1. YAZARLAR

  2. Bilal Şen

  3. Yeni nesil öğretmen
Bilal Şen

Bilal Şen

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni nesil öğretmen

A+A-

"Çocuklarınızı kendi içinde yaşadığınız günlere göre değil,

onların yaşayacağı günlere yetiştirin."

HZ.ALİ (R.A)

Öğretmen, sonradan kullanılan bir kelime olmasına rağmen üstlendiği rol insanlığın yaratılışından beri süregelmektedir. Her toplumun, her dinin, her kültürün bir öğreticisi ve  gelenek-göreneklerini, yaşadığı çağın ve toplumun normlarını  öğreticisi bir muallimi, öğretmeni bulunmaktadır. Öğretmen kelimesi 'öğ'den türemiştir. Öğ, akıl ve kavrayış anlamına gelmektedir .Anlamsal olarak;  öğüt yoluyla bilgilendirmek, düşünce yönünden geliştirmek, eğitmek, yetiştirmek, yüceltmek olarak bilinir. Aynı zamanda anne anlamı da vardır(Eyuboğlu,İsmet Zeki, Türkçe Kökler Sözlüğü).

Öğretmenlerin öğretileri  çağlar boyu şekillenmiş ve değişmiştir. Çağlar yeni keşifler, fetihler ve  bilimsel buluşlarla nitelenir ve bu minvalde şekillenir. Hatta tarihsel kronolojiden  baktığımız zaman devirler; Taş Devri, Tunç Devri, Maden Devri diye adlandırılmıştır. Daha sonraki çağların isimlendirilmesi ve miladı ise fetihlerle ve bilimsel  buluşlarla bağlantılı olarak devam etmiştir. Bu durum aynı şekilde günümüzün çağı için de geçerlidir. Artık günümüzü tanımlarken uzay çağı, bilim çağı, enformasyon çağı gibi birçok ileri bilimsel buluşlarla bağlantılı isimlerle kavramlaştırmaktayız.

Aynı şekilde, her çağın miladı, bir buluşla veya bir fetihle olmuştur. Buluşların olabiliyor olması bir okulun ve eğitime öncülük eden bir öğretmenin olduğunun habercidir. Mesela, Hristiyanlık benimsenene dek Antik Yunan, Antik Roma, Helenistik dönemde eğitim, düşünce, ahlak ve hukuka göre işlenmiştir. Eğitim toplumsal sınıf ayrımına ve kişiler arasında eğitim negatif ayrımcılığa dayanmaktaydı. Eğitim veren kişiler yani öğretmenler annelerden, kölelerden,  din adamlarından ve askerlerden oluşmaktaydı. O zamanın toplumu tarımla ilgilendiğinden dış görünüşe önem veren fiziksel olarak vücudu geliştirmeyi önceleyen bir eğitim; Askeri bir toplum olduğundan asker okullarının çoğunlukta olması ve eğitimlerin çoğunlukla bu içerikten oluştuğunu görmekteyiz. Osmanlı dönemine baktığımız zaman hem bilim hem ilim derslerinin verildiği medrese, tekke zaviye;  ayakkabıcıları, sahafları, demircileri vb. eğiten ve geliştiren localar; askerlerin, yeniçerilerin yetiştiği Acemi Oğlanlar Ocağı; dil, bilim ve sanat derslerinin verildiği Enderun Mektebi gibi eğitim kurumları vardı ve dönemin özelliklerine uygun şekilde dersler veriliyordu. Öğretmen merkezli işlenirdi dersler ve teknolojik aletlerden uzak o zamana uygun ders materyalleri ile dersler işlenirdi.

Her çağ, aynı zamanda kendi insanını oluşturmaktadır. Günümüzde yaşayan hiçbir insan Tunç Devrinin özelliklerini taşımamaktadır.  Çok uzağa gitmeye gerek duymadan birkaç yüzyıl geriye baktığımızda günümüzün şartlarının geçtiğimiz yüzyıla göre değişiklik geçirdiğini, haliyle insanımızın da bu şartlar içerisinde şekillendiğini ve değiştiğini görebiliriz.

Günümüze gelirsek; bilim çağı, uzay çağı, iletişim çağı olarak isimlendirdiğimiz ve o nitelikte olan bir çağda yaşıyoruz artık. Teknolojik buluşların Nirvana’ya ulaştığı, rollerin değiştiği, hayattaki değişimin oldukça hızlı geliştiği bir dönemde yaşamaktayız. Bilgiye her an ulaşabilir ve onu birçok farklı yollarla muhafaza edebiliyoruz. İletişimin ve ulaşımın da ileri boyutlara ulaşmış olması eğitim sistemimizi ve bu sistemde temel aktör olan öğretmenlerimizi oldukça etkilemiştir.

Yeni nesil öğretmenlermizden haliyle beklentilerimiz de artmıştır. Sadece lisans mezunu olan bir öğretmen toplumda çokça bulunur olmasıyla birlikte göz doldurmamaktadır. Veliler ve işveren kurumlar gelecek neslin çocuklarını yetiştirebilmek için yeni nesil adapte olmuş öğretmenler istemektedir. Yeni nesile adapte olmuş öğretmen derken neyi kastediyoruz peki?

En az iki dil bilen, ekstra kurslara ve eğitim programlarına katılmış olan ve halen bu noktada aktifliğini devam ettiren, bilgisayardan çok iyi anlayan, yazılım ve kodlamada bilinçli olan hatta az da olsa bilgi sahibi olan, sosyal olaylara karşı sağ duyulu olan, interaktif ders işleyebilen lider öğretmenler istemekteyiz.

Yeni nesil öğretmen için eğitimde teknoloji kaçınılmaz olmuştur. Sınıflarda bulunan kara tahtalar yerini akıllı tahtalara bırakmış, dersler ağırlıklı olarak videolar, belgeseller hatta farklı ülkelerden insanlarla görüntülü aramalarla iletişime geçilerek daha canlı ve somut işlenmeye başlanmıştır. Artık hemen hemen her öğrencinin bir tableti bulunmakta ve dersler buradan verilip buradan istenmeye başlanmıştır. Yeni nesil öğretmenlerin bu düzene adapte olması, bu materyallerin her birini kullanabilmesi ve ileri boyuta taşıyacak yenikliklere açık olması beklenmektedir.

Yeni nesil öğretmenler aynı zamanda güncel olaylara, bilimsel çalışmalara, dezavantajlı gruplara karşı hassas olmaları beklentisi mevcuttur. Bu bağlamda geri dönüşüm, doğayı koruma, sosyal sorumluluk, değerlerin yaşatılması, medya, yapay zekâ, uzay, farklı kültürlerin birlikteliği gibi çeşitli projelerde öğrencileriyle birlikte öncülük etmesi amaçlanmaktadır.

Artık çalışan değil çok çalışan; bilen değil en iyi bilen; söyleyen değil yapan; gören değil icat eden; kapitalist toplumda tüketmek ne kadar cazip gösterilse de üretmenin ayrı bir önemini olduğu bilincinde olan yeni nesil öğretmenler talep edilmektedir.

Bu öngörülen bir gerçektir ki çağımız yeni nesil öğretmenlerin katkılarıyla daha ileriye taşınabilecektir.

Bilal Şen

 

Bu yazı toplam 3122 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.