VİDEO - Açığa alınan öğretmenin azmi!

VİDEO - Açığa alınan öğretmenin azmi!

Diyarbakır’da yaşayan 22 yılık öğretmen Güler Koçyiğit, 2015 yılında açığa alındı. Açığa alındıktan 3 ay sonra görevi iade edilen Koçyiğit, okulda psikolojik baskı gördüğünden dolayı görevini bıraktı, çocukluk hayali olan Hukuk fakültesini okuyarak mezun oldu. 

Yılmaz Yigitler - Özel

TİGRİS HABER - Öğretmen Güler Koçyiğit, 2015 yılındaki ihraç sürecini, hukuk fakültesini bitirme serüvenini ve yaşadığı birçok olayı Tigris Haber’e anlattı. Açığa alındıktan sonra duygularını kaybettiğini belirten Koçyiğit hayata tekrardan tutunmak için üniversite sınavını girip hukuk fakültesini kazandığını söyledi. Koçyiğit, kendisini ve arkadaşlarını hukuksuz bir şekilde ihraç edildiğini aktararak avukatlık yapıp hukuksal yollarla mücadele edeceğini dile getirdi.

Güler Koçyiğit sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

2015 yılında açığa alındınız o zamanki süreç sizin için nasıl geçti?

Güzel bir hayatım vardı. Beni çok üzen şeyler yaşamadım, çok şükür bu konuda. Böyle 3-5 yıl öncesine ait bir olumsuzluk yaşadım. Belki oydu beni bu maceramda üzen. Diyarbakır’ın Çüngüş İlçesindenim. Dicle üniversitesi eğitim fakültesi mezunuyum, 25 yıl bir fiil öğretmenlik yaptım. Öğretmenlik artı idarecilik yaptım. İşte o meslek hayatıma devam ederken 2015 yılında bu bölgede başlayan adını bilmediğimiz, koyamadığımız Sur olayları başladı. Sur olayları sırasında Diyarbakır merkezde benim üyesi olduğum eğitimsen, sur olaylarının durması, çatışma ortamının bitmesi için bir eylem çağırısı yaptırmış, yâda bir eylem düzenlemiş, üyelerinin katılacağı bir eylem düzenlenmişti. Ben de o dönem de bir okulda müdür başyardımcısı olarak çalışıyordum. Ben tabi ki hayatım boyunca hem hukuki anlamda hem de bütün inanç sistemlerinde en önemli hak, mutlak hak olan yaşam hakkını hep savundum, savunacağım. Ben bir insan hakları savunucusuyum diyebilirim.

Soruşturma süreci 3 ay sonra bitti

Dolayısıyla o olayların bitmesi için sendikanın böyle bir samimi çağrıda bulunduğunu düşünüp o eyleme iştirak ettim. Ben de diğer üye olan arkadaşlarımız gibi. Ama sonradan o eylem çok farklı yerlere çekildi. Farklı şeyler söylendi. Soruşturma süreci yaşandı.

O eylemden ötürü çok şey oldu, çok şey konuşuldu, farklı yönlere çekildi. O dönemin yöneticileri kullanmak istediler. Kendileri için fırsat ya da eğitim-Sen’li öğretmenlerden kurtulmak için bir araç olarak gördüler. Bekledikleri bir şeydi sanki. Üstüne çok farklı şeyler ekleyerek, çok yoğun mesailer harcayıp ve yoğun istihbarat çalışmaları yapıp bizi görevden ihraç ettiler. O soruşturma süreci iki üç ay sonra bitti. Henüz ne olacak ne bitecek, bilmeden, beklerken maalesef darbe oldu, 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Ve o darbe girişiminden sonrada açığa alındık.

guler-kocyigit-tigris.jpg

Toplumdan dışlandınız mı?

“40 yıl düşünsem aklımın uçundan geçmez.”

 Onu çok yaşadık tabi. Kendi yakın çevremizden ve ailelerimizden tepki gösterenler oldu. Dediğim gibi bize isnat edilen şey çok kötüydü. Bizi terör örgütü üyesi yaptılar. Nerdeyse 40 yıl düşünsem aklımın uçundan geçmez.

“Hiç mi hukukçunuz yoktu”

Sizi açığa aldıklarında Sendika size yardımcı oldu mu?

Kendi sendikamın da o olayla ilgili çok eksik, çok yanlış tutumları var. O zamanda söyledim ve hepte söyleyeceğim. Eyleme katılan üyeler için soruşturma başlatıldıktan sonra sendika savunma metni hazırlamıştı. Hatta bir tane hazırladı sonra ek ilave yaptı. Çok eleştirmiştim, ‘bu savunma metnini beğenmedim’ dedim. Savunma metni olmaktan biraz uzaktı. Ben şimdi hukuk okudum. Şuan ki bilgimle değil, o zamanki bilgimle bile bir savunmanın öyle olmaması gerektiğini söyledim. Çünkü savunma, bir şeyi niye yaptığını ve o yaptığın olaydaki meramını anlatıp, az zararla sıyrılma yoludur. Zarar görmeden kurtulmak için yapılıyor. Savunmanın amacı odur. Gelen temsilcilere de sormuştum “onu kim hazırladı” diye. Ankara’da hazırladı. “Hiç mi hukukçunuz yoktu” diye de sordum. Hiç bir savunma metni böyle olmamalı eleştirisini dile getirmiştim. Hala da eleştiriyorum.

“Ben onlar gibi kötü niyetli değilim”

Niye öğretmenlikten sonra hukuk seçtiniz?

Beni açığa aldılar ben koptum, duygumu kaybettim. 42 yaşındaydım açığa alındığımda 21 yıllık öğretmenim. Öğretmenlik dışında yapabileceğim hiçbir iş yok. Temizliğe mi gidecektim, gidip bir yerde garsonluk mu yapacaktım bu yaşta beni garson olarak bile alamazlar. Ya da dershane, zaten onlarca yüzlerce özel okullar var oralarda koptuğun bir alandan kendini boşlukta hissettiğin bir ruhla psikolojiyle neyi yapabilirsin? Benim en iyi yaptığım şey okuyup yazmam.  O yüzden diyorum ya ben iyi bir öğretmenim. Bende tekrar üniversite sınavına girdim, 2017 yılında Hukuk fakültesini kazandım. Hukuk benim çocukluk hayalimdi. O dönemde açığa alınmam beni kendime getirdi. Ve artık vazgeçtiğim yüzlerce öğrencim üzerinden hukuk fakültesini yazmalarını istediğim, vazgeçtiğim hukuk sevdama yeniden döndüm. Tek tercihle hukuk fakültesini yazdım, kazandım, okudum, 3 yılda bitirdim. Başarılıdan ziyade, hukuk benim 3. Üniversitem ben Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih öğretmenliğini bitirdim. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari bilimler Fakültesi uluslar arası ilişkiler bölümünü bitirdim. Sonra hukuk fakültesini bitirdim. Tabii Uluslar arası ilişkiler bölümünde aldığım derslerden dolayı 1 yıl avantajım oldu. Şimdi de staja başladım,  Avukatlık yapacağım. O dönemin kötüleri, çocukluk hayalimi gerçekleştirmeme neden oldu. Neden hukuk? Çünkü ben onlar gibi kötü niyetli değilim. Ben ancak hukuki anlamda hakların alınması verilmesi ya da bir suç varsa da hukuki boyutta cezalandırılması gerektiğini savunan insanlardanım. O yüzden hukuk okudum. 25 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra şimdi yeni bir başlangıç için hukuk fakültesini bitirdim. Hiç umutsuz değilim, hiç pişman değilim sadece o insanlarla bir gün mutlaka hukuki anlamda karşı karşıya geleceğim.

guler-kocyigit-tigris1.jpg

“Birinin ekmeğiyle oynamaktan daha büyük bir suç yok”

Açığa alınan ve ihraç edilen birçok kişi ekonomik zorluk çekti ve çekiyor. Sizde ekonomik zorluk çektiniz mi?

O ihraç edilen arkadaşlar içinde emeklilik hakkını kazanan arkadaşlarımıza 1 yıl sonra tekrar emeklilik hakları verildi, ama emekli olamayan ihraç edildikleri için devlet memurluğundan özel kurumlarda dahil çalışamayan arkadaşlarımız oldu, sanayi sitesinde çalışanlar oldu, boyacılık yapanlar oldu, inşaatlarda çalışanlar oldu. Bir kadın arkadaşımız, Diyarbakır sanat sokağında nohut pilav satmaya başlamıştı. Birinin ekmeğiyle oynamaktan daha büyük bir suç yok. Bunu yapan insanlar asla rahat yüzü göremeyecekler.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum