1. YAZARLAR

  2. Ali Abbas Yılmaz

  3. Zamane oyunları
Ali Abbas Yılmaz

Ali Abbas Yılmaz

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zamane oyunları

A+A-

Zaman akıyor ve aktıkça da her şey üzerinde bir etkide bulunuyor. Antik yunan filozofu Herakleitos’un binlerce yıl öncesinden söylediği gibi, “Her şey akar”… 

Herakleitos, hiçbir şeyin aynı kalamayacağını anlatmak için, "Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz" derken, zamanın her şey üzerinde bir değişim gücüne sahip olduğunu çok veciz bir şekilde anlatır. Evet, ne o nehir eski nehirdir ne de o nehirde yıkanan kimse o eski kişidir.

Zaman değişiyor, değiştiriyor. Hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Doğanın da toplumsal yaşamın da en şaşmaz kuralıdır, değişim. Kimse kendini bu değişimden azade kılamıyor. Toplumsal yaşamın her alanında değişim yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak. Kültürler, örfler, adetler, gelenek, görenek,  değerler, her şeyde bu değişimin etkisi kaçınılmaz. Her şey kendini değişen, gelişen zamana göre uyarlamak zorunda kalıyor, kalacak da.

Belki de bu değişimin en masumane yanı çocuk oyunlarıdır. Bir zamanlar, sokaklarda cıvıl cıvıl koşturan sokaklar artık bomboş. Sokakta oynayan çocuk gördüğümüzde artık şaşar hale geldik. Şimdiki zaman çocuklarının artık oyun alanı dört duvar arası ve bilgisayar ekranı önünde sanal oyunlar…

Çocuk olmak da artık çok zor zanaat, zira artık her şeyiyle sosyal yaşamın dışında yaşanan bir çocukluk dönemidir söz konusu olan. Çok katlı binalar sadece komşuluk ilişkilerine zarar vermedi, aynı zamanda çocukların o masum dünyasına, büyüklerin kar hırsının o kirli elleri değdi. Artık bilgisayar oyunlarının bin bir türlüsü icat edildi ve her gün de bunlara yenileri ekleniyor. Çocukları sanal alemde tutmak için oyunlardan oyun beğenir hale geldik ki, birçok oyunda şiddet içerikli muhabbetler çocukların kişiliği üzerinde çok çok olumsuz etkilere de sahip. Artık bir çocuk elinin bir diğer çocuğun eliyle buluşmadan oynanan sanal oyunların dünyasında bir nesil yetişiyor. Eskiden oynanan çocuk oyunlarının yerinden yeller esiyor.

Unutuldu, sokaklarda misket oynayan (bilye), topaç çeviren, yakar top, dalya oynayan çocuklar. Hapsoldu çocuklar, sanal alemin yalan dünyasına. Her şey tüketiliyor. Oyun oynarken üreten çocuklar eskilerde kaldı. Şimdilerde çocuklar tüketiyor, hem sanal alemin vurdulu kırdılı oyunlarını hem de sanal alem içinde çocukluklarını. Eskiden, “çocuk çocukla büyür” denirdi ama artık hangi bilgisayar oyunu çocuklar için zararlı, hangisi yaralı gibisinden bir muhabbet dolaşıyor. Sanki sanal alemin kendisi değil de içeriği sadece zararmış gibi bir aklama işin içine giriyor.

Evet, çocuktur bir şekilde büyür, büyüyecek de ama bugün sokaklarda doyasıya oynayamayan çocukların yarın yetişkin bireyler olarak nasıl bir sosyal yaşamı olacak, bunu iyi hesap etmek gerekiyor. Evet, bugün eline bir tablet ver, kendi halinde ne yaparsa yapsın diye bir kenara bırakılan çocuklardan yarın nasıl ebeveynler çıkacak onu hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Zaman akar, her şey değişir, iyi de bu değişimlerin ille de eskinin yok sayılması, unutulması şeklinde yaşanması da gerekmiyor. Eski temel üzerinde yeniden üretmek, geliştirmek, oyunları daha renkli ve çeşitli hale getirmek varken, neden en kolaya meylediyoruz. Neden her şeyi tüketmek zorundayız?

Teknolojinin, bilişimin, bilimin gelişmesine eyvallah da çocuk oyunlarında eskinin korunmasının hiç mi bir yolu yok. Zaman değişir, değiştirir ama bu değişim, gelişime de gerilemeye de açıktır. Yeter ki biz tüketmek yerine üretmeye odaklanalım ve insana dair olan her ne varsa onlara sıkı sıkıya sarılalım.

 

Bu yazı toplam 4929 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.