1. YAZARLAR

  2. Nevzat Bingöl

  3. Siyasette Yeni Arayışlar
Nevzat Bingöl

Nevzat Bingöl

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasette Yeni Arayışlar

A+A-

31 Mart yerel seçimleri yaklaşıyor, partiler adaylarını açıkladı ve seçimlerle ilgili çalışmalar başladı. Ak parti dışında seçim manifestosunu açıklayan parti yok. Ak partinin açıklanan seçim manifestosu da, bir muhalefet partisinin manifestosuna benziyor, doğrusunu söylemek gerekirse şaşırdım.

11 maddelik Ak parti seçim manifestosuna tek tek girmeyeceğim ancak, Erdoğan’ın özellikle uzun dönemdir (kendi dönemi ve) Ak partili belediyelerin elinde olan İstanbul büyükşehir belediyesinin uygulamalarını eleştirel bir yaklaşımla hazırlandığı görülen seçim manifestosunda; bu dönemlerde yapılan yanlışların tersi bir belediyecilik yapılacağını açıklıyor. Diğer bir anlatımla, sanki Ak partili belediyelerin İstanbul’da başarılı olamadığını, yeni seçilecek ekiple bu eksikliğin giderileceğini anlatıyor gibi algılandı.

Seçimlere iki ay kala seçim kampanyaları oldukça sönük geçiyor, Diyarbakır’da bazı adayların “dostlar beni hatırlasın” babında sosyal medya paylaşımları dışında herhangi bir siyasi çalışma gözlenmiyor. Özellikle de cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın “Seçimleri HDP kazansa yeniden kayyum atarız” açıklamasının, bu suskunluk üzerinde bir etkisinin olup olmadığı ve sandıklara nasıl yansıyacağı merak ediliyor. HDP bu konudaki tavrını daha şahin adaylar belirleyerek açık ve net bir şekilde ortaya koymuş durumda. Kayyum atanmasının haklı nedenlerini ortadan kaldıracak, hakkında soruşturma açılmamış adaylar yerine, “vuruşarak çekilecek” nitelikteki parti içerisinde radikal ve hakkında “terör örgütüne üye, yardım yataklık ve benzeri” konulardan soruşturma açılmış adaylarla seçimlere gitme kararı alarak, bir anlamda Ak parti genel başkanının elini güçlendirmiş oldu.

HDP’nin bu tavrı Ak partinin işine de geliyor. Bölgeden çok fazla beklenti içine girmeyen-girmek istemeyen Ak parti, “Bölücü terör örgütü yandaşları” tehdidi nedeniyle ülkenin diğer bölgelerinde oy topluyor. Rakip partilere de “Bölücü örgüt yandaşları” suçlamasıyla yıpratıyor.

Bu siyaset stratejisi yönteminin getirisi olduğu gibi, geri dönüşü zor olan bazı tehlikeleri de içermektedir. Birincisi ülkede kutuplaşmalar artmaktadır. İkincisi, suçlanan bu kesimlerde “aidiyet duygusunun” olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir. Üçüncüsü siyasette kesin çizgilerin olmaması gerektiğini geçmişte MHP ile yaşanan gerginliklerin, küfür ve hakarete varan eleştirilerin, hatta düşmanlıkların yerini, bugün ittifaka bıraktığı gibi görebilmekteyiz.

Vatandaşlarla yaptığımız sohbetlerde bölgede etkili iki partinin yöntemlerinden büyük rahatsızlık gördüklerini anlayabiliyoruz. İki partinin de bu yalnızlıklarının vermiş olduğu şımarıklıkla hareket ettiğini, halkın gerçek sorunlarına duyarsız kaldıklarını duyuyoruz. Bu nedenle de siyaset dünyasında yeni arayışların başladığı ve 31 Mart yerel seçimlerinden sonra kurulacağı beklenen siyasi partinin özellikle bölgede bir heyecan yaratacağı söyleniyor, bazı isimlerin yeni siyasi süreçte yer almak için nabız yokladıkları belirtiliyor.

İlerleyen günlerde siyasi atmosfer daha da ısınacak-kızışacak ve partiler vaatleriyle seçmenin karşısına çıkarak oy isteyeceklerdir. Ancak unutulmaması gereken, seçimlerin bir çatışma nedeni değil, hizmet etmeye talip olunduğunu belirten bir talepnamedir. Bunu yok sayarak aşırı hareketlerin vatandaş nazarında bir kabul edilebilirliğinin olmadığını hatırlatmak isterim.

Bu yazı toplam 7276 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.