VİDEO - 65 yıldır aynı mekânda şapka üretiyor

VİDEO - 65 yıldır aynı mekânda şapka üretiyor
DİYARBAKIR’IN Sur ilçesinde bulunan Saraykapı semtinde tam 65 yıldır küçücük atölyesinde tek başına 8 köşeli olmak üzere birçok şapka modeli yapıp satan 74 yaşındaki Remzi Kağar, mesleğin geleceğinden umutsuz.

TİGRİS HABER- DİYARBAKIR’IN Sur ilçesinde bulunan Saraykapı semtinde tam 65 yıldır küçücük atölyesinde tek başına 8 köşeli olmak üzere birçok şapka modeli yapıp satan 74 yaşındaki Remzi Kağar, mesleğin geleceğinden umutsuz. Kentte sadece 2 şapkacı kaldıklarını ve kendilerinden sonra bu mesleğin yok olacağını belirten Remzi Kağar, sipariş üzerine Türkiye’nin yanı sıra Dünya’nın birçok ülkesine şapka gönderdiğini belirterek, “Devlet, bizim gibi ustalara sahip çıkıp koruma altına almalı. Bu mesleğin sürmesi için kurslar açıp bizi de usta olarak görevlendirmeli ki, bu meslek ölmesin” dedi.

ramazan-haberi-sapkaci-8.jpegSaraykapı, tarihi Sur İçi’nin en hareketli semtlerinden biri. Hareketlilikte İç kale’de bulunan 27 sahabe türbesinin yer aldığı Hz. Süleyman Camisinin de büyük etkisi var. Aslında 2000 yılının ortalarına kadar hareketlilik daha fazlaydı. Nedeni ise İç kale’de Cezaevi ve Adliye binasının bulunmasıydı. Bu nedenle Saraykapı da her meslek kesiminden işyerlerinin yanı sıra bolca avukat bürosu, doktor muayenehaneleri ve Emek sineması da vardı. Birde kentin adeta Babı alisi gibi yerdi dersek yanlış olmaz. Çünkü Anadolu Ajansı’nın dışındaki bütün gazete ve ajans büroları bu cadde üzerindeydi. Saraykapı, Cezaevi ve Adliye binasının taşınmasından sonra bu cadde uzunca yıllar yalnızlığı yaşadı. Hz. Süleyman çevresinin gecekondulardan kurtarılması ve surların dibinde millet bahçesinin yapılmasıyla birlikte Saraykapı tekrar eski görkemli günlerine kavuştu diyebiliriz.

ramazan-haberi-sapkaci-11.jpeg65 yıldır sokağını terk etmedi

Saraykapı’yı bütün olumsuz koşullara rağmen tam 65 yıldır terk etmeyen bir şapka imalatçısı var. 74 Yaşında olan Remzi Kağar, tam 65 yıldır küçücük atölyesinde eskiden oldukça rağbet gören başta 8 köşe olmak üzere bir çok model şapka yaparak meraklılarına satmaya devam ediyor. Maşallah hafızası da çok kuvvetli. Remzi Kağar, başta Saraykapı olmak üzere Suriçindeki eski esnaflardan kimi sorsanız tanıyor. Eskisi gibi müşteri yoğunluğu olmasada ilerlemiş yaşına rağmen hergün erken saatlerde gelerek atölyesini açan Remzi Kağar, tek başına çeşitli modellerde şapka üretmeye devam ediyor. Remzi ustayı çalışırken izliyorum, şapka yapımının ne kadar zor olduğuna tanık oluyorum. Terziler insanlara pantolon, ceket veya takım elbise yapmak için boylarının ölçüsünü, şapkacı Remzi usta ise kafalarının ölçüsünü alıyor, sonra ona göre kumaş kesiyor. Pedalla çalışan eski dikiş makinasında önce modelin dikimini yapan Remzi usta, daha sonra bu kez piknik tüpü üzerinde ısıttığı ütü ile adeta presliyor. Sıcak ütünün ıslatılmış kumaşa değmesiyle birlikte oluşan buhar ise küçük atölyede yayılıyor. Bu işlem saatlerce sürüyor. Bilek gücü gerektiriyor. Ağır ütüyü defalarca indirip kaldırıyor, şapka istediği kıvama gelene kadar.

ramazan-haberi-sapkaci-13.jpeg

Remzi usta ile sohbetimizde sürekli eski günleri yâd ediyor, adeta şapka’nın tarihini anlatıyor. Abisinin yanında 1959 yılında çırak olarak bu işe başladığını dile getiren Remzi Kağar, “abimin yanında uzun yıllar çalışıp usta olduktan sonra bu kez kendi şapka atölyemi açtım. Tam 65 yıldır Saraykapı’da şapkacılık yapıyorum’ diyor.

Şapka takmak bir gelenekti

Eskiden hemen herkesin şapka taktığını belirten Remzi Kağar, “ Vatandaşların yanı sıra polis, asker, gardiyanlar, bekçiler ve hatta lise öğrencileri bile şapka takardı. Resmi şapkalar yoğunluktaydı. Şapka takmak bir gelenek gibiydi. Eskiden şapkasız kimse dışarı çıkmazdı. Şapkasız adamın şahitliği bile kabul olmazmış.Eskiden tek model vardı. Oda bölgenin 8 köşeli şapka modeliydi.Bu modelin bölge illeri arasında farklılıkları da oluyor. Ancak geneli 8 köşeli olan. Sadece detayda farklılıklar bulunuyor.”

ramazan-haberi-sapkaci-12.jpeg

Amerika ve Japonya’ya bile şapka gönderdim

Bölgenin yanı sıra Türkiye’nin birçok ili ile Dünya’nın birçok ülkesine şapka gönderdiğini dile getiren Remzi Kağar, “Bölgenin yanı sıra Türkiye’nin birçok ili ile Dünya’nın birçok ülkesine talep olduğunda gönderiyorum. Bazende çeşitli ülkelerden kenti görmeye gelenler şapkaları ilginç bularak alıp götürüyor. Yurt dışından ise genelde Türkiye’den giden vatandaşlarımız talep ediyor. Bazende akrabalarını gönderiyorlar. Buradan Amerika, Japonya ve hatta Çin’e bile şapka gönderdim. Dünya’nın her tarafına benden şapka gitmiştir diyebilirim.”

ramazan-haberi-sapkaci-3.jpeg

Bu meslek ölecek, devlet sahip çıkmalı

Şapkacılık mesleğinin geleceğinin kalmadığını üzülerek dile getiren Kağar, “Bu mesleğin geleceği yok. Bu nedenle kimse çocuğunu da çırak olarak göndermiyor. Yani gençler bu meslekte geleceklerini görmüyor. Bu mesleğin son temsilcileri biziz. Kentte şu anda bu mesleği yapan 2 kişi kaldık. Bizden sonra bu meslek kalmayacak. Daha doğrusu el işi denen bir şey kalmayacak. Konfeksiyona dönüyor el işi. Devletin benim gibi ustaları kayıt altına alması gerekiyor. Kültürel bir değerdir bu meslek. Devletin en azından bize destek olması lazım. Belediyeler kurslar açmalı vebize ‘gel usta öğretici olarak bu mesleği gençlere öğret’ demeli. Bizden sonra gelen nesillere bizde bu mesleği bırakalım” Diye konuştu.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum