Adil Kılıçaslan

Adil Kılıçaslan

Sistemi nasıl kurarız, nereden başlamalıyız?

Yıl 2004 ülkemizde itibarlı konfeksiyon, ayakkabı firmaları üretimin neredeyse tamamı fason olarak Çin’de ürettirilmeye başlandı.
O kadar kârlı yatırımdı ki; bir bluzun hem kumaşı hem dikişi hem nakliyesi toplam 2 dolara mal oluyor ve bize 20-30 dolara satıyorlar bizde fiyatlar nasıl düştü, herhalde rekabet var diye şaşırıyorduk.
Bütün şehirlerimizi milyoncular sarmıştı (6 sıfır atılınca 1 lira oldu).
Piyasayı incelediğimizde marka sahibi firmaların Türkçe isimlerini gördükçe sanayimiz nasıl bir anda gelişti duygusunu yaşıyorduk.
O zamanlar bilmiyorduk ki asıl üreten değiliz, ucuz fason üretim merkeziÇin’de yaptırıyorlar.
Dünya üretiminde lider firmaların nerede ise hepsi Çin’de fason üretim yaptırıyor. Bizde marka ismine bakıp en kaliteli ürünü aldık zannediyoruz.
Nazif abimin dediği gibi; “Üreteceğin ürün dünyaya hitap etmeli. Üretimin dünya ölçekli olmalı. Ülke krize girer ama dünya krize girmez, Her ne üretirsen üret dünya alıcısı vardır.”
Tanıdığım Kayserili, üretici tüccar kayınpederinden bahsetmişti; Kayınpederi bir ürün satın alacağında (mesela otomobil) ürün fiyatını ağırlığına böler, kilo fiyatını bulur ve ürün ana parçasının kilo fiyatı üzerinden pazarlık yapar derdi. 80’li yıllardan beri Otomobil üzerine vergi artışı ne olursa olsun otomobil fiyatları döviz bazında aynı.
D sınıfı otomobil 40.000 Euro. C Sınıfı otomobil 25.000 Euro. B sınıfı otomobil 15.000 Euro.
Kilo hesabı ise metal borsa fiyatıyla pahalı. 1 kg.= 20 Euro
Arsa bedeli hariç apartman dairesi inşaat maliyeti kalite sınıfına göre; 1 m2=130 – 280 Dolar’dır.
1 kg canlı ağırlık oluşması için 6 kg yem yer büyük baş hayvan. Büyük başın et oranı % 55-60 yani biraz abartalım 1 kilo kemikli et = 12 kilo yem. Kemik ağırlığını çıkınca 1 kilo kemiksiz et = 15 kilo yem. Yani 1 kilo et maliyeti 23 lira. Derisi, iç organları hesaba girmese de!
Enflasyon dedikleri olmayan döviz değer artışı ile göz boyayarak soyulmaktır.
Döviz paritesini takip edin, döviz fiyatlarının birçoğu çok düşük (sıfıra yakın) hareket eder. Bizde ise dövize bak (cambaza bak) diyerek soyuluyoruz. Devlet de son (alıcı) kullanıcıdan vergi aldığı için soyguna ses çıkarmıyor.
Dövizde değer artışı o devletin yönetim gücü ile değişir. Yönetimin kalitesine diğer ülkelerin verdiği notkarşılığıdır.10 numara yönetim tam not. 2 numara yönetim zayıf not. Sonuçta zayıf ülkenin para değeri düşer.
Yapacağımız tek şey; dövize bağlı fiyatlanan ürünleri satın almayın, dövize bağlı ürünleri boykot edin.
Küçük bir fiyat düşüşüne inanmayın. Fiyatlar en az yüzde 30 (otuz) düşecektir. Yeter ki birlik olun.
Zincir marketlerin alış fiyatı bu seviyededir. Aradaki fark dolayısıyla On binlerce mağaza açılır ve daha çok kazanılır.
Bu mağazalara para kazandıran biziz. Aylık mutfak alışverişimizi kendi marketimizde yaparak ortak olabiliriz. Çok düşük kar ekleyerek kazançla ihtiyacı olan ailelere destek olabiliriz.
Bireyci düşünmeden birlik olursak, devlet kurallarını genel kural olarak kabul eder ve yeniden düzenlersek ne olur?
Dünya görüşümüz değişir, mutluluk sıradana dönüşür, yaşadığımız toprak işte o zaman cennet olur.
Bütün bunlar bir anda olmaz. Kültürümüze sahip çıkarsak, kültürümüzle yaşarsak. Dinimizi Kur’ân dan öğrenir, fitneye bulaşmaz ve fütüvvetle yaşarsak; Vatanımızı cennet yaparız, cennette yaşarız.
 
Saygılarımla,
Adil Kılıçaslan
Yönetim Sistemleri Baş Denetçisi.
 

Bu yazı toplam 648 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.