Sur halkı TOKİ istemiyor

Sur halkı TOKİ istemiyor

Bir süredir basına yansıyan ve bir şehir efsanesi olarak kulaktan kulağa yayılan, Suriçi'nin 'Kentsel dönüşümü' sorununu gazetemize değerlendiren Suriçi halkı, Sur'da "TOKİ" istemiyor.

Barış ve huzur isteyen halk, yasakların ve çatışmaların bir an önce son bulmasını isterken, Büyükşehir Belediyesinin kendilerine sahip çıkmasını istedi. Gazetemize konuşan esnaf  Mehmet Kaçmaz, "Her sabah evden çıktığımda ilk işim Sur dibine gitmek. Evimi çok merak ediyorum. Belediye de bize sahip çıkmadı. Şu anda Sur halkı Sur’un önündedir. Bari bir çadır kursalardı halkın halini sorsalardı" dedi.

Tigris Haber Gazetesi olarak, Sokağa çıkma yasaklarının 28. gününe girdiği Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşayan vatandaşlarla, Sur için planlanan 'kentsel dönüşüm' üzerine konuştuk.

"ÇADIR KURARIZ EVİMİZİ TERK ETMEYİZ"

Sur'da yaşayan esnaf, Mehmet Kaçmaz, Sur dışında başka bir yerde yaşamayı düşünmediğini belirtirken,"Eğer planlanan yapılaşma bizim istediğimiz gibi olursa vatandaşlar mağdur olmazsa yapılan evler hak sahiplerine geri verilirse neden olmasın. Ama vatandaşa 3-5 kuruş verip vatandaşın evini elden alır ve başka yerde yaşamaya zorlarsa tabi ki istemeyiz. Çadır kurarız ama yine de terk etmeyiz.

Bu gün, İskerderpaşa da ev kiraladım. Evde 8 nüfus kalıyoruz. Sosyal yardımlaşma vakfı 300 TL veriyor. Bir aydır aynı elbiseleri giyiyorum. Elbiselerimi dahi almaya izin vermediler. Dükkanım vardı yandı. İnternetten baktım evimden dumanlar çıkıyor. Evim,  eşyalarım şimdi ne haldedir bilmiyorum. Evim avlulu ve evde üç aile kalıyorduk.

Her sabah evden çıktığımdan ilk işim Sur dibine gitmek. Evimi çok merak ediyorum. Belediye de bize sahip çıkmadı. Şu anda Sur halkı Surun önündedir. Bari bir çadır kursalardı halkın halini sorsalardı" şeklinde konuştu.

"SUR DİYARBAKIR'IN BEYNİDİR"

Sur'da olaylardan önce Kahvehane işlettiğini söyleyen, Hüsnü Nemutlu, yasakla birlikte çok mağdur olduklarını ve yaşanan çatışmalı ortamda Kahvehanesinin hasar aldığını söyledi. Nemutlu, "Sur ilçesi Diyarbakır’ın beynidir. Asıl hayat Sur’dur. Sur ‘da hayatın durması Diyarbakır’ın durmasıdır. Sur da yeniden yapılaşma olacakmış. Aynı zamanda oradaki her evin değeri aynı değildir. 100 bin TL' lik ev de vardır, 400 bin TL 'lik ev de vardır. Evleri neye göre bedellendirecekler. Ayrıca herkesin tapusu da yok. Kiminin evi senetle alınmış. Tapusu olmayanlar da hak sahibi olabilecekler mi?

Ben şu anda Huzurevlerinde oturuyorum. 650 TL Kira ödüyorum. Sur da oturduğum evde elektrik su ucuzdu. Suya ve elektriğe  20 şer TL öderken Huzurevlerinde faturalara 100 TL ödüyorum. Sur ‘da kahvem vardı şu anda işsizim.

Her sabah gelip Sur diplerine oturuyorum. Daha dün hastanenin çatısına roket düştü. Hepimiz bir yerlere kaçıştık. Biliyoruz sur dipleri güvenli değil ama ne yapalım evimiz iş yerlerimiz orda olunca ne oluyor ne bitiyor diye merak ettiğimiz için buradan ayrılamıyoruz.

Bir evde birden fazla aile yaşıyor. TOKİ bir daire verecek diğer aileler ne yapacak? Ev bedelleri çok düşük gösteriliyor. Ev sahipleri evlerini fiyatından daha düşük bir değere niye versin? Sonra da TOKİ ‘ye neden borçlansın? Bıraksınlar kendi evlerimizi kendimiz yapalım" dedi.

"SUR HALKI FAKİRDİR, SUR DIŞINDA YAŞAYAMAZ"

Sur dibinde yurttaşlarla konuşurken rastladığımız, Fatih Paşa mahallesi muhtarı, Fatih Açin ise, "Vatandaş TOKİ’ye karşıdır. Çünkü vatandaşın gelir düzeyi düşüktür. Yıkılan evler hak sahiplerine geri mi verilecek bilinmiyor. Uygun fiyatlarda hak sahiplerine verilirse neden olmasın? Sur halkı fakirdir Sur dışında yaşayamaz . Dışarıda yaşam pahalıdır" şeklinde görüşlerini açıkladı.

"TOKİ DE İSTEMİYORUM KİMSENİN ÖLMESİNİ DE"

Emekli yurttaş, Osman Akbalık ise, "TOKİ’ nin vereceği evi de istemiyorum, kimsenin ölmesini de. Yeter ki bizi rahat bıraksınlar. Çocuklarımız ölmesin, milletimiz perişan olmasın. Vatandaşlar akrabalarına sığınmış durumda 3 -4 ev üst üste yaşıyor, perişan haldeler" şeklinde duygularını paylaştı.

"HALK BEDEN ALTNDA YAŞIYOR"

Sur'da çıkmak zorunda kalan ama ev bulamayan emekli yaşlı amca, Mehmet Gültekin ise, "Sur’da kimse kalmadı. Akrabası olan akrabasına gitti, akrabası olmayan ise dışarıda kalıyor. Halk beden altında yatıyor. Barış istiyoruz. Çünkü ne oluyorsa hep fakire oluyor" dedi.

"ÜÇ AİLE BİR EVDE KALIYORUZ"

Yasaklardan önce Sur'da terzilik yapan esnaf, Ramazan Şen, "Evim Hasırlı mahallesinde iş yerim Balıkçılarda. Şu anda Bağlar ‘da ev tuttum. 400 TL kira veriyorum. Ev eşyalarını komşular, akrabalar ve tanıdıklardan temin ettim. 3 aile bir evde kalıyoruz. TOKİ daha önce de Alipaşa da vatandaşların evini aldı. 50 bin TL olan eve, 25 bin TL verdi. Vatandaştan evini ucuza alıp, vatandaşı  200- 300 bin TL  borçlandırmak adil değil diye düşünüyorum" dedi.

TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan

“Biz hak sahipleri ile uzlaşma bedelini Diyarbakır’daki bir hesaba gönderiyoruz, valilik ve büyükşehir yetkililerinin müşterek imzası ile ilgili kişiye ödeniyordu ve Büyükşehir Belediyesi de yıkım işlerimi gerçekleştiriyorlardı. Projede Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamulaştırmaya yönelik gerekli iş ve işlemlerin yürütülmesi için Büyükşehir Belediyesi’nin bildirdiği avukatlara 2014 Mayıs ayında yetki verilmiş, ancak Belediye’ce davalar açılmamıştır. Alipaşa-Lalebey bölgesindeki günümüze kadar 361 adet yapı, Sur içi (Cevatpaşa) bölgesinde ise 218 adet yapının yıkımı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanmıştır. Burayla ilgili tescilli kurul kararı var. Tarihi dokuyu koruyan düşük katlı 1-2 katlı şekilde çizilmiş planı var. Koruma amaçlı planı var. Orada konut yapılacağı şehir efsanesi. Ortada bir plan var. Tarihi dokuya uygun yapılaşma olacak, bir toplu konut bölgesi olmayacak orası. Ne algı oluşturuyorlar; ‘TOKİ gelecek toplu konut yapılacak’. Biz orada ne yaptıysak Diyarbakır Belediyesi ile beraber yaptık. Toplu konut yapılmayacak.”

“Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Sur içinin dönüşümü için Çölgüzeli mevkiinde bin 272 konut, okul, sağlık ocağı, cami, karakol ve ticaret merkezi inşa edilerek 518 gecekondu yapı sahibi ile 185 adet kiracıya 703 adet konut verildi”

“Sur’da yapılacak olan koruma amaçlı plan hayata geçerse 1940’lardaki tarihi doku ortaya çıkmış olacak. Asıl tarihi doku o zaman canlanacak. Bahsi geçen bu plan uygulanırsa Diyarbakır şaha kalkar”

“Belediye yetkilileri bunu biliyor. Koruma amaçlı plan dışında bir çivi çakamazsın, çaktığın an dünyayı başına yıkarlar. Herkes bunu biliyor. Ama söylem güzel, ‘TOKİ gelecek, TOKİ gelince bina yapacak rant olacak’. Böyle bir şey yok. Burası tamamen devlet sübvansiyonuyla yapılan bir yer. TOKİ burada sübvanse edici bir kuruluştur. Sur içindeki hak sahiplerinin kullanımı için inşa edilen Çölgüzeli konutlarının fiyatları, haksahiplerinin gelir durumları düşünülerek fiyatlar maliyetinin ortalama yüzde 25 altında belirlendi, bundan dolayı TOKİ günümüz fiyatları ile 23 milyon 700 bin TL sübvansiyon yapmıştır.”

Ali Abbas YILMAZ / ÖZEL HABER

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.