SUR ALLAHA EMANET

SUR ALLAHA EMANET

Sur’un yeniden inşasına ilişkin Diyarbakır’da konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Sur’un geleceğine dair mesajlar verdi.

Yılmaz, “Sur'da operasyon bitti ama halkın güvenliği için ince arama tarama, faaliyetleri devam ediyor. Farklı sıkıntılar yaşanmaması için çalışıyoruz. Sur’da hala güvenlik riskleri var” dedi.

Kalkınma Bakanlığı, Diyarbakır Valiliği, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve İş Kur tarafından organize edilen 2016 yılı mali destek programları tanıtım toplantısı Diyarbakır Mitannia otelde yapıldı.

2016 yılı mali destek programları tanıtım toplantısında konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Klasik GAP projesinin tamamlanmasından yeni GAP projesine, Kalkınma ajanslarının öneminden katma değeri yüksek ürün üretmenin kritik rolüne birçok alanda önemli açıklamalarda bulundu.

Klasik GAP projesinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Yılmaz, yeni GAP kavramı ile bu projenin sürdürüleceğini söyledi. Yılmaz, “Yeni GAP’ın özünü de üç kavramla ifade edebiliriz. Bir tanesi, mavi destek programlarımızın da burada ortaya koyduğu yenilenebilir enerjidir. GAP bölgemiz güneşi ve birçok doğal kaynakları ile de öne çıkmaktadır. İkinci boyut ise GAP’ın en önemli sektörü olan tarım sektörü ile ilgilidir ve bu da organik tarım meselesidir. GAP çok bakir bir bölgedir ve bu temiz, organik tarım kavramını, tarımın katma değeri de arttıran bir anlayış içinde daha etkili bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Üçüncü boyut ise kültür turizmidir. Kültür turizmi de yine GAP bölgemiz için çok önemli bir fırsattır” diye konuştu.

2016 yılı mali destek programları tanıtım toplantısı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla Mitannia Otel’de dün gerçekleştirildi.

na Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti milletvekilleri, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, AK Partili yöneticiler, iş dünyasından temsilciler, STK temsilcileri katıldı.  

Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başlayan toplantı, Karacadağ Kalkınma Ajansının sine vizyon gösterimi ile devam etti. Sinevizyon gösteriminin ardından ilk konuşmayı Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy yaptı.

Kalkınma ajanslarının, STK’lar  ve üniversiteler ile yerel dinamikleri harekete geçiren  kuruluşlar olduğunu ifade eden  Vali Hüseyin Aksoy, Karacadağ Kalkınma Ajansının faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Aksoy, “Sadece ekonomik gelişme ve kalkınmaya değil, sosyal gelişime ve kalkınmaya da katkı sunan, sosyal içerme projelerine de destek veren bir ajansımızdır. Özellikle bugün açıklanacak olan üç çağrının biri enerji verimliliği, ikincisi, yenilenebilir enerji ve üçüncüsü de sanayimizin en büyük girdisi olan enerji girdilerini hafifleten ve rekabet edebilirliklerini daha üst noktalara taşıyan bir çalışmayı da bugün bu  bölgeye sunmuş olacak. Her üç çağrıda da bölgedeki tarımın ve sanayinin daha iyi bir noktaya gelmesi adına önemli katkılar sunacaktır. Beklentimiz, bölgedeki bütün kurum ve kuruluşların bu proje çağrısına başvurmaları ve buradan destek almak için çalışmalarını sürdürmeleridir” şeklinde konuştu.

Vali Aksoy’un ardından konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Kalkınma anlayışımızın özünü insan teşkil ediyor. İnsan odaklı bir kalkınma anlayışımız var” dedi.

Klasik GAP projesinin büyük oranda tamamlandığını söyleyen Yılmaz’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Sadece bugünkü nesli değil gelecek nesilleri de düşünmeliyiz”

“ Yine, kalkınma anlayışımızda kapsayıcılık kavramını ön plana çıkarmış durumdayız. Kapsayıcılık derken şunu kast ediyoruz. Kalkınma süreci sadece belli yörelerin, belli kesimlerin üzerinden yürüyebilecek bir hadise değildir. Gerçek anlamda kalkınma herkesi içine alan bir süreçtir. Herkesin katkıda bulunduğu ve istifade ettiği bir süreç olmak zorundadır.  Yine, kalkınmanın sürdürülebilirliği son derece önemli bir kavramdır. Sadece bugünkü nesli değil gelecek nesilleri de düşünmek, Cenabı Allah’ın bizlere verdiği nimetleri sonraki nesillere de emanet etmeyi düşünen bir kalkınma anlayışı son derece önemlidir.

“Hakkaniyet  ve rekabet”

Kalkınma kavramıyla ilgili bir diğer husus ise bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi ve topyekün bir kalkınmanın sağlanmasıdır. Yine, bölgesel politika anlamında son dönemlerde bunun çok güçlü bir şekilde hayata geçirildiğini vurgulamak isterim. Bölgesel politikamızın iki boyutu vardır. Birisi hakkaniyet diğeri de rekabettir. Hakkaniyetten kastımız, bölgeler arası dengesizlikleri,  eşitsizlikleri azaltmak, adil bir dağılım, daha dengeli bir gelişim sağlamaktır. Rekabetten kastımız ise, her bir bölgemizin dünya piyasalarıyla daha fazla rekabet edebilir şekilde potansiyelinin açığa çıkartılarak daha üst noktalarda kullanılmasıdır. Bu çerçevede İstanbul’un da Diyarbakır’ın da Samsun’un da Antalya’nın da Hakkari’nin de bölgesel politikaya ihtiyacı vardır. Bütün bölgelerimizin rekabet güçlerini arttırması ve potansiyellerini daha üst düzeyde kullanabilmesi gerekiyor.

“Kalkınma yerelden başlar dedik”

Dolayısıyla bugünkü bölgesel politikamız tüm Türkiye’yi, bütün illerimizi ilgilendiren bir politikadır. Tabii ki, bir yanıyla da daha az gelişen bölgelerimize daha farklı enstrümanlarla daha güçlü bir şekilde yansıttığımız bir politikadır. Bu çerçevede son yıllarda az önce bahsettiğim gibi yeni stratejiler geliştirdik ve yeni kurumsal yapılarla bu anlayışımızı hayata geçiriyoruz. Bunlardan biri de kalkınma ajanslarımızdır. Bu ajanslarımız son on yol içerisinde kurulmuş olan ve giderek de kurumsallaşan kuruluşlarımızdır. Ajanslarımızı kurarken şu zihniyetle hareket ettik. Kalkınma yerelden başlar dedik. Yerel düzeydeki tüm aktöreleri içine alan, yerel düzeyde kalkınma için bir anlayış birliği oluşturan, ortak hedefler tayin eden, bu ortak hedefler çerçevesinde yerel aktörlerin gücünü birleştirerek bir sinerji oluşturan ve böylece kalkınma sürecimizi hızlandıran yapılanmaları arzu ettik. 26 bölgemizde 81 vilayetimizi kapsayacak şekilde bu ajanslar kuruldu. Şuanda Türkiye genelinde ajanslarımızın 900 çalışanı var ve önemli kaynakları yerel güçlerle harekete geçirmiş durumdayız. Bu ajanslarımıza bugüne kadar Türkiye genelinde 36 bin proje teklifi yapılmıştır. Bu projelerden 8350’üne ajanslarımız kanalıyla destek vermişiz. Bu çerçevede eş finansmanla birlikte yani, bizim verdiğimiz hibe dışında yararlanıcıların harekete geçirdiği eş finansmanla birlikte 4.3 milyar TL’lik  bir kaynağı kalkınma amaçlı bir şekilde harekete geçirmiş durumdayız. Bu ajanslarımızdan bir tanesi de Karacadağ Kalkınma Ajansımızdır. Bu ajansımızda genel sekreterimiz dışında 28 uzman personelimiz, bir hukuk müşavirimiz, 6 destek personelimiz ve yine yatırım destek ofislerimizde 9 uzman çalışanımız faaliyetlerini sürdürmektedirler. Başarılı olan bu ajansımız Urfa ve Diyarbakır illerimizden oluşuyor.

“Ajansımız GAP eylem planının da bir parçasıdır”

Karacadağ Kalkınma Ajansımızın görev yaptığı bölge aynı zamanda GAP bölgemizdir. Aslında ajansımız GAP eylem planının da bir parçasıdır. GAP bölgesel değil milli bir projedir. GAP, Türkiye’nin genel kalkınmasını farklı bir seviyeye taşıyan önemli bir projedir. Ben GAP projesini ikiye ayırıyorum; bir klasik GAP dediğimiz bir bölümü var ki, onu tamamlamak üzereyiz. İkincisi ise, yeni bir Türkiye ile oluşan yeni bir GAP’tır. Klasik GAP, enerji ve sulama ağırlıklı bir programdır. Enerji boyutu Ilısu barajı ile aşağı yukarı tamamlanıyor. Sulama boyutuyla ise belli bir noktaya gelmiş durumda, barajlarımızı büyük oranda tamamladık. 800 km’den fazla GAP eylem planı kapsamında ana kanallar inşa ettik.  Bunlar ırmak büyüklüğünde kanallardır. Şuan ise bu kanalların alt şebekeleri şeklinde tarlalarımıza yayılan bölümünün çalışmaları sürüyor.

“GAP projesine saldıranlar, Diyarbakır’ın geleceğine, saldırıyorlar”

Klasik GAP’ta da kritik proje Silvan barajıdır. Silvan barajı  Atatürk barajından sonra GAP’ın en büyük sulama projesidir. Bu projenin hayata geçmesiyle Diyarbakır ekonomisi çok köklü bir şekilde değişecek. Çiftçinin geliri artacak ve yoksullukla çok köklü bir mücadele yapılmış olacak. İstihdam artmış olacak ve artan tarımsal üretimle birlikte gıda sektörü başta olmak üzere sanayilerimiz gelişecek, ticaret hacmimiz artacak. GAP projesine saldıranlar, Diyarbakır’ın geleceğine, saldırıyorlar. Gençlerimizin, çiftçimizin, yoksulumuzun geleceğine saldırıyorlar. Ama buna karşı Diyarbakır’ımızın bu projeyi sahiplenmesinin ve bu projenin en hızlı bir şekilde hayata geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

“Yeni GAP’ın özünü de üç kavramla ifade edebiliriz”

Klasik GAP bitiyor ama eğer ki, GAP çok boyutlu, insan odaklı, entegre bir kalkınma süreci ise, aslında devam etmeli, daha ileriki aşamalara doğru nitelik değiştirerek süreklileşmeli. Dolayısıyla yeni GAP dediğimiz  kavram çok önemlidir. Yeni GAP’ın özünü de üç kavramla ifade edebiliriz. Bir tanesi, mavi destek programlarımızın da burada ortaya koyduğu yenilenebilir enerjidir. GAP bölgemiz güneşi ve birçok doğal kaynakları ile de öne çıkmaktadır. İkinci boyut ise GAP’ın en önemli sektörü olan tarım sektörü ile ilgilidir ve bu da organik tarım meselesidir. GAP çok bakir bir bölgedir ve bu temiz, organik tarım kavramını, tarımın katma değeri de arttıran bir anlayış içinde daha etkili bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Üçüncü boyut ise kültür turizmidir. Kültür turizmi de yine GAP bölgemiz için çok önemli bir fırsattır. Bunu en iyi de Diyarbakır takdir eder diye düşünüyorum. GAP bölgemiz birçok medeniyete beşiklik yapmış bir bölgemizdir. Kültür turizmini ön plana çıkararak çok farklı bir gelişim sergileme potansiyeline sahip bir bölgedir.

“Katma değeri çok daha yüksek bir ekonomik yapı inşa edilecek”

Bu projeyi uluslar arası marka oluşturma açısından da önemsiyorum. Uluslar arası pazarlamada paketleme diye bir kavram var. Aslında bir bölge için de geçerlidir bu. Bölgemizdeki bu değerleri topluca, doğru bir şekilde paketlediğimiz zaman  ve iyi bir kavramsal çerçeve ile dünyaya sunduğumuz zaman bölgemiz çok farklı yatırımları cezp edecektir. Çok farklı faaliyetleri bünyesine kazandıracak ve katma değeri çok daha yüksek bir ekonomik yapı inşa edecektir. Ekonomimizin katma değeri ne kadar yüksekse, daha az bir emek ve birim çalışma ile daha yüksek bir katma değeri sağlayabiliyorsanız o derece kalkınmışsınız demektir.

“En ucuz enerji en verimli kullanılan enerjidir”

Sanayide enerji verimliliği yine çok önemli bir kavramdır. En ucuz enerji en verimli kullanılan enerjidir. Enerji dünya’da da kıt bir kaynaktır. Bu çevresel açıdan da sürdürülebilir kalkınma açısından da rekabet gücü açısından da çok önemlidir. Enerjiyi verimli kullandığınızda bir taşla birkaç kuş vurmuş oluyorsunuz. Bir taraftan daha az bir doğal kaynağı harcamış oluyorsunuz ve çevresel açıdan faydalıdır. Diğer taraftan kaynaklara daha az para harcandığı için işletmelerin rekabet gücü artmış oluyor. Bir yandan da ülkemizin cari açığına katkıda bulunmuş oluyorlar. Biliyorsunuz, ülkemizin cari açıktaki en önemli kalemi enerjidir. Enerjiyi verimli kullanmamızın cari açığa doğrudan olumlu bir yansıması olmaktadır.

“ Ajansımız sahiplenilirse ancak başarı sağlanır”

Yalnız başarımız sizlerin sahiplenmenize bağlıdır. Ajansımız çalışmalar yapabilir, ortaya bir takım modeller koyabilir ama Diyarbakır’ın iş dünyası, çiftçisi, sivil toplumu, akademik dünyası sahiplenirse ancak başarı sağlanır.

Karacadağ Kalkınma Ajansı ile İş Kur arasında bir iş birliği projesi imzalandı. Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri konusunda yapılan  bir işbirliği programı kapsamında 300 kişiye eğitim verilecek. Bu eğitimlerin sonunda ise, KOSGEB’in hibe destek programları uygulanarak girişimcilere 50 bin TL hibe 100 bin TL faizsiz kredi olmak üzere destek sağlanacak.

  Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz daha sonra İç Kalede bulanan Valilik çalışma ofisinde Sur’un inşasına yönelik açıklamalarda bulundu Yılmaz,  İş ve yaşamın normalleştirilmesi ve Sur’da yaşanan yıkımlar nedeniyle imar faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu.

Üç farklı çalışma grubundan bahseden Yılmaz,  Fiziki şartların giderilmesi, Sosyal boyut (eğitim, sağlık, geçici barınma, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması) ve ekonomik boyut (kısa ve uzun vadeli çalışmalar) konusunda açıklamalarda yaptı.

“Sur’da hala güvenlik riskleri var”

Ankara’da bu üç değişik başlık altında koordinasyon çalışmaları yürütüldüğünü söyleyen Yılmaz, “Biz bir yandan terörle en etkili şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz diğer yandan da halkımızın ihtiyaçlarını karşılamaya devam edeceğiz. Terörün olduğu yerde sosyal hayat, ekonomi ve demokratik ortam büyük darbe yiyor. Sur'da operasyon bitti ama halkın güvenliği için ince arama tarama, faaliyetleri devam ediyor. Farklı sıkıntılar yaşanmaması için çalışıyoruz. Sur’da hala güvenlik riskleri var” dedi.

“Kadınlar ve gençler bizim için hedef gruptur”

Çatışmalardan etkilenen illerin beyanname verme süreleri, sigorta prim borçlarını ertelediklerini söyleyen Yılmaz, “Vakıflar altı aylık kiraları af etti. Mikro girişim desteği dediğimiz bir çalışma yapıyoruz, özelliklere kadınlara yönelik mesleki eğitim,  kendi işyerlerini kurma ve kadınların enerjisini bu süreçte kalkınmaya daha katmayı düşünüyoruz. Kadınlar ve gençler bizim için hedef gruptur. Sosyal ve ekonomik çalışmalarımızda bu iki gruba öncelik veriyoruz” şeklinde konuştu.

Fazla hasarlı binaların yerine yenileri yapılacak

Yılmaz, çatışmalı süreçte hasar gören yapılara ilişkin olarak ise, “Hafif zararlı yapıları güçlendirip, destekleyip hak sahiplerinin oturabileceği duruma getirerek kendilerine teslim etmek istiyoruz. Daha fazla hasar görmüş olanlar içinse farklı bir yol haritası izliyoruz. Yeni konutlarla bunu giderme hedefimiz var” diye konuştu.

HABER:Ali Abbas YILMAZ

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.