Sümerlerden Hititlere, Mezopotamya’da erbane geleneği

Sümerlerden Hititlere, Mezopotamya’da erbane geleneği

Erbane geleneği yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayanır. Sümerlerden Hititlere, Mezopotamya’ya, Anadolu uygarlıklarına kadar uzanan güzergâhta değişmeyen enstrümandır erbane.

Mümin Ağcakaya - Özel

TİGRİS HABER - Erbane geleneği yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayanır. Sümerlerden Hititlere, Mezopotamya’ya, Anadolu uygarlıklarına kadar uzanan güzergâhta değişmeyen enstrümandır erbane. Son dönemlerde bu geleneği sürdürmek isteyen gençler, hem eğitimini görüyor, hem de erbane üretimine yöneliyor. Bunlardan biri de . Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesinde okuyan genç sokak sanatçısı Hamza Kartal. Çaldığı Arbaneyi kendisi yapan Kartal’ın hedefi müzik öğretmenliği. Hamza Kartal, erbane tutkusunu Tigris Haber’e anlattı.

Pandemi döneminde ekonomik olarak en fazla etkilenen kesimlerden biri de sokak sanatçıları oldu.  Günü birlik kazanan, kazandıklarıyla ailesinin ve kendi günlük yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan sokak sanatçıları zor günler geçirdi.

erbane-tigris1.jpg

Onlardan biri de genç sokak sanatçısı Hamza Kartal. Erbane yapan ve çalan Hamza Kartal, müzik hayatına ilk adımı nasıl attığını şöyle anlatıyor;  “12 yıl önce evde tepsiye vurarak müziğe başladım. Çalarken tepsi elimi kesti. Evde anneannemin bir arbanesi vardı. Onu bana verdiler. O zaman hiper aktiflikte vardı bende. Evdekiler çalsın kendine eğlensin modundaydılar.” O zamanlar yeni bir erbaneye ihtiyaç duyan genç sanatçı, ekonomik durumları iyi olmadığı için kendi erbanesini yapmaya karar verdi.

Çevresinde erbane yapanları duyduktan ve gördükten sonra; ‘ben neden yapmayayım’ diye düşünür ve yapmaya karar verir. Yaptığı erbanelerin çevresinde beğenilmesi üzerine gelen talepleri değerlendiren Hamza Kartal, böylelikle sokak sanatçılığına olan merakını da giderir.

Hamza Kartal, bir taraftan Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimi devam ettirirken, yaptığı erbaneleri Hamza Perküsyon adı altında oluşturduğu oluşum üzerinden yurt içi ve yurt dışına pazarlamaya başlar.  Yurt dışından getirttiği başka müzik aletlerini de başta Almanya, Fransa, İtalya, Danimarka olmak üzere birçok ülkeye ihraç eder.

Erbaneyi nasıl yapıyorsun? İyi bir erbane nasıl olmalı?

Kasnakta kullanılan film önemlidir. Bu herhangi bir film değildir. İran’da buna kalp denir. Bunu dünyada bir tek Hindistan hakkıyla üretiyor. İyi bir arbane öncelikle hafif olmalıdır. Erbane büyük bir çalgı aleti olduğu için kol çabuk yorulur. Daha hafif olmalıdır. Biz film türünden yapılanı değil de daha çok deriden yapılanı tavsiye ederiz. Benim ürettiğim erbaneler de deridir. Koyun ve oğlak derisinden üretiyorum.

Erbanelerin kasnak çapı genelde beş buçuk altı milim oluyor. Yıllardır deri erbaneler kalın kasnaklar üzerinde üretiliyor. Benim ürettiğimde ise bu kalınlık dört milime kadar düşüyor. Türkiye’nin birçok yerinde erbane yapılıyor. Ama aramızda çok büyük bir fark var, hem fiyat hem de kalite olarak. Alanlar önce biraz tereddüt ediyor. Deri erbane yamulur, patlar diyenler oluyor. Ama benim kullandığım malzeme piyasada kullanılan malzemelerden daha iyi. Birinci sınıf malzeme kullanıyorum. Sokak sanatçılığına Diyarbakır Gazi Caddesi ve Dağkapı çevresinde grup olarak devam eden Hamza Kartal aynı zamanda Batman, Mardin, Bursa, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde de müzik yapıyor. .

Ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Polislerle, zabıtalarla, esnafla zorluklar yaşıyoruz. Ama halkla hiçbir sorunumuz olmuyor.

erbane-tigris2.jpg

Niye sorun yaşıyorsunuz?

Yaptığımız müziğin gürültü olduğunu düşünüyorlar. Sokak sanatının da bir sanat dalı olduğunu bilmiyorlar. Söylediğimiz zamanda hayır böyle bir sanat dalı yok diyorlar.

İnsanların çoğu canlı müziğin olduğu mekânlara hem maddi hem de zaman açısında gidemiyorlar. Ama sokaktan geçen herkes yediden yetmişe kısa bir süre de olsa yaptığımız canlı müziği dinliyor. Burada canlı olarak performans sağlıyoruz. İnsanlar caddeden geçerken iki dakika bile zaman ayırdıklarında onlar için çok iyi oluyor. En azından günün yorgunluğunu alıyor. Kısa bir süre de olsa neşeleniyor. Sorunlarından kısa süreliğine uzaklaşıyor. Moral buluyorlar.

Bizler çok para kazanan insanlar değiliz. Elde ettiğimiz parayla zaten harçlığımız zar zor çıkıyor. Bazı arkadaşlarımız ailelerine destek veriyor. Ben okula gidiyorum, okul ihtiyaçlarımı karşılıyorum.

Pandemi sürecinde neler yaşadınız?

Neredeyse iki yıla yakın sanatımızı yapamadık. Bu süreçte hiçbir gelirimiz olmadı. Bazı arkadaşlarımız çok kötü durumlara düştü. Evinde eşya satanlar oldu. Çok büyük sıkıntılar yaşayan arkadaşlarımız oldu.

erbane-tigris3.jpg

Sanatınla ilgili olarak neler yapmak istiyorsun?

Konservatuarı bitirerek müzik öğretmeni olmak istiyorum. Öğretmenlik çocukluktan beri hayalim. Müzik hayatımı daha profesyonel olarak devam ettirmeyi düşünüyorum. Ayrıca erbane yapmaya devam edeceğim.

Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum; erbane binlerce yıldır Arap kültüründe ve Doğu müziğinde yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir enstrümandır. Erbanenin mucidi Araplardır. Daha sonra Kürtler, Ermeniler, Ezidiler ve Süryaniler kullanmıştır. Aynı zamanda İslam dininde ilahi, kaside gibi etkinliklerde, ayinlerde, dini sohbetlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

MÖ.7 yy dayanan Habeşistan’ın meşhur bir dağı varmış, o dağda bir mağarada erbane çalan kadınların figürlerine rastlanılmış.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.