1. YAZARLAR

  2. Ali Abbas Yılmaz

  3. Trump’ın rolü yalpalamak
Ali Abbas Yılmaz

Ali Abbas Yılmaz

Muhabir / Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Trump’ın rolü yalpalamak

A+A-

ABD devlet Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye'nin ‘Barış Pınarı Harekâtı’na yönelik alarak sarf ettiği cümleleri alt alta sıraladığınızda, konuştuklarında bir mantık silsilesi ya da herhangi bir tutarlılık bulmanın imkânı yok. Peki, ABD gibi kurumsal devlet politikası bulunan bir emperyal gücün başında bulunan birinin, birbirini boşa düşüren bu kadar çelişkili açıklamalar yapması ya da siyaseten böylesine yalpalaması normal mi?

Bizde olsa “Delidir ne yapsa yeridir” deyip güler geçeriz ama söz konusu olan ABD gibi dünya jandarması bir emperyal gücün başındaki zat olunca durup düşünmek gerekir. Sahi, Trump’ın derdi nedir, niye zırt pırt kendini gülünç duruma düşüren Twitter paylaşımları ile zırvalamanın zirvesine çıkıyor? Bu durumun mantıklı bir izahı olmalı.

Trump, başından beri Türkiye'nin ‘Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin yaptığı açıklamalarda “kırmızı çizgi” muhabbeti ile Türkiye’nin belli sınırlar içinde kalması uyarısını yineliyor. Demek ki, Türkiye ile ABD Başkanı Trump arasında üzerinde mutabakat sağlanmış belli sınırlar var ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da belirttiği gibi Fırat’ın Doğusu’nda 30 kilometrelik bir sınır çizgisi var. Ancak Türkiye’nin ‘Barış Pınarı Harekâtı’na onay veren Trump’ın, IŞİD’li tutukluların ve ailelerinin bulunduğu kamplardan Türkiye’nin sorumlu olacağı yönünde sözleri de vardı. Oysaki söz konusu bu “ihale” için 30 kilometrelik sınır hattı yetersiz kalıyor. Zira IŞİD’lilerin bulunduğu kamplara ulaşmak için bu mesafe yetmez. Öte yandan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 30 kilometre derinlikteki IŞİD’lilerin denetiminden sorumlu olduğu yönünde basına yansıyan açıklamaları da mevcut. Haliyle IŞİD konusunda kafalar karışık ve bütün bunlara Rusya devlet Başkanı Putin’in uyarıları da eklendi. Putin, Türkiye’nin ‘Barış Pınarı Harekâtı’na işaret ederek, "Harekât dolayısıyla tutuklu IŞİD'liler Suriye'nin kuzeydoğusundaki cezaevlerinden kaçabilir" uyarısı yaptı. Demek ki, Türkiye’nin harekâtının IŞİD’lilerle ilgili kısmında ne Türkiye’nin ne Rusya’nın ne de ABD’nin söyledikleri birbirini tutmuyor.

Bunu bir kenarda tutalım ve asıl Trump’ın dünkü açıklamalarına bir bakalım. Ne demişti Trump, "Ya oraya asker göndereceğiz ve askeri olarak kazanacağız ya Türkiye'yi finansal olarak ve yaptırımlarla sert bir şekilde vuracağız ya da Türkiye ve Kürtler arasında bir anlaşma için arabuluculuk yapacağız!" Şimdi ilk seçeneği bir kalemde geçelim çünkü herhangi bir inandırıcılığı yok. Zira buna kargalar bile güler. Hem Suriye’den askerini çekmek için onca laf et sonra da asker yollayıp kazanmaktan bahset. Kime karşı ne kazanacak o da ayrı bir muamma. Neyse gelelim ikinci seçeneğe; ekonomik olarak Türkiye’yi “vurma”. Belki bunu yapabilir, zira Rahip Brunson meselesinde bu kozunu Türkiye’ye karşı kullanmış ve sonuç da almıştı. Ama şuan ki konjonktürde bu seçeneğin işlevsel olacağını da zannediyor olamaz. Zira Türkiye’nin şu aşamada “ekonomik kriz” üzerinden bir geri adıma yanaşmayacağını Trump da ABD de çok iyi biliyor. Geriye kala kala ABD’nin, “Türkiye ve Kürtler arasında bir anlaşma için arabuluculuk yapma” seçeneği kalıyor ki, Trump tam da bu seçenek üzerinden manevra alanını genişletmeye bakacak.

ABD medyasına da yansıyan, Trump’ın Türkiye’nin harekâtına ilişkin yalpalamalarından kaynaklı Dışişleri ve Savunma bakanlıkları ile arasındaki “gerilimi”, “Türkiye ve Kürtler arasında bir arabuluculuk” seçeneği üzerinden yumuşatmaya çalıştığı, vs.

Trump’ın yalpalamaları konusunda kim ne düşünür bilmem ama bana göre ABD’nin Suriye politikasında Trump’a biçtiği rol çelişkili açıklamalarla kafa karışıklığı yaratmak ve ortalığı bulandırmak. Yoksa ABD’nin kurumsal devlet politikasına karşı Trump gibi ne zaman ne yapabileceği “öngörülemez” birinin bu kadar da hareket serbestisi olacağına ihtimal vermiyorum.

ABD Başkan seçerken, vitrinine birini koyarken, onun ABD’nin o günkü politik yönelimlerinden bağımsız olabileceği kanaatinde değilim. Trump ile ABD’nin politik tutumu arasında çelişki yerine danışıklı dövüş olduğu görüşündeyim. Trump, sadece kendisine biçilen rolü oynuyor hepsi bu. Allah var, rolünü de iyi oynuyor. Trump’ın yalpalamaları üzerinden ABD kendinse manevra alanı elde etmeye çalışıyor vesselam.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 499 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.