Siyasi parti temsilcileri Erdoğan'ın ziyaretini değerlendirdi

Siyasi parti temsilcileri Erdoğan'ın ziyaretini değerlendirdi

Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretini değerlendiren CHP, HDP, SP, DEVA ve Gelecek Partisi "Kürt sorununda yeni bir mesaj" beklemezken AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Aydın, kentte verilecek mesajların önemli olduğunu belirterek, "Bir seçim sürecine girdik" dedi

Salih Yeşil - Özel

TİGRİS HABER - Ziyareti Bartın'daki maden kazası nedeniyle ertelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın Diyarbakır'da olacak. Siyasi partilerin il başkanları Erdoğan'ın gelişini Tigris Haber'e değerlendirdi.

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Şerif Aydın, ziyareti önemsediklerini dile getirerek, "Diyarbakır her zaman Diyarbakır'dan ibaret değildir. Diyarbakır Kürt hinterlandının sembol kentidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır'dan verdiği mesajlar her zaman Türkiye için önem arz etmiş. Türkiye için aynı zamanda rol model olmuştur. Bu yönüyle bu ziyaretti çok önemsiyoruz. Hem yapılan yatırımların açılışlarının olması hem de yapılacak mitinge güçlü bir şekilde hazırlandık. Gençlik buluşmasına katılacak olması ayrıca önemlidir. Bir seçim sürecine girdik, bundan dolayı da seçim çalışmalarımızı da daha da hızlandırdık." dedi.

aydin-tigris.jpg

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Şerif Aydın

'Topluma verebilecekleri bir şeyleri yoktur'

Erdoğan'ın gelişini seçim startı olarak değerlendiren HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, "İktidar seçim çalışması yürütüyor. AKP Genel Başkanının, Diyarbakır'a gelişi bu temeldedir. Mevcut hükümet, kayyum politikaları Diyarbakır'a şu ana kadar ne verdi? Bu saatten sonra hangi vaatlerde bulanabilirler? AKP hem içte hem dışta Kürtlere muhaliflere, yoksulluk, açlık, acı ve yıkım dışına bir şey veremez, son günlerde yaşadıklarımıza baktığımızda buna pervazsız saldırıların eklendiğini söyleyebiliriz. Bunun için AKP Genel Başkanının bu saatten sonra Diyarbakır'da elde edebileceği bir şey olmadığı gibi söyleyeceklerinin Diyarbakır halkı nezdinde bir karşılığının olmayacağını düşünüyoruz. Devlet bürokrasini arkasına alıp gövde gösterisi yapmaya çalışmak, manipülasyonların, olay ve olguların çarpıtmanın toplum nezdinde bir karşılığı yok. İktidarda kaldıkları her an zulümdür. En yakın seçimde hak ettikleri tarihin çöplüğüne gidecekler." diye konuştu.

ceylan-tigris.jpg

HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan

'Ne yüzle Diyarbakır'a gelecek'

Erdoğan'ı partisine kabul ettiği Mehmet Ali Çelebi'yle yaptığı sohbet üzerinden eleştiren CHP Diyarbakır İl Başkanı Abdullah Atik, "Cumhurbaşkanı daha Diyarbakır'a gelmeden önce samimiyetsizliğini dile getirdi. İşte dedi 'PKK'lıların 10-15 çocuğu var.' PKK'lıların çocuklarının olmadığını herkes biliyor. AKP içerisindeki Kürt kardeşlerim bunu görmezlikten gelmesinler. Bölgeye bakış açısı çok farklı, faşizanca olan bir zihniyette destek vermesinler. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Hangi PKK'lının çocuğu olmuş. Kürtleri PKK ile PKK ile de Kürtleri vuruyor. Bunu anlamayan geri zekalıdır. Ne yüzle Diyarbakır'a gelecek, hangi vicdanla gelecek? Ben CHP İl Başkanıyım, Valilik, AKP İl Başkanlığı bana en az 15 mesaj göndermiş, Cumhurbaşkanının gelişiyle ilgili. Kulp'taki korucularla görüştüm. 'Bize sahip çıkın, mitinge geleceksiniz. Her biriniz 10 kişi getireceksiniz. Onu fotoğraflayacaksınız.' diyorlar. Bismil'deki kurum yetkilileriyle görüştüm. Onlardan da tüm personellerini imza karşılığında mitinge getirmeleri, orada fotoğraflamaları ve miting bitene kadar kimsenin alanı terk etmemesi istenmiş. Cezaevi gibi. Kürtleri PKK ile eşitleyeceksin, sonra 'Kürt kardeşlerim' diyeceksin. Onun için AKP'de olan Kürtleri duyarlı olmaya, vicdani olmaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.

atik-tigris.jpg

CHP Diyarbakır İl Başkanı Abdullah Atik

'Bölgede hiçbir karşılığı yok'

Erdoğan'ın daha önceki gelişlerinin önemsendiğini vurgulayan Gelecek Partisi Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç, 2015'ten sonra bu durumun değiştiğini belirtti. 2015 önceci gelişlerinde insan hakları ve Kürt sorununa dair mesajlar verdiğini hatırlatan Altaç, 2015'ten sonra geliştirilen milliyetçi dil nedeniyle artık Erdoğan'ın gelişinin ilgi uyandırmadığını ifade etti. Erdoğan'ın kentte gelmeden verdiği mesajlara işaret eden Altaç, "Diyarbakır'a gelmeden 'Kürt sorunu yoktur' söylemi ve Çarşamba günü AK Parti Grup Toplantısı sırasında Kürtlere yönelik kullanmış olduğu söylem bu gelişinin tamamen protokol amaçlı olduğu ve bunu bilen bölge insanı, Diyarbakırlılar da Cumhurbaşkanın gelişine yönelik bir heyecan duymuyor. Son günlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Valilik, kaymakamlıklar emniyet ve jandarma bir bütün olarak halk üzerinde manevi baskı kurup miting alanına gelmeleri yönünde üstü kapalı tehditvari yöntemler kullanması bile Sayın Cumhurbaşkanın gelişinin bölgede hiçbir karşılığının olmayacağını söylenebilir." şeklinde konuştu.

altac-tigris.jpg

Gelecek Partisi Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç

'Anadilde eğitimin önü açılmalı'

Cumhurbaşkanının tarafsız olması ve tüm partilere eşit yaklaşması gerektiğine işaret eden Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, kutuplaştırma ve ötekileştirmenin infiale yol açacağını, ülkede bir korku iklimi oluştuğunu savunarak, 'sansür yasasının' korku iklimini derinleştirdiğini söyledi. Diyarbakır'da işsiz sayısının 200 bin olduğunu belirten Ergin, bunun önlenmesi için fabrikaların kurulmasını, en verimli arazilerin tarım üretimine açılmasını, tarım arazilerin sulanması için sulama kanallarının inşa edilmesini istedi. Tarımda kullanılan elektrik fiyatlarının düşürülmesi ve hayvancılığın canlandırılmasını gerektiğini vurgulayan Ergin, hayvansal ürünlere alım garantisinin verilmesini, doğal enerji kaynaklarını kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılması ve bunların teşvik edilmesi gerektiğine dikkati çekti.

ergin-tigris.jpg

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin

Anadilde eğitim ve öğretimin yollarının genişletilmesinin gerekliliğini vurgulayan Ergin, Kürtçe seçmeli dersteki taleplerin karşılanması gerektiğini belirterek, "Anadilde eğitimin önü açılmalı, Anadili öğrenmenin yolları genişletilmelidir. Bölgemizde her okula bir Kürtçe öğretmeni atanmalıdır. Diğer şehirlerde de bu yöndeki seçmeli ders talepleri karşılanmalıdır. Bölge halkı, siyasi tercihlerine saygı duyulmasını talep etmektedir. Beraat eden belediye başkanlarının göreve geri dönmesini sağlayacak uygun zemin oluşturulmalıdır. Yerel yönetimler, hak, hukuk, adalet çerçevesinde güçlendirilmelidir."

'Kürt meselesi vardır'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kürt seçmene yönelik mesajlarının olabileceğini ancak bu mesajların 2005'te yaklaşımın izlerini taşımayacağını ifade eden HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Faruk Dinç, Kürtçe konusunda "pansuman iyileştirme" diye nitelediği bazı adımlara dayanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kürt sorununun bittiğini söylediğine işaret etti. Kürt meselesine yönelik gelişmeleri önemsediklerini vurgulayan Dinç, "Ancak bu gelişmelerin olması Kürt meselesinin çözüme kavuşmuş olduğu anlamına gelmez. Bize göre Kürt meselesi vardır, halen çözülmemiştir. Bu meselenin çözümü için her şeyden önce Kürtlerin, Kürt olarak varlığı kabul edilmelidir. Vatandaşlık tanımı değiştirilmeli, sadece bir etnisiteye vurgu yapan tanımlamadan vazgeçilmelidir." diye kaydetti.

Dinç, Kürtçenin ikinci resmi dil kabul edilmesi, Kürtçe eğitim önündeki engellerin kaldırılması, eşit haklar, eşit vatandaşlık adımların atılması gerektiğinin altını çizerek, "Yoksa yapılan/yapılacak açıklamaların bu meseleyi çözmeye yönelik olacağını düşünmüyorum." dedi.

dinc-tigris.jpg

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Faruk Dinç

Tramvay projesinin rafa kaldırıldığını, şehir hastanesi projesine halen yapılmadığına dikkati çeken Dinç, Elazığ depremi nedeniyle hasar gören okulların henüz yapılmadığını, bunun da eğitimde aksamalara neden olduğunun altını çizerek, "Sayın Cumhurbaşkanının Diyarbekir’deki sivil toplum kurumları, kanaat önderleri, akademisyenler ve memleketimiz için hizmet eden kesimlerle istişare edip sorunları adalet temelinde çözmektir." temennisini dile getirdi.

'Siyasi kredisi tükenmiştir'

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da Diyarbakır, Kürtlere ve bölgeye vereceği hiçbir mesaj kalmamıştır." Sözleriyle ziyareti değerlendiren DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen,"Vereceği mesajların bir alıcısı da kalmamıştır. Cumhurbaşkanı'nın siyasi kredisi tükenmiştir." dedi.

Ziyaretin AK Parti'nin eriyen oylarının durdurulmasına yönelik olduğunu söyleyen Ülsen, "Unutmayalım, daha geçenlerde, PKK ve Kürtleri eşitleyen söylemler içerisinde olması ve Kürt nüfusuna dair korkular içinde bulunması bile tek başına bölgeye ve Diyarbakır'a dair söylenecek sözünün kalmadığının açık işaretidir" ifadesini kullandı.

ulsen-tigris.jpg

DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen

Cumhurbaşkanının siyasi ikbali için çıkışlar yapacağını dile getiren Ülsen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanının 2005’deki gibi bir çıkışla mesajlar vermesini beklemek ancak safdillik olur. Bu anlamda ben Cumhurbaşkanından yeni bir siyaset ya da politik dilin inşasına yönelik tek bir açıklama duyacağımızı düşünmüyorum. Yine sadre şifa olmayan, Türkiye'de yaşanan toplumsal ve ekonomik sorunları hiçe sayan bir siyaset diliyle 'eskilerin hikayelerini' anlatarak, suçlayıcı bir dille kendine alan açmaya çalışacak maalesef. Cumhurbaşkanı Diyarbakır’da çözüm süreci diliyle konuşurken icraatları ve eylemleri Cumhur İttifakı'na ait. Rotasını Perinçek'in çizdiği, dümeninin Bahçeli’de olduğu bu gemi artık su almaya başladı. Kürtler de batan geminin mallarından gözümü ayıralı çok oldu."

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.