VİDEO - İnsan ruhunu fetheden hüzünlü ses

VİDEO - İnsan ruhunu fetheden hüzünlü ses

Annesinin içinde ukde kalan müzik tutkusunu gerçekleştiren keman sanatçısı Sevgi Demir dinleyenleri hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor.

Mümin Ağcakaya

TİGRİS HABER - Öğretmenlik yaptığı kurumda maddi durumu iyi olmayan çocuklara ders veren sanatçı, keman çalarken kendisini uçsuz bucaksız bir denizde yol alıyor gibi gördüğünü söylüyor. Keman sanatçısı Sevgi Demir müzik yaşamını Tigris Haber’e anlattı.

Bir tütün işçisi olan annesinin Batman’dan Diyarbakır’a tayin edildikten sonra Sevgi Demir’inde okul ve sanat hayatında yeni bir süreç başladı. Annesinin teşvikiyle girdiği Güzel Sanatlar Lisesi sınavında başarılı bir performans çizdi. Liseden sonra Harran Üniversitesi Müzik Bölümünü okuyan sanatçı Sevgi Demir, burada piyano, keman ve şan eğitimi aldı. Şimdi öğretmenlik yaptığı kurumda maddi durumu iyi olmayan öğrencilere eğitim veren Demir, organizasyonlarda, resim sergilerinde keman ve piyano çalıyor.

Sanatçı Demir’in sanat hayatının başlamasında, müziğe yönelmesinde annesinin ayrı bir yeri ve önemi var. Sanatçının annesinin de güzel sesi var. Müziğe merakı olduğu halde bu ilgisini herhangi bir kurumda sürdüremeyen anne, sürekli kızını teşvik ederek sanatçı olmasına katkı sağladı. Anne, müziğe olan ilgisini kızıyla birlikte şarkı türkü söyleyerek sürdürüyor.

Annesinin içinde ukde kalanı gerçekleştiriyor

Batmanda çalıştığı tütün fabrikasının kapanmasından dolayı Diyarbakır’a tayini çıkan anne, kızının ısrarla Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesine girmesini istedi. İçinde ukde kalan müzik eğitimi görme isteğini kendisi gerçekleştiremediğinden bunu kızı Sevginin şahsında gerçekleşmesini isteyen annenin bu arzusunu keman sanatçısı Sevgi Demir şöyle dile getiriyor;

“Annem zamanında kendisi sanat alanında eğitime olanak bulamayınca, içinde ukde kalan bu isteğini benim üzerimde devam ettirmek istedi. Müzik eğitimi görmemi ve bu alanda daha fazla ilerlememi istedi. Güzel sanatlara girmek için sürekli beni teşvik etti.

“Annemin içinde ukte kaldığı için annemin teşvikleriyle Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesini kazandım. Desteği oldu. Kemanı seçmemde, Harran Üniversitesine girmemde annemin hatta ailemin desteği vardı. Hatta keman çalacağım, sahne alacağım yerlere geliyor, beni dinliyor. Çünkü annemin de sesi güzel. Evde beraber şarkılar söylerdik. Babamın da iyi bir müzik kulağı var. Bazen evde keman çalar hep beraber şarkı türkü söylerdik.”

sevgi-tigris1.jpg

Neden kemanı seçtiniz?

Annemin katkısı büyük oldu diyebilirim. Annem keman sana daha yakışır dedi. Lisede mülakat bittikten sonra hepimizi alıyorlar. Keman, çello, gitar, bağlama hocalarımızın bizi sırayla huzuruna alıyorlar. Parmak yapılarımıza, Vücut yapımıza, kolumuzun uzunluğuna bakıyorlar. Müzik kulağımızın ne kadar gelişkin olduğuna bakıyorlar. Hepsinden sonra öğrencilere senden kemancı veya gitarcı olur diye önermelerde bulunuyorlar. Biz o şekilde ilerliyoruz.

Hocalarım da kemanı seçmem gerektiğini, parmak yapımın, vücut yapımın buna uygun olduğunu söylediler. Öncesinde gitar istiyordum. Hatta üniversitede gitar eğitimi de aldım. Sonrasında gitarın bana uygun olmadığını düşünüp kemanla ilerledim.

Keman çalmak sonsuzlukta kaybolmak gibidir

İlk defa kemanı ne zaman elinize aldınız?

İlk defa kemanı lise birinci sınıfta elime aldım. Eve gelince babam keman almıştı. Görünce çok heyecanlandım. Çalmak istiyordum ama henüz bir eğitim almadığım için nasıl çalacağımı bilemiyordum. Sonsuzluk var ve sen o denize açılıyorsun. Keman çalmak benim için böyle bir şeydir.

Çalamam diye bir tereddüdünüz oldu mu?

Çalamam diye bir tereddüt olmuyor. Bir sınavla giriyorsun. Bir derya deniz var ve seni o derya denizin içine bir balık olarak atıyorlar. O balık orda yüzecek. Yüzemeseydi zaten o balığı o denize atmayacaklardı.

sevgi-tigris3.jpg

Kemanı elinize alıp ilk notayı, ilk sesi çıkardığınızda neler hissettiniz?

İlk notayı duyduğumda o kadar güzel bir şey değildi. Çünkü keman zor bir enstrüman. Gıcır gıcır sesler çıkıyor. Kemana ilk başlayanlarda şu oluyor. Aile biraz sıkıntı yaşıyor. Çok heyecanlanmıştım. İlk defa müzik aleti çalacaktım. Bu duygu çok ayrı bir şeydir. Bir şeye başlıyorsun ama biliyorsun ki, gelecekte bu senin mesleğin olacak ve hayatında büyük bir yer alacak. Bu yüzden farklı duygular hissediyorsun. Çünkü sürekli böyle gıcır gıcır seslerin çıkması evdekileri rahatsız ediyor. Bu yüzden odanda değil de balkonda çalış diyorlar. Komşular da çıkan sesten rahatsız oluyorlar. Sonra zaman ilerledikçe notalara uygun, ritimli güzel sesler çıkmaya başlayınca balkondan içerlere doğru çalınmaya başlıyor. Balkonlardan istekler gelmeye, melodiye eşlik etmeler başlıyor.

Keman çalmada ustalaştıktan sonra insanların hayatına dokunuyorsun. Çok farklı duygular oluşturuyor. İnsanların yüzündeki enerjiyi görünce, onların hayatlarına dokunduğunu hissediyorsun. O enerjiyi alabiliyorsun. Yüzlerinden, hareketlerinden, mimiklerinden bunu anlıyorsunuz. Bir enstrüman çalmak güzel ama keman ayrı bir şey.

sevgi-tigris2.jpg

Duygusal, Özgün ve Özgür

Keman sizin için ne ifade ediyor?

Keman benim için duygusallığı, özgünlüğü, özgürlüğü ifade ediyor. Hayatımın yüzde yüzü gibi. Bir çocuğum olsa herhalde bu kadar severdim.

Keman benim için bir yerde uçsuz bucaksız bir deniz gibi. Her an her şey olabilir. Ama son nokta değil bu. Her an her şey olabilir ama bu sürekli bir yenilik olarak, bu denizin içinde bir balık değil de su damlaları gibi sonsuz ve uçsuz bir şey. Kemanın hüzünlü bir sesi olduğundan keman çalanlar çok duygusal oluyor.

Bir kurumda öğretmenlik yapıyor, keman eğitimi veriyorum. Maddi durumları çok iyi olmayan çocuklara yardımcı oluyoruz. Aralarında çok yetenekli çocuklar var. Onların hayatına dokunmak ayrı bir şeydir.

Çünkü hayat şartları kötü olan insanların farklı yönelimleri olabiliyor. Bundan kaynaklı onları o hayattan çekip biraz ha sanatsal aktivitelere keman, gitar, piyano gibi

Kurumumuzun olduğu yer maddi durumlarının iyi olmadığı bir yer. Çocuklar burada keman, piyano gitar eğitimi alıyorlar ve hem hayattan kopmamış oluyorlar ve hem de çevrelerindeki kötü alışkanlıklara bulaşmasını engellemiş oluyoruz. Sanatsal olarak hayatlarına dokunuyoruz. Bu yoldan ilerlemelerini sağlıyoruz. Aralarında çok yetenekli olanlar var. İlerde belki de benim yanımda hoca olarak aynı görevi yapacağımız insanlar şu an bizim etrafımızda olabilir.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.