıkları’ kız çocuğunun ise elinde oyuncak bebeği ve ütü masası, oyuncak tenceresi vardır. İki çocuk da bu durumdan memnundur. Prenses, paşa hikâyesi başlar artık, dış dünyaya açılıp kendilerine biçilen rolü oynamaya hazırdırlar.

Evin prensesi temkinlidir, kendisini koruması için bir paşaya ihtiyaç duyar. Kırılır, incinir ama hayattaki misyonunu gerçekleştirmesi gerekir, arar durur bir kap yemek yapacağı insanı.

Asıl hikâye evin paşasın da. Elindeki silahla hükümdarlığını ilan etmesi gerekir, güç inşasında kadına yönelir ilkin. Çünkü bir kadının savunmasız, güçsüz olduğunu; ailesindeki yapay seçilimden ötürü, kız kardeşinden, annesinden yola çıkarak bilir. Kadına istediğini yapabilme özgürlüğü olduğunu, sokaktaki kıza saldırma, taciz etme hakkını kendinde görür. İş yerinde kadın arkadaşına mobbing uygulayabilir, çünkü ona aittir bu dünya; kadının yeri yoktur.

Ona paşa olmayı değil, empati kurabilen saygı ve sevgi dolu bir evlat, abi, arkadaş, eş olmayı öğretin.

Ona hükümdarlığı değil, eşit koşulları savunan bir dünyanın varlığını öğretin.

Ona özür dilemenin bir zayıflık olmadığını, aksine kırdığın birini iyileştirmenin bir cesaret olduğunu anlatın.

Ona erkek olmanın biyolojik bir durum olduğunu, bunun cinsiyet üstünlüğü taşımadığını öğretin.

Ona problemlerini kavga ederek çözemeyeceğini; iletişimle, doğru ifade gücüyle çözebileceğini öğretin.

Ona erkeğin gücünü kadının üzerinde test etmemesi gerektiğini öğretin, kadının istemediği hiçbir şeye zorlanamayacağını öğretin.

Erkeğe sevmeyi, hoşgörüyü,  tahammül etmeyi, empati kurmayı öğretin, öğretin ki yaşasın kız çocukları.

Bu yazı toplam 6159 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.