1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Temelli: Onurlu barışı inşa etme zamanı
Temelli: Onurlu barışı inşa etme zamanı

Temelli: Onurlu barışı inşa etme zamanı

 Diyarbakır’da konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Hep birlikte faşizme karşı demokratik mücadelemizi yükselteceğiz. Onurlu barışı, demokratik müzakereyi var etmek şimdi bizim boynumuzun borcudur.  Şimdi hep birlikte bunu inşa edeceğiz” dedi.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Örgütü’nin “Onurlu barış için demokratik çözüm” şiarıyla İstasyon Meydanı’nda miting düzenledi. Mitinge HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, DTK Eşbaşkanlık Divanı üyeleri ve HDP'li milletvekilleri katıldı.

 ANKARA GAR’IN HAFIZALARA KAZINAN KARE

 Mitinge, Ankara Gar katliamında kızını kaybeden ve o anda eşiyle beraber çekilen fotoğrafla hafızalara kazınan Suruç Belediye Eşbaşkanı Hatice Çevik de katıldı.

 Siyasilerin konuşmalarıyla devam eden mitingde KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek’in ardından ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü konuşmasını yapmak üzere sahne çıktı.

 ESP EŞ GENEL BAŞKANI: NE YAPACAKSIN BU SİLAHLARI?’

 5 Haziran 2015’te DAİŞ’in bombalı katliamı ve Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan ESP Genel Başkanı Tümüklü, “Son 4 yıldır bu coğrafya kan ve gözyaşıyla, yasaklar ve zulümle yönetiliyor. Egemenler bir rejim krizi içinde. En küçük hücrelerine kadar krizi yönetemiyorlar. Bu rejim krizini çözmek için hep aynı taktikle, faşizmi yükselterek geliyorlar. Faşizm demek, Hasankeyf demek, Cudi demek. Her yeri bombalıyorlar. Yetmiyor, Rusya’dan S-400 alıyorlar. Sen ne yapacaksın bu bombaları, bu kadar maliyet, ezilenlerin haklarını bastırmak için kıllanacaksın. Savaş senin geninde var, çünkü yönetemiyorsun. Savaş olmadığında, OHAL ve KHK düzeninde yasaklar başlıyor. Kayyumlar atıyorsun, meydanları yasaklıyorsun” ifadelerini kullandı.

 ‘BARIŞ TALEBİNİ BOMBALADILAR’

 2015 yılında DAİŞ’in gerçekleştirdiği bombalı katliamları hatırlatan ESP Genel Başkanı Tümüklü, “Katliamlara girişiyorsun. İşte bu meydan kanlı bir meydan. 5 Haziran’da bu meydanda başlayan prova, Rojava devrimini sabote etmek içindir. 20 Temmuz’da 33 düş yolcumuzu, Türkiye halklarını bombaladılar. Ankara’da toplanan yüzbinlerce emekçiyi, ezileni, barış talebini, bombaladılar. Canlarımızı aldılar. Bu savaşlara, OHAL düzenine, savaşlara teslim olduk mu? Boyun eğdik mi? Çünkü biz tarihin yapıcılarıyız. Barışın, özgürlüğün ve eşitliğin tarihinin yapıcılarıyız” diye konuştu.

 TÜMÜKLÜ: BİZ ÜÇÜNCÜ CEPHEYİZ

Tümüklü, “Bizler üçüncü cepheyiz. Savaşta direnmek istiyorsak, direnenleri yan yana getirmemiz gerekiyor. Üçüncü cephe olarak, emekçileri bir araya getirmeliyiz. Mutlaka geleceği bizler, direnenler, barış ve özgürlük kazanacak” dedi.

 BOZGEYİK: BARIŞ DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ

 

Onun ardından konuşan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise, İstasyon Meydanı’ndan barış taleplerini haykırdıklarını ifade etti.

‘DEMOKRATİK ANAYASA TALEBİMİZDİR’

 Ülke sorunlarının savaş politikalarıyla çözülemeyeceğini kaydeden Bozgeyik, “Kutuplaşma, sürekli gerginlik yine karanlık bir noktaya sürükleyecektir. Türkiye halkları, gençler, kadınlar olarak yeniden toplumsal bir sözleşme ve demokratik müzakere üzerinden yeni bir demokratik anayasa bizim talebimizdir. Bunu hep birlikte başaracağız” diye konuştu. 

 Kürtler, Türkler kol kola vermeli

Halkların Demokratik Kongresi HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ise, “7 Haziran 2015’da bu ülkede barış umudunun, kardeşliğin doruğa ulaştığı tarihtir. Kürtler, Türkler ve Türkiye’nin bütün halkları, kol kola, eşit ve demokratik bir ülke için Meclis’e gittiler. HDP’nin kazanımı, aslında yıllardır bedel ödeyen Kürdistan halklarının kazanımıydı. AKP iktidarı bunu kendisi için tehdit olarak gördü. 8 Haziran sabahı MHP ve devletin derin güçleriyle ittifak geliştirdi” dedi.

Bu ittifakın tek amacının ise, iktidarda kalmak ve Kürt halkının kazanımlarını yok etmek olduğunu söyleyen HDK Eş Sözcüsü Koçyiğit “Türkiye’de, Güney’de, Rojava ve Rojhilat’ta Kürtlerin haklarını, siyaseten kazanımlarını sınırlandırmak istediler. Bunun için 5 Haziran’da bombalar patladı. Suruç katliamı gerçekleşti. Arkasından Ceylanpınar’da faili meçhul ne olduğu belli olmayan 2 polis öldürüldü ve sonra 24 Temmuz’da sınır ötesi başladı. O gün bugündür, bizler savaşla, şiddetle, kanla, gözyaşıyla terbiye edilmeye çalışıyoruz. Barış irademiz yok edilmeye çalışılıyor. Kürtlerin, Suriye’de, Araplar, Çerkesler, Süryanilerle ve bütün halklarla kurduğu Rojava devrimi boğulmak isteniyor” diye konuştu.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE ELEŞTİRİ

Daha sonra konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise, onuru barış ve demokratik çözümden yana olduklarını söyledi. Toplumsal barış ve demokrasiden ödün vermeyeceklerini ifade eden Temelli, “Bu ülke büyük bir kabus içinde. Bu kabusun adı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, bu kabusun adı AKP-MHP bloğu… Şimdi bu kabustan kurtulma zamanı. Hep birlikte faşizme karşı demokratik mücadelemizi yükselteceğiz. Ama hep birlikte demokratik müzakerenin yolunu da açacağız. Onurlu barışı, demokratik müzakereyi var etmek şimdi bizim boynumuzun borcudur.  Şimdi hep birlikte bunu inşa edeceğiz. Bu iktidar yolun sonuna gelmiştir. Tükenmiştir. Bu sistem arızalıdır.  Bu hastalığın çaresi demokrasidir, onurlu barıştır. Biz çareyi gösteriyoruz. Ama onlar savaşta ısrar etmeye devam ediyorlar. Ne kadar ısrar ederlerse etsinler bu ülkede barışı mutlaka hayata geçireceğiz. Demokrasiyi hayata geçireceğiz” dedi.

“KÜRDİSTAN’I ALPARSLAN’A SORUN”

Temelli, seçim öncesi hükümetin Kürtler ile ilgili söylemlerine de değindi. Seçimden önceki tutumlarını hatırlatan Temelli, “Seçim zamanı buraya, bu meydana geliyorlar. Şirinlik yapıyorlar… Kürtçe konuşuyorlar. Kürdistan diyorlar. Seçim bitiyor, 31 Martta ve 23 Haziran’da Kürt tokadını yiyince Kürtçeyi unutuyorlar. Kürdistan’ı unutuyorlar. Gitmişler kitaplardan Kürdistan sözcülüğünü çıkartıyorlar. Evliya Çelebi’ye kadar gitmişler… Evliya Çelebi’nin hatırlarından Kürdistan sözcüğünü ayıklıyorlar. Bence daha geriye gidin. 1070’lere gidin… Bir bakın Alparslan geldiğinde kim karşılamış onları? Kürdistan’ı da öğrenin, Kürtleri de öğrenin. Bunlarda tarih bilmez. Bunlar halkları tanımaz. Bunlar kültürden, insandan bihaber. Bunlar yıkıcı. Tarihi, kentleri, kültürü yıkmakla meşhurlar. Bizde bunlara inat, tarihimize, kimliğimize, kültürümüze sahip çıkacağız. Böylece hep birlikte bir geleceğiz inşa edeceğiz. Bir arada yaşayacağız” diye konuştu.

TEMELLİ’DEN DAVUTOĞLU’NA: ERDOĞAN’LA GELDİLER, ERDOĞAN’LA DA GİDECEKLER

Temelli’nin gündeminde isim vermeden yeni parti kuracağı belirtilen eski başbakan Ahmet Davutoğlu’da vardı. İsim vermeden Davutoğlu’nun sokağa çıkma yasakları dönemindeki rolüne değinen Temelli, “Dönmüşler bit pazarından cevher arıyorlar. Bizim hafızamız fil hafızası fil… Asla unutmayız… Sur’u yakıp yıkanları, Sur’dan Toledo yapmaya kalkanları asla unutmayacağız. Unutmadıkta… Gelip buralarda dolaşmasınlar. Onlar tarihin çöplüğünde yerini aldılar. Onlar işçiye düşman, onlar kadına düşman, onlar sana bana Kürde düşman… İşte o yüzden onların yeri tarihin çöplüğüdür. Hepsini süpürüp tarihin çöplüğüne atacağız. Erdoğan’la geldiler, Erdoğan’la da gidecekler” dedi.

“SURİYE HALKININ İRADESİNE SAYGI GÖSTERECEKSİN”

İktidarın savaştan başka bir şey bilmediğini ifade eden Temelli, sınır ötesi askeri harekatları hatırlatarak şunları söyledi: “Yok Pençe 1, yok pençe 2… Sürekli sınır ötesi harekat, Suriye sınırına yığınak… Sonrada çıkıyorlar, çözüm adına ahkam kesiyorlar. Sen çözüm mü istiyorsun? O zaman Suriye halklarına saygı göstereceksin. Suriye halklarının, geleceği belirleme iradelerine saygı göstereceksin. Türkiye’de barış, Ortadoğu’da barış diyeceksin. Ancak o zaman Türkiye’nin de, Ortadoğu’nun da sorunları çözülür. Halkların geleceğinin önü açılır. Oysa sen ne yapıyorsun? U çetelerle kol kola girip, Afrin’de olduğu gibi Suriye halklarına zulüm götürüyorsun, şiddet götürüyorsun. Savaş götürüyorsun. Eğer gerçekten bir çözümün peşindeysen, çık o Afrin’den. Afrin Afrinlilerindir. Afrinliler geri dönsün. Yerinden yurdundan edilenler geri dönsün.”

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.