1. YAZARLAR

  2. Ali Abbas Yılmaz

  3. Virüsle mücadelede vatandaş duyarlılığını arttıralım
Ali Abbas Yılmaz

Ali Abbas Yılmaz

Muhabir / Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Virüsle mücadelede vatandaş duyarlılığını arttıralım

A+A-

Koronavirüs salgınına karşı düne göre daha sıkıntılı günlere doğru yol alıyoruz. Virüsün dünyaya yayılmaya başladığı günden bugüne oldukça avantajlı olduğumuz bir noktadan oldukça uzaklaştık. Haziran başına kadar virüse karşı belli bir mesafe kat etsek de bugün gelinen noktada her şeye sil baştan başlamak zorunda kalacağız ne yazık ki.

Maske, sosyal mesafe ve hijyen virüse karşı alınacak önlemlerin başında geliyor ama ne var ki, biz bunların üçünde de sınıfta kalmış durumdayız. Yani, onca sıkıntıya, can kaybına rağmen yine de ders aldığımız söylenemez.

Devlet maske dağıtamadı diye çokça eleştirildi, eleştiriler haksız da değildi. Zira hava atmak için sağa sola maske yollayanlar bir türlü vatandaşa doğru dürüst maske dağıtamadı. Devlet maske dağıtamadı ama haddinden fazla maske dağıtılmış olsaydı da tablo değişir miydi, çok emin değilim. Çünkü devlet maske dağıtımını hakkıyla yapamadıysa da vatandaş da maske kullanmayı bir türlü öğrenemedi. Maskeyi uygun bir şekilde kullanamadıktan sonra varlığının da pek bir önemi yok. Maskeler daha çok ceza yememek için insanların yanında kimlik gibi taşıdığı bir nesneye ya da ağızdan başka her yere takılan bir aksesuara dönüştü yazık ki.

Virüs Hazirandan bu yana yayıldıkça yayılıyor, can kayıpları ün gün yükseliyor ama biz hala daha maskeyi nasıl kullanmamız gerektiği konusunda yeterli bir bilince kavuşamadık. Maskede sınıfta kaldık ama bir tek onda değil, sosyal mesafe konusunda da durum pek parlak değil. Yine kalabalık ortamlarda insanlar yan yana, sırt sırta. Toplu taşımaya binerken oluşan kuyruklarda insanlar birbirine o kadar yakın duruyor ki, sosyal mesafenin S’sinden bahsetmek mümkün değil. Kontrollü sosyal yaşam dedik ama anladık ki, bizde kontrol montrol yok ya herro ya merrro yaşayıp gidiyoruz.

Hijyen konusunda durum ne aslında bunu herkes en iyi kendinden bilir. Kimse kimsenin hijyenini sorgulayacak değil. Yani işin bu yanı herkesin kendi vicdanına kalmış bir şey. Sözün özü özeti, maske, sosyal mesafe ve hijyen konusunda vaziyet pek iç açıcı değil. Hal böyleyken, virüsün yayılması için gereken en önemli 3 silahımız hali hazırda çakar almaz durumdadır.

Hekimler uyarıyor, hastaneler dolu, yoğun bakımlarda yer yok diye ama biz hala daha mezarlıktan geçerken ıslık çalıp korkmuyormuşuz gibi yapıyoruz. Oysa mezarlıklarda insanlar yakınlarının gömüldüğünü uzaktan seyretmek zorunda kalıyor. İnsanların ölüm kayıtları nasıl tutulursa tutulsun, cenaze merasimleri hep aynı, kimseyi cenazesine yaklaştırmıyorlar. Aslında durum vahim ama yine her şey normalmiş gibi tablolarla insanlar gün gün avutuluyor. Niye, turizm sezonuna zeval gelmesin. Ekonomi bir yandan uçuşta ama bir yandan da en ufak rüzgarda tir tir titriyor.

Virüsle mücadelede her birey kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini başaramadıkça virüse karşı hep zayıf olacağız. Bugüne kadar kimi STK’lar belli duyarlılıklar, çabalar gösterse de vatandaş hep bildiğini okudu ve virüse karşı sorumsuz bir rahatlık içinde davrandı. Virüse karşı kuru kabadayılıklar bir yana pozitif olduğunu bile bile karantinaya uymayan, toplumun arasında dolaşan, geziye giden, tatile çıkan tipler sorumsuzluğu dibine kadar kullandılar. Virüs yayılıyor, yayılır tabii; bunca sorumsuzluk, rahatlık, vurdumduymazlık arasında virüs yayılmasın da ne yapsın.

Son süreçte vaka sayılarında da can kayıplarında da pik yapmış durumdayız. Salgının önünü almak için kamu otoritesinin aldığı önlemlerin yanında STK’lar ve hekimlerin bir araya gelerek oluşturduğu birliktelikler var. Koronayla mücadele adına kimler ne şekilde kimlerle biraya gelir bilinmez ama bu birlikteliklerin her alanda çoğaltılması gerekir. Artık kimler kimlerle bir araya gelebiliyorsa en geniş platformlarda herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Koronaya karşı toplumun her kesimi harekete geçirilerek ciddi bir toplumsal duyarlılık oluşturulmalıdır. Herkes bulunduğu yaşam ve çalışma alanında kurallara uyma konusunda zafiyet içinde olanları uygun bir dille, kırmadan, dökmeden ikaz etmelidir.

Her kahvehanede, kafede en az bir korona gönüllüsü ortamda kurallara uymayanları uyarmalıdır. Yani, çarşıda, pazarda, AVM’lerde adım başı insanlar kuralsızlıklara itiraz etmelidir. Her sokakta korona gönüllüleri olmalı ve giydikleri önlüklerle, sözlü uyarılarla sürekli maske, mesafe ve hijyen konusunda uyarılarda bulunmalıdır. Özellikle doğru maske kullanımı konusunda yerinde ve zamanında anında uyarılar yapılmalıdır. Virüse karı vatandaş duyarlılığının geliştirilmesi ve kontrollü sosyal yaşamın hakkıyla yerine getirilmesi gerekiyor. Birçok şeyde olduğu gibi virüse karşı mücadelede de bugüne kadar hep “miş gibi” yaptık ama artık işimizi hakkıyla yapalım.

Virüse karşı tedbirleri ya hakkıyla uygulayacağız ya da mezarlıklarda cenazelerimizin gömülmesini uzaktan seyredeceğiz. Virüsün şakası yok ve ne zaman kime bulaşacağı, kimi nasıl etkileyeceği belli olmaz. Geç olmadan tedbirlere uyalım.

Ali Abbas Yılmaz

Bu yazı toplam 4321 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.