Tarihi Ulu Cami’de hüzünlü Cuma

Tarihi Ulu Cami’de hüzünlü Cuma
1376 yıl sonra ibadete kapatılan Diyarbakır ulu cami dün cuma namazı için açıldı. On binlerce kişinin katılımı ile her hafta kılınan Cuma namazı silahların gölgesi altında az sayıdaki vatandaşın katılımı ile namaz kıldı. Namazın ardından kapıya kilit vuru

İmam Yağmur: ‘Diyarbakır’ı kebap ettiler’

Hendek operasyonu ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle 1376 yıl sonra kapısına kilit vurulan Diyarbakır Ulu Cami, Cuma namazı için izinle ibadete açıldı. Normal şartlarda 10 bin kişinin namaz kıldığı tarihi camide cemaat 200 kişiyle sınırlı kalınca hüzünlü ibadet edildi. Hutbe okuyan imam Osman Yağmur: “Diyarbakır ashabı ile meşhur kent, fakat yıllarca bize Diyarbakır’ın kebabını meşhur ettiler, fakat bugünde kenti kebap ettiler. 1 Aydır esnaf dükkanını açamıyor. Evinde sıcak aş pişiremeyen insanlar var. Acilen kriz çözüm için kriz masalara kurulmalıdır. Aksi takdirde önümüzdeki günlerde Allah muhafaza sosyal patlamalar meydana gelebilir ”uyarısında bulundu.

ulu-cami-(7).jpg

Halit Bin Velid komutasındaki İslam orduları tarafından 1376 yıl önce Diyarbakır fethedildikten sonra kiliseden camiye dönüştüren Ulu Cami’nin kapalı kapıları sokağa çıkma yasağının uygulandığı 11 Aralık’tan sonra açıldı. İmam ve cemaat cuma namazını kılmak için emniyetten güvenlik izni aldıktan sonra tarihi caminin mahalleye açılan kapısı açıldı. Silah sesleri altında ezan okunmasının ardından vatandaşlar farz olan ibadetlerini yerine getirmek için ara sokaklardan camiye gelmeye başladı. Cami imamı Osman Yağmur, hutbe okumak için minbere çıktığı sırada ara sokaklardan çatışmalar yaşanıyordu.

ulu-cami-(8).jpg

“DİYARBAKIR’I KEBAP ETTİLER”

Din görevlisinin Cuma hutbesi gündeminde; ‘hendek, sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar’ vardı. Camilerin kapanmış olmasına tepki gösteren imam Osman Yağmur: “Garip ve mahsun Diyarbakır, ashabın fethederek bize emanet edipte burada artık ezanların, kur-anların okunmadığı mekanları görüyoruz. Şu caminin haline bakınız. Tıklım tıklım insanlar dolarken, on binlerce insanın geldiği camiye bakınız. Diyarbakır ashabı ile meşhur kent, fakat yıllarca bize Diyarbakır’ın kebabını meşhur ettiler, fakat bugünde kenti kebap ettiler. Bugünde Diyarbakır’ı ızgara haline getirip sundular dünya piyasasına ”dedi.

ulu-cami-(18).jpg

“EVLERDE SICAK AŞ PİŞMİYOR”

Az sayıda cemaate batıl düşüncelerin peşine gitmeyin çağrısı yapan Yağmur: “Bizi bu hale getiren, bizi bir birimize düşüren, kanımızı akıtan, kardeşler arasında kin ve nefreti sokan batılılar değil mi? Bugün İslam halinin bu hale gelmesinin en büyük faktörlerinden biri batılılardır. Bugün kardeş kanı akıtmak için çaba sarf etmiyorlar mı?. Dünya üzerindeki oynanan fotoğrafa iyi bakın. Mesele sadece Sur meselesi değil, mesele sadece hendek meselesi değil. İyi algılamalı, hakikate bu pencereden bakabilmeliyiz. Yaşanan olaylara bir bakın Allah aşkına. Sur esnafı ve gariban kardeşlerim mağdur. 1 Aydır esnaf dükkanını açamıyor ve evine ekmek götüremiyor. Evinde sıcak aş pişiremeyen insanlar var. Millete nasıl iş düşüyorsa devlete aynı şekilde büyük iş düşüyor. Acilen kriz masalara kurulmalı, kriz masası derken kriz oluşturma masaları değil, sorunları çözme masaları kurulmalı. Ve derhal şu vatandaşın, esnafın acil bir şekilde protokollere takılmadan insanların mağduriyetleri giderilmelidir. Aksi takdirde önümüzdeki günlerde Allah muhafaza sosyal patlamalar meydana gelebilir” şeklinde hutbe verdi. 

ulu-cami-(14).jpg

Öldürmekle sorun çözülmez

Çatışmalara karşın Cuma namazı için Ulu Camii’yi tercih eden İsmail İnci ise, “Sur ilçesinde berber dükkânım var. 25 günden bu yana dükkânınım kapalı Ulu Camii’nin kapalı olması içime sinmiyor.  37 yaşındayım ve 15 yıldır bu mahallede esnafım. Bir aydır dükkânımı açamıyorum. İnanın bir ay beni altı ay geriye götürdü. Ama Ulu Camii’nin kapalı olması çok dokunuyor bana. Manevi olarak içim eziliyor, yüzyıllardır ezan sesi kesilmedi burada. Şimdi ise ezan okunamıyor ve Cuma bile güçlükle kılınıyor. Canımızın emniyeti yok ama maneviyatımız sarsılınca göze alıp geldik. Yine geleceğim. Öldürmekle ne Türk ne Kürt biter. Zaten yıllarca ölmediler mi? Bu işin silahla çözülmeyeceği açık. Ya arkadaş sen her türlü oyunu alıyorsun zaten. Daha ne istiyorsun milleti işinden, ekmeğinden, canından ediyorsun. İnsan bu kadar destek gördüğü kendi evine ateş atar mı? Bu barış dediğimiz şey artık bir tercih değil buralar için zarûrettir.”

‘Namazımı ağlayarak kıldım’

Esat Aydın adlı 60 yaşındaki esnaf ise, “Bu çarşıya 7 yaşındayken geldim. Şimdi 60 yaşındayım. 53 senem geçmiş. 53 senede ben böyle bir şey görmedim. Ulu Camii’nin minaresine uzaktan bakıp gözyaşı döküyorum. İçim kan ağlıyor. Böyle bir şey olabilir mi Allah’tan Muhammed’den hiç mi korkunuz yok. Yeni emekli oldum, 3-5 sene daha huzurla yaşar sonra ölürüm diye düşünürdüm. Bu son ömürde şu yaşadıklarım gösterdi ki kısmetimde yokmuş. Artık hiçbir beklentim kalmadı, tek korkum çocuklarımın ve torunlarımın geleceği.”

Normal zamanda 10 bin kişinin namaz kıldığı ve cemaatin sokağa taştığı camide 200 kişilik cemaat toplana bildi. Kılınan namazın ardında barış için dua edildi. Kılınan namazın ardında caminin kapısına tekrar kilit vuruldu.

Haber: İlyas AKENGİN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.