Turizm bölgenin kalkınmasında çok önemli bir kaldıraçtır
10 yıllık Bölge Planı devrede
Ajansın faaliyetlerinin bölgenin çehresini değiştirecek etkilerinin ortaya çıkması için biraz daha zamana ihtiyaçları olduğuna vurgu yapan Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral, Bölgeyi 2023 hedeflerine ulaştıracak ve tüm kurumlar için yol haritası işlevi görecek 10 yıllık Bölge Planının hayata geçtiğini söyledi.
7 bin 500 kişiye iş imkânı
Bölgede kuruluşundan bu güne kadar yürüttükleri mali destek programları sayesinde 230 milyonu geçen bir kaynağı harekete geçirdiklerini ve Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarını çok önemsediklerini ifade eden Maral, “2012 yılında çalışmalarına başlanan ve yakında altyapı çalışmalarına başlanacak olan, Tekstil İhtisas OSB’nin tamamlanması ile birlikte 7 bin 500 kişiye iş imkânı sağlanacak” müjdesini verdi.
Organik Tarımı destekliyoruz
Tarımda klasik bakış açısını bırakmak gerektiğini ve bu nedenle organik tarım faaliyetlerini desteklediklerini belirten Maral, “Tarımda değer zinciri yaklaşımını önemsiyoruz. Organik tarım konusunda tarladan sofraya, pazarlama da dahil bir sistemin olmasını amaçlıyoruz. Tarım İl Müdürlüğü kapama meyve bahçeleri konusunda çok önemli destekler verdi. Önümüzdeki dönemde yürütülen bu çalışmaların meyvelerini almaya başlayacağız” dedi.
1 milyon turist hedefimiz var
Bölgede turizm ve sanayinin çok ciddi bir atak gerçekleştirmek üzere olduğunu ve turizmin bölgenin kalkınmasında kaldıraç işlevi göreceğini belirten Maral, “Bölge planımızın performans göstergeleri bu noktada çok önemli. Diyarbakır ve Şanlıurfa için 2023 yılı ihracat hedefimiz 3.5 milyar dolar. Bunların gerçekleşmemesi işten bile değil. Ayrıca Diyarbakır için 1 milyon turist hedefimiz var. Bu hedeflerimize ulaşmak için tüm kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde çalışıyoruz” diye konuştu.
Türkiye’deki bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek için kurulan 26 Kalkınma ajansından biri olan Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hasan Maral ile Ajansın faaliyetleri, Bölgede uygulanan destek programları, Ajansın çalışmalarının bölge ekonomisindeki somut etkileri ve Ajansın uluslararası kuruluşlarla ilişkileri üzerine konuştuk.

Karacadağ Kalkınma Ajansının kuruluşundan ve amaçlarından bahsederimsiniz?
“7 yılımızı geride bırakmış olduk”
Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral, “ Türkiye’de kalkınma ajansları 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren kurumlardır. İlk önce 2006’da pilot olarak İzmir ve Çukurova kalkınma ajansları faaliyetlerine başladı. 2008 yılı itibariyle de geri kalan diğer ajansların kuruluş kararnameleri resmi gazetede yayımlandı. Karacadağ Kalkınma Ajansı da 2008’deki Bakanlar Kurulu Kararıyla faaliyetlerine başladı. Ajansımız çalışmalarına fiili olarak 2009 yılının Ağustos ayında başladı. 5 Aralık 2009 tarihinde de resmi açılışını yaptı. Bu gün itibariyle 7 yılımızı geride bırakmış olduk.
“Temel amacımız bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermektir”
Ajansların temel amacı bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermektir. Bunun yanısıra bölgeye yatırımcı çekmek, bölgenin potansiyellerini açığa çıkarmak, bölgenin potansiyelinin, imkânlarının tanıtımını yapmak ve bu vesileyle de bölgenin kalkınmasını sağlamak gibi çok önemli görevlerimiz var.
“230 milyonu geçen bir kaynağı bölgede harekete geçirdik”
Faaliyetlerimiz içerisinde bölgenin tanıtımı olduğu gibi, bütçemizin belli kısmı ile de mali destek programları (hibe) uyguluyoruz. Bugüne kadar neredeyse her yıl bölge planımızın işaret ettiği sektörlere maddi destek sağladık. Gerek özel sektör olsun gerekse de STK’lar kamu kurum ve kuruluşları bizim desteklerimizden, program türlerine göre faydalanabilmektedir. Kamu kurum kuruluşları ve diğer paydaşların, özel sektörün eş finansmanıyla birlikte 230 milyonu geçen bir kaynağı bugüne kadar bölgede harekete geçirdik. Bu yıl da yine aynı çalışmalarımızı sürdürdük ve geçtiğimiz günlerde de bu programlarımızın sonuçlarını ilan ettik. Şu anda bu projelerimizin sözleşmelerini imzalıyor, ayrıca önceki yıllarda uygulanmaya başlanan projelerin izlemelerini sürdürüyoruz.
Ajans olarak 7 yıldır bölgede faaliyet yürütüyorsunuz. 7 yıllık faaliyetinizin sonuçlarının bölge kalkınmasında ne gibi yansımaları oldu? 7 yıllık emeğinizin bölgenin kalkınmasındaki somut gelişmeleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
“Proje hazırlama eğitimleri verdik”
Ajansımızın bölgeye yönelik kilit hamleleri oldu. Az önce mali destek programlarımızdan bahsettim. Mali destek programlarımızla özel sektöre ya da ilgili paydaşlara destek verirken, bu programların hazırlık ve başvuru aşamasında da proje eğitimleri gibi önemli çalışmalarımız oldu. Destek programlarının ilanına çıkarken ihtiyaç duyan herkese proje hazırlama eğitimleri verdik. Proje hazırlama eğitimlerine olan ilgilinin yüksek olması nedeniyle teklif çağrıları haricinde de ihtiyaç duyanlara proje hazırlama eğitimleri vermeye devam ediyoruz. Bölgede bu sayede bir proje hazırlama kültürü oluşmuş oldu. Somut gelişmelerden birisinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında malumunuz ulusal kalkınma planları var ve bölge planları bunun altında yer alıyor. Bölge planlarını da artık Ajanslar hazırlıyor ve uygulamalarını takip ediyor.
“Bölgenin yol haritası niteliğinde bir kalkınma planımız var”
Planlamaların merkezi düzeyde yapılması ve bölgelerde uygulanması malumunuz zor oluyor. Kalkınma ajanslarının kurulmaya başlanmasıyla, planlama yapma yetkisi ajanslara verilmiş oldu. Ve biz faaliyetlerimize başlar başlamaz 2009’dan sonra 2010-2011 yıllarında hızlı bir şekilde ön bölgesel gelişme planı uyguladık. 2011-2013 yıllarında bir bölge planı daha hayata geçti. Şimdi ise bizi 2023 hedeflerine ulaştıracak 2014-2023 yılları arasındaki 10 yıllık bir dönemi kapsayan bölge planımız yürürlükte. Bu plan bölgenin tüm aktörlerinin katılımıyla çoğulcu bir şekilde hazırlandı. Şu an bölgenin tüm aktörlerinin katılımıyla hazırlanmış ve bölgenin yol haritası niteliğinde bir kalkınma planımız var.

“Organize Sanayi Bölgesinde doluluk oranı % 100’e ulaşmakta”
Bahsedilen Ajans faaliyetlerinin yanısıra bölgenin sanayi alt yapısını geliştirmeye gerçekten çok büyük önem verdik ve bunun üzerine gittik. Valilerimizin bu sürecin genelini sahiplenmeleri bizim için büyük bir şans. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde şuan doluluk oranları neredeyse % 100’e ulaşmakta. Başbakanımızın da açıkladığı bir yatırım paketi var ve burada ciddi talepler söz konusu. Organize sanayi bölgeleri ile ilgili çalışmalarımız hem Diyarbakır’da hem de Şanlıurfa’da devam etmektedir.
Bu faaliyetleri biraz daha somutlar mısınız?
“Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile geleceğe dair projeksiyonlar da yapıyoruz”
Organize sanayi Bölgesine bir yatırımcı geldiğinde çoğu zaman önce ajansımıza uğruyor. Biz organize sanayi bölgesi ile her zaman irtibat halinde olduğumuz için yatırımcımıza uygun yatırım alanı önerisinde bulunma şansımız oluyor. Yine, ajans olarak Organize Sanayi Müdürlüğü ile geleceğe dair projeksiyonlar da yapıyoruz. Mevcut durum ne, gelecekte hangi yatırımlara hangi alanları tahsis edebiliriz? Bu tarz çalışmalara teknik anlamda katkı sunmaya çalışıyoruz. İşletmelerin parsel taleplerinde Organize Sanayi Bölgesi ile istişare halindeyiz. Onların talep ettikleri İşletme yapıları, yatırım nitelikleri hakkında da kanaatlerimizi belirtiyoruz.
“7 bin 500 kişiye iş imkânı sağlanacak”
İlimizde ayrıca Tekstil İhtisas OSB çalışmaları var malumunuz. 2012 yılında çalışmalarına başlandı ve tamamlandığı taktirde 7 bin 500 kişiye iş imkânı sağlanacak. Valilerimizin önderliğinde yürütülen bu çalışmanın başından sonuna kadar ajansımız yer aldı. İhtiyaç analizleri ve fizibiliteler Ajansımız tarafından yapıldı. Yer seçim süreci ve planlama çalışmalarına gerekli katkıları sunduk. Tekstil İhtisas OSB’nin paydaşları Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası ve Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İşadamları Derneği’dir. Başta da belirttiğim gibi Diyarbakır Valiliğinin önderliğinde ve yönlendiriciliğinde yapılan çalışmalar meyvesini verdi. Tekstil İhtisas OSB bu yıl Mayıs ayında tüzel kişilik kazandı ve inşallah bir aksilik çıkmazsa 2017 yılında ilk kazma vurulacak. İşletmeler artık orada çalışmalarına başlayacak.
Tarım sektörüne yönelik destek programlarınız nelerdir?
“450 bin hektarlık alan sulamaya açılacak”
GAP bölgesinde yer alıyoruz ve bölgeye yönelik mega baraj projeleri var. Diyarbakır’da Silvan barajı başta olmak üzere önümüzdeki dönemde önemli projeler bir bir hayata geçecek. Diyarbakır ilinde toplam tarımsal alan 700 bin hektar civarındadır. Sulama olanakları tam olarak gelişir, bölgeye yönelik projeksiyonlar hayata geçerse yaklaşık 450 bin hektarlık bir alanın sulamaya açılması söz konusu. Bu inanılmaz bir rakamdır. Tarımsal alanımızın neredeyse %60’ını geçen bir kısmının sulamaya açılmasından bahsediyoruz. Burada tabii ki, çok önemli verim artışları olacaktır. Burada da en önemli kriter bilinçli bir şekilde tarımsal faaliyet yürütebilmektir. Bölgemiz kadim bir bölge. Diyarbakır ve Şanlıurfa illeri Kuzey Mezopotamya da, bereketli hilalin ucunda yer alan, tarihe tanıklık etmiş iki şehir. Buğday, nohut ve koyun bu bölgede evcilleştirildi. Bu kadim kimliğimizin barındırdığı potansiyel hala devam etmektedir.
“Organik tarıma iki yıldır destek veriyoruz”
Bölgemizin çok genç bir nüfus potansiyeli var ve tarım bizim açımızdan turizm ve sanayi gibi yadsınamaz önemde. Ajans olarak organik tarıma son iki yıldır destek veriyoruz. Bu noktada GAP Bölge Kalkınma İdaresiyle yakın işbirliği içerisindeyiz. GAP Bölge Kalkınma İdaresi bölgedeki dokuz ile hitap eden üç Ajansla bir çalışma yürüttü. Geçen sene biz ve İpekyolu Kalkınma Ajansı bu çalışmayı yürüttük. Özellikle Kuzey ilçelerimiz organik tarım potansiyeline sahip yerler. Bu ilçelerimiz bakir topraklara sahip olduğu için buraların değerlendirilmesi lazım. Organik Tarım Değer Zincir Mali destek programımızda özel sektöre %50, kamu kurum kuruluşlarımıza ise %65 %75 bandında hibeler verdik. Uygulanan ve uygulanacak olan tüm projeler görünürlüğü olan başarılı projeler. GAP bölgesindeki 9 ilde de bu çalışmaların uygulanıyor olması organik tarım alanındaki farkındalığını artırıyor. Organik tarımın yanısıra uyguladığımız diğer mali destek programlarımızda da gıda ürünlerini işlemeye yönelik desteklerimiz mevcuttu. Tarımsal ürünlerin işlenip paketlenmesi, pazara sunulması gibi alanlarda ajansın kuruluşundan bu yana desteklerimiz oldu.

Bölgedeki çiftçilerin organik tarım konusunda bilinçlendirilmesi yönünde bir çalışmanız oldu mu?
“Projelerimizde eğitim faaliyetleri var”
Tabii ki, zaten bahsetmiş olduğum organik tarım mali destek programlarımıza eğitim faaliyetini de koyuyoruz. Yani, bize proje sunan kamu kurum kuruluşları özellikle kendi faaliyetlerine bu eğitim çalışmalarını da zaten ekliyorlar. Ayrıca GAP Bölge Kalkınma İdaresi de Tarım İl Müdürlüklerimiz de kendi bünyelerinde bu eğitim faaliyetlerini sürdürüyorlar. Örneğin tamamen çiftçi eğitimine odaklı GAP TEYAP gibi çalışmalar söz konusu.
“Diyarbakır’daki organik tarım alanlarının haritasını çıkaran bir çalışmaya destek verdik”
Ajansımız, 2010 yılında GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Diyarbakır’daki organik tarım alanlarının haritasını çıkaran bir çalışmaya destek verdi. Çalışma ile organik tarıma elverişli alanlar ve buralara uygun ürün desenleri belirlendi.
Pazar esnaflarıyla görüşmelerimizde pazardaki ürünlerin tamamına yakının Adana, Mersin, Antalya gibi illerden karşılandığı bilgisini alıyoruz. Diyarbakır’da tarımsal ürün kapasitesi ve çeşitliliği neden bu kadar yetersiz, sizin ajans olarak buna yönelik bir araştırmanız oldu mu?
“Değer zinciri şart”
Biliyorsunuz tarım iklim koşullarına bağlı bir faaliyettir. Bazı durumlarda başka illerden ürünün gelmesi tarımın doğasında var. Ama bazı ürünlerin bölgede tam anlamıyla üretime geçebilmesi için biraz zamana ihtiyacımız var. Yürüttüğümüz çalışmalar uzun bir geçmişi olmayan çalışmalar. Tarımsal anlamda bölgenin kaderini Ajansın mevcut bütçe imkanları ile değiştirmesi tek başına yeterli değil. Bu nedenle yaptığımızın çalışmaların farkındalığa katkı sağlamasını hedefliyoruz. Değer zinciri konusunda bir bilinç oluşturmaya çalışıyoruz. Tarladan sofraya bir değer zinciri oluşturmanın ve pazarlamanın da bu sürece dahil edilmesinin öneminin farkındayız. Çalışmalarımız bu eksenler üzerinden gidiyor. Tarım İl Müdürlüğü kapama meyve bahçeleri konusunda yıllardır çok önemli destekler veriyor. Önümüzdeki dönemde yürütülen bu çalışmaların meyvelerini almaya başlayacağız. Başta badem olmak üzere diğer meyve türleri konusunda belli bir yere geleceğiz, bunlar işlenecek paketlenecek. Bismil’de seralarımız var, her ne kadar ilk zamanlar ayakta kalmak için ciddi çabalar sarf ettilerse de, artık belli bir kapasitenin oluştuğunu pazardaki ürünlerden görebiliyoruz. Bu tür örneklerin yaygınlaşabilmesi için biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.
“Katma değeri yüksek üretime geçiş…”
Bütün bu gelişmelerde, az önce bahsettiğimiz eğitim, bilinçlendirme faaliyetlerinin de büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Bölgemizin potansiyeli çok yüksek. Bu potansiyelimizin farkına varıp, potansiyellerimizi açığa çıkaracak projeleri hayata geçirerek bunları katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Şuan bölgenin tüm aktörleri sinerji halinde bunu oluşturmaya çalışıyor.
Ajansınızın uluslararası kuruluşlarla ilişkisi, iletişimi nasıl, biraz bu konudan bahseder misiniz?
“Belli dönemler yurt dışında tecrübe paylaşım çalışmaları da yürütüyoruz”
Ajansımızın önemli işlevlerinden biri de bölgemizi ulusal ve uluslararası arenada tanıtmaktır. Gerek fuar katılımlarıyla gerekse de ikili işbirliği çalışmalarıyla ajansımızı tanıtmaya gayret gösteriyoruz. Yürütmüş olduğumuz AB projeleri var. “Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor” adı altında 9.5 Milyon Euro’luk Göbeklitepe gibi kadim bir eserin üstünün kapatılmasını içeren mega bir projemiz var. Avrupa Birliğinden alınan destekle şuan projeye başlandı ve saha çalışmaları yürütülüyor. Bölge Planı stratejilerinin etkin bir şekilde hayata geçirilmesi için Bulgaristan, Almanya, İspanya gibi ülkelerin de ortak olduğu bir projemiz, sivil toplum diyalogunun geliştirilmesi kapsamında destek almaya hak kazandı. Belli dönemler yurt dışında tecrübe paylaşım çalışmaları da yürütüyoruz. Bölgemizin tanıtımını yaparak, ilgili kurum kuruluşların bölgeden haberdar olmalarını sağlıyoruz.

“Genç çiftçilerimiz Japonya’ya giderek modern tarım yöntemlerini yerinde inceledi”
Japonya Uluslararası İşbirliği Örgütünden (JICA) geçen bir proje desteğimiz var. Tamamen teknik danışmanlık hizmeti. Tarıma dayalı sanayiyi bölgede geliştirme adına Japonlardan teknik destek alacağız. Klasik üretim tarzından katma değerli üretime geçiş için iki yıl boyunca Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki işletme ve üreticilere teknik destek ve eğitimler verilecek. Biz ilk etapta genç çiftçiler, kamu ve özel sektör çalışanlarından oluşan ve 35 yaşın altındaki 15 kişilik bir heyeti bu Eylül ayında Japonya’ya gönderdik. Bu sayede modern tarım yöntemlerini yerinde inceleme şansları oldu. Dönüşlerinde bu heyetteki katılımcılar ile yaptığım görüşmelerde ziyaretin çok verimli geçtiğine tanık oldum.
Ajansınızın bölgenin geleceğine dair hedeflerinden bahseder misiniz?
“Bölge nüfusunun %55’e yakını 24 yaşın altında”
Başbakanımız 4 Eylül’de Bölgenin cazibe merkezi haline gelmesini hedefleyen bir program tanıttı. Bu program, bünyesinde birçok destek unsurunu barındırması nedeniyle çok önemli. Burada anahtar teslim fabrika gibi bölgeye yatırımcıyı çekebilecek önemli destek kalemleri mevcut. Bu tarz çalışmalar bölgeye olan ilgiyi arttırıyor. Bölgenin potansiyelini bir nebze de olsun açığa çıkarmanın yolu buradan geçiyor. Bölge nüfusunun %55’e yakını 24 yaşın altında. İşsizlik rakamları her ne kadar Türkiye ortalamasının üzerindeyse de bu tarz hamlelerle hızlı bir şekilde bu işsizliğin eritilmesi de söz konusu. Çünkü kalifiye, çabuk adapte olan genç bir nüfusumuz var ve iş olanaklarının arttırılmasıyla kısa süre içerisinde bölgenin işsizlik sıkıntısını aşabileceği düşüncesindeyim.
“Bölgede turizm ve sanayi çok ciddi bir atak gerçekleştirmek üzeredir”
Diyarbakır ve Urfa’nın kadim şehirler olmasından kaynaklı turizm bölgenin kalkınması için kaldıraç potansiyeli olan bir alandır. Önümüzdeki dönem bölgeye yönelik projeleri olan aktörlerin harekete geçmesi ile turizmin de canlanacağını düşünüyoruz. Bölgede turizm ve sanayi çok ciddi bir atak gerçekleştirmek üzeredir. Bütün göstergeler bu yöndedir. Bizim bölge planımızın da göstergeleri var, Diyarbakır, Şanlıurfa için 3.5 milyar dolar gibi bir ihracat hedefimiz var, 2023 yılı için söylüyorum. Bunların gerçekleşmemesi işten bile değil. Hakeza 1 milyon turist hedefimiz var. Bu hedeflerimize ulaşmak için tüm kurum ve kuruluşlarımızla çabamızı sarf ediyoruz.”
Ali Abbas Yılmaz /Özel haber




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.