1. YAZARLAR

  2. İnci Erdem

  3. Sosyal pranga
İnci Erdem

İnci Erdem

tigrishaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal pranga

A+A-

 İnsan, evrimsel süreçte 'homo sapiens' diye tanımlanır; düşünen hayvan bir başka tabirle. Bizlerin, diğer canlılardan sıyrılıp üstün ırk olarak tanımlanmamızın sebebi, düşünce gücümüz ve bu gücün harekete geçme sürecidir. Fiziksel-güvenlik ihtiyaçlar karşılandıktan sonraki aşamadır;  düşünce gücünün motivasyonu sonucu ortaya çıkan sosyal ihtiyaçlar. En az yeme, içme, barınma kadar sosyal ihtiyaçların da yaşanması, doyurulması gerekir sürdürülebilir bir hayat için. Sosyal yaşamın ise en temel ve ilk önemli maddesidir iletişim.

   Sürekli bir iletişim halindeyiz; ailemizle, arkadaşlarımızla, öğretmenlerimizle, işverenimizle, çalışanımızla. Sonra içlerinden secim yaparız en yakın arkadaşımız olur kimisi, kimileri paylaşımlarından büyük keyif aldığımız, bizi değiştirip dönüştürebilen akıl hocalarımız olur. Düşüncelerimize-maneviyatımıza uygun ideolojiler seçeriz ve onları desteklemeye savunmaya başlarız. Zaman geçtikçe bu tercihli durumumuz bir prangaya dönüşür artık kurtulması gereken ama kurtulmak içinde hiçbir çaba sarf etmediğimiz  zorunlu bir girdap ,keyif almadığımız bir ilişkiye dönüşür .Artık kendi benliğini unutan, neleri sevip neleri sevmediğini hatırlamayan, dünyada sadece hacım olarak yer kaplayan
insanlar familyasında yer edinmiş oluruz. Yüzeysel düşünceler, yapmacık
gülümsemeler, heybemizden bolca savurduğumuz seni seviyorumlar. Tek basına kalmak
istemeyen kendi gerçek kimliğinden korkan çoğunluğa dahil oluruz. O kalabalık güçlü bir
hoş geldin demiştir en soğuk tavrıyla.

 

      Kendimizle baş başa kalmaktan çekinir korkar oluruz. En güçlü mahkemeyle; kendimizle yüzleşme sürecini olabildiğince ertelemeye çalışırız. Kapıya gözümüzü diker kurtarsın
beni şu konuşmak isteyen ‘benden’ diye dakikaları saymaya başlarız. Oysa keşke bir
dinleseydik neler anlatacaktı bize. Soracaktı en son ne zaman sen karar verdin hayatındaki
gidişata diye. Hiç istememene rağmen sırf arkadaşların istedi diye hayır diyememek seni ne
kadar üzmüştü hatırladın mı diye bağıracaktı sana. En son ne zaman birilerini ihtiyaç duymadan bu çok şikâyetçi olduğun yaşamının karsısına dikildin diye yakınacaktı sana. Bir gruba tabi olmadan tek basına yürümeyi hatırlıyor musun sahi diyecekti. Sadece insanlar özgür ve mutlu olsun diye çabalarken, senin özgürlük düşüncelerinin başkalarını ötekileştiren-yıkan mekanizmaya dönüşmesini sen mi tercih etmiştin?  Sadece bir dine inanmak istemiştin oysaki nerden bilirdin ki din adı altında başkalarının hayatının cehenneme çevrileceğini? Sahi bunların olacağını bilsen izin verir miydin bu yaşananlara?


İçindeki özgür kus çıktı artık seni dinlemeyecek:
Devrimci güdülerini ve hep ötelediğin özgürlük idealarını açığa çıkartmanın vakti gelmedi
mi?

Senin ideoloji mücadeleni bir silah gibi kullanan siyaset tacirlerine dur demek için hangi yok oluşlara şahit olman gerekiyor daha?


Seni sürekli azarlayan, senin varlığınla güce dönüşen arkadaşının çıkarcılığını yüzüne vurmak için neyi bekliyorsun?


Yalan yanlış öğretilerle bugüne kadar hayatına yön verenlerden, kibarca müsaade istemek için bir yerlerden işaret beklemiyorsun değil mi?

 

 


İçindeki kus kanatlandı gülümsüyor sana:

.Seni mahveden hayatının tam ortasında duran dogmalardan kurtulmak için heyecanlandığını görebiliyorum.
Sana sunulan hayat müfredatının dışına çıkmalısın artık.
Ne kadar özel olduğunu tüm dünyaya kanıtlamalısın.
Senin varlığınla güce dönüşenleri devirmek keyifli olacaktır senin için.


 

Evet, insanlar sosyal varlıklardır. Ama en önemli kısmı kaçırıyoruz ‘’sosyal bireyler’’ olmayı
beceremiyoruz. İnsan düşünebildiği, üretebildiği, kendi olabildiği kadar insandır. Tüketmekten çok yaratabildiğin zaman en güzel uyku seni bekleyecektir geceleri.

*Bendeki kendini ve kendindeki beni keşfedebilir, sonra da korkup benim içindeki kendini
öldürebilirdin. Bu nedenle senin, herhangi biri ya da herkesin kölesi olma özgürlüğün uğruna
ölme gönüllüğünden vazgeçtim.

 

*Wilhelm Reich

Bu yazı toplam 3570 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.