Vatandaşın derdi seçim değil geçim!

Vatandaşın derdi seçim değil geçim!
Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde konuştuğumuz vatandaşların ortak derdi, Sur’da yaşananlardan sonra gerekli ilgiden yoksun bırakılmaları.

Seçimden seçime uğrayan vekillere tepki duyan vatandaşlar, “Sur’da yaşanan çatışmalarda kimse bize sahip çıkmadı. Bu saatten sonra hiç kimseden bir beklentimiz yok” diye sitem ettiler. Görüştüğümüz vatandaşların çoğunluğu hiçbir partiye oy vermeyeceklerini dile getirdiler.

Yaklaşan erken seçimlerden ve milletvekili adaylarından vatandaşların beklentilerini sorduk.

‘Halimizi hatırımızı soran yok, neden oy bekliyorlar ki?’

Sur mağdurlarından Hacı Abdulkerim Gültekin, seçimlerden de vekillerden de herhangi bir beklentilerinin olmadığını belirterek sitem etti. Gültekin, şunları söyledi: “58 yaşındayım. Önümüz seçim, milletvekillerinin hiç birine oy vermeyeceğim. Halimizi hatırımızı soran yok, neden oy zamanında ortaya çıkıp bizden oy bekliyorlar ki? Bakın sizin de gördüğünüz gibi yollar ne durumda? 3 ay evvel yolları yapmak için bozdular, daha da yapılmadı. Sur’da yaşanan çatışmalarda kimse bize sahip çıkmadı. Bu saatten sonra hiç kimseden bir beklentimiz yok.”

‘Bu saten sonra hiçbir milletvekili kapımıza gelmesin’

Sur esnaflarından Metin Uzunboy, “Ben 47 yaşındayım ve 15 yıldır da Sur’da esnafım. 2 yıl önce yaşanan çatışmalarda buraları yerle bir oldu. Hiç kimse gelip aç mısınız, açıkta mısınız diye sormadı. Ben şu anda bir esnaf olarak kiramı dahi çıkaramıyorum. Bugüne kadar milletvekilleri ne yaptı da ben bundan sonra ne bekleyeyim. Milletvekillerimiz; Ankara’da mecliste bir an olsun halkın sorunlarını, işsizlik problemini ve Kürtlerin yaşadığı sıkıntıları gündeme getirmiş mi? Güneydoğu’ya yatırım şart. Gece yarılarına kadar kahvede boş oturan işsiz gençlerimiz var bunlara bir iş kapısı oluşturmak için fabrikaların kurulması gerek.

 

İşsizlik sıkıntısı çözülürse tüm sorunlar çözülür. Ne bir olay ne bir kapkaç sorunu yaşanır. Diyelim ki ben iş yapamıyorum; ödemelerim, çeklerim ve senetlerim var. Adamlara verilmiş sözümü yerine getirmem lazım. Eee, bunları yerine getiremediğim zaman tabi ki bu olaylar zinciri benim psikolojimi bozar. İşin özü milletvekilleri bize ne yapmış? Maaşlarını ceplerine indirip oturuyorlar. Seçimden seçime milletvekillerinin yüzlerini görüyoruz. Gelirler esnafı ziyarete “nasılsın iyi misin” bu kadar devamı yok. Bu söylediklerim tüm partiler için geçerlidir. Hepsinin taktiği aynı… Açıkçası oy kullanmak istemiyoruz. Çünkü bize, vatandaşa bir destekleri yok. İş yapamama nedenlerim de biri de yolların bozuk olması. 3 aydır yollar yapılmıyor. Bir kepçe vurup bıraktılar. Bu yüzden vatandaş buradaki esnaftan alışveriş yapmıyor. Bu saatten sonra hiçbir milletvekili kapımıza gelmesin. Oy zamanı, menfaat zamanıdır. Ceplerine para indirip keyiflerini sürüyorlar. İktidara CHP gelmesin de kim gelirse gelsin” diye konuştu.

‘Halimizden utanmayanlara oyum yok’

Sur mağduru yaşlı amaca Hüseyin Çalış, Sur’da yıkılan evinin karşılığını tam olarak alamadığını söyledi. Çalış, şöyle konuştu: “54 yıldır Sur’da yaşıyorum. Evimizi yıktılar. 3 ay sokakta kaldık. Seçimlerde ben bir Kürt olarak HDP’ye oy vereceğim. Yıkılan evimiz karşılığında hükümet bize yeni evi; bizi 8 yıl borçlandırarak vermek istiyor. Bunu kabullenmiyoruz. Yıkılan evimin hakkını vermediler. Halimizden utanmayanlara oyum yok. İktidara oy vermeyelim. İnsanoğlu, insanoğluna bu hakareti reva görür mü?”

‘Kimseyi oydan mahrum etmeyeceğiz’

Sur’da yaşadıklarının etkisiyle tüm partilere tepki gösteren Resul Demir: “Sur’da evim yıkıldı. Hükümetten kira da almıyorum çünkü oğlum İŞKUR’da çalıştığı için. Devlet benim 150 metrekarelik evime 73 bin TL vermek istiyor. Daha sonra bu evi iki katına da satıyor. Böyle adaletsizlik mi olur. TOKİ’den ev veriyor fakat beni borçlandırarak. Evden eşyalarımı da çıkaramadım. Bana verdikleri para 7 bin TL. Sadece buzdolabı ve televizyonun fiyatı 7 bin TL. Sorunlar döngüsü böyle iken ben neden oy vereyim. Hane olarak beş oyumuz mevcut ve oy pusulasında tüm partilere mühür vurarak oyları geçersiz kılacağım. Kim kapımıza gelse de size oy verdik diyeceğiz. Kimseyi oydan mahrum etmeyeceğiz. Madem milletvekilleri menfaatçi, biz de menfaatçi olacağız. Bize ev versin, gençlerimiz istihdam edilsin biz de onlara oy verelim” ifadelerini kullandı.

‘Adaleti sağlayana oyumuzu vereceğiz’

68 yaşındaki Hacı Abdulkadir Temur ise şunları söyledi: “Biz bu milletvekillerini ve İktidarı istemiyoruz. Biz;  iyiliğin, huzurun, adaletin ve eşitliğin yanındayız. Milletvekilleri belirlediğinde kimse bize sormuyor. Kim aday olmalı diye halkın fikri alınmıyor. Adaleti sağlayana oyumuzu vereceğiz. Oy zamanında milletvekilleri kendilerini hoşbeş ediyorlar, arkalarını döner dönmez bizi unutuyorlar. Fakirler ölsün, zenginler sefası mı sürsün? Bu mudur adalet?”

Bakan söz verdi ama sorun çözülmedi

Sur’da ayakkabıcı tamirciliği yapan İbrahim Bozkurt ise seçimlerden ziyade yanı başında bulunan engelli bir arkadaşının sorunlarını dile getirdi.

Yaşlı ve engelli olan ayakkabı boyacısı Selahattin amca’nın yaşadığı sorunları paylaşan Bozkurt şunları söyledi: “Başkanlık sistemi referandumu öncesi Bakan Süleyman Soylu’nun Diyarbakır’ı ziyaretinde Sur’u gezerken; bu gördüğünüz yaşlı ve engelli amcayı kendilerine gösterip, evinin yıkıldığını burada uyuduğunu ve ona yardımcı olmasını istedik.2 yıldır burada iş yerinde yatıyor. Bakanımız yaşlı amcayı gördüğünde “ günümüzde böyle insanlar var mı, kalmış mı’ dedi. Yanında emniyet, koruma bir dolu insan topluluğu vardı. Amcanın kimlik bilgilerini almak için, nüfus cüzdanının arkalı, önlü fotoğrafını çekti. Ve Bakan Soylu bize bu sorunu çözeceğini söyledi. Daha sonra Soylu yoluna devam ederken onu yeniden durdurdum ve kendisine dedim ki: Bakanım ben daha çocukken, milletvekilleri vatandaşın sorunlarını dinlerken; onların sorunlarını kullandıkları sigara paketinin üzerine yazarlardı. Daha sonra sigaraları bitince de paketi atarlardı. Şimdi sigara paketlerinin yerini kameralı telefonlar aldı. Bakan Soylu da bana kesinlikler öyle bir şey olmayacağını, sorunu çözeceklerini söyledi. Bakanımız gitti, gidiş o gidiş. Sorun öylece durdu. Hakkımızda hangi milletvekili hayırlıysa onlar seçilsin.”

‘Demirtaş’ın ceza evinden çıkmasını istiyoruz’

77 yaşındaki Ekrem Yıldız ise, “Oyumuz Demirtaş’a. Ondan başkasına oy vermem. Kürt Kürde oy vermeli. Türkler bize oy vermiyor. Tek isteğim bu memlekete barışın gelmesi. Demirtaş’ın ceza evinden çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.

Tütün yasağı kaldırılsın!

Tütün üreticisi Çiğdem Baran, tütüne konan yasağın kaldırılmasını istedi. Baran, şöyle konuştu: “Biz Lice’de oturuyoruz ve geçimimizi tütüncülük yaparak sağlıyoruz. Bu yüzden tütün ekmek yasaklanmasın çünkü başka gelirimiz yok. Ben yalnız değilim, benim gibi birçok insan geçimini tütün ekerek sağlıyor. Ekmeğimizi tütüncülükle kazanıyoruz. 2 çocuk okutuyorum mecburum tütün ekmeye. Tütünlerimiz olduğu gibi elimizde kaldı. Yasaklandı diyorlar ona rağmen yine ekeceğiz bir umut işte seçimden sonra yasak kalkar diye düşünüyoruz. Yasak kalkmayacaksa da eşime iş imkânı sağlasınlar.”

‘Kürt- Türk ayrımcılığı olmasın, hepimiz aynı toprağı paylaşan insanlarız’

Ev kadını Nihal Baran ise ayrımcılık yapılmasın dedi. Baran,  “Çocuklarımız okudu ama atanmadı. Torpili olan atandı. Belinde dayısı olan atanıyor. Kentimizde iş olanakları yok. Gençlerimiz işsizlikten kahve köşelerinde. Gençler okuyor lakin boşuna çünkü bir işe yerleşmediklerinden sonra ne yapsınlar eğitimi. Kürt- Türk ayrımcılığı olmasın, hepimiz aynı toprağı paylaşan insanlarız” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.