Zorda olan esnaf, ayakta kalmak için düzenleme bekliyor

Zorda olan esnaf, ayakta kalmak için düzenleme bekliyor

İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ile tam kapanma süreci sona erdi, kademeli normalleşmeye geçildi. Diyarbakırlı esnaf ve sanayicinin gündemi ise 1 Haziran'a ertelenen çeklerin nasıl ödeneceği.

TİGRİS HABER - İçişleri Bakanlığı tarafından dün yayımlanan genelge ile tam kapanma bugün sona erdi ve kademeli normalleşme sürecine geçildi. Yayımlanan genelgede yer alan bazı uygulamalar Diyarbakırlı esnafın tepkisine yol açtı. Pandeminin başından beri büyük zorluklar yaşadığını ifade eden esnaflar, tam kapanma süreci ile birlikte büyük bedel ödediklerini, bayramda iş yapamamanın da daha büyük sıkıntısını yaşadıklarını dile getiriyor. 1 Haziran’da çeklerini ödemelerinin mümkün olamayacağını belirten esnaflar, bu duruma hükümetin bir çözüm bulması gerektiğini ifade ediyorlar.

Konuyla ilgili konuşan esnaf ve sanayiciler hükümete çağrıda bulundu.

Kimsenin taşıyacak gücü kalmadı

Diyarbakırlı iş insanı Fadıl Oğurlu şunları söyledi, “17 Mayıs’ta toplanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin bu konuyu önemli ve öncelikli bir konu olarak ele alması gerektiğini düşünüyorum. Tam kapanma süreci elbette ki sanayiciyi, esnafı, ticaret erbabını, kısaca topyekûn hepimiz etkiledi. Esasen bu etkileme pandeminin başından beri devam ediyor. Ancak global bir sorun olduğu için birlik ve dayanışma içerisinde bunu omuzlamamız gerektiği gibi adeta gizli bir anlaşma vardı ticaret yapanlar arasında. Ancak tam kapanma ile bu sözleşme sarsıldı. Çünkü hiç kimsenin taşıyacak gücü kalmadı.

Hükümetin rahatlatıcı kararlar alması gerekir

Döviz kurlardaki artış, tedarik zincirinde meydana gelen kırılma, fiyat artışları, vadelerin ortadan kalkması tüm ticareti zora soktu ve yeni kurallar kendiliğinden tesis edildi. Hükümetin bu konuda ivedilikle yeni ve rahatlatıcı kararlar alması gerekiyor. Sokağa çıkma sınırlaması ile ilgili en küçük detayı bile düşünenler, esnafın, sanayicinin tüm ticaret erbaplarının bu sorununu görmezlikten gelmemelidir.

Ticaret kilitlenmeden önleyici tedbirler alınmalı

Ticaret kilitlenmeden, iş insanlarının itibarı tartışmaya konu olmadan proaktif davranılmalı ve önleyici tedbirler ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır.  Bir yılı aşkın bir süredir her türlü sıkıntıyı özveriyle ve sabırla göğüsleyen iş insanlarının içine düşebileceği kaotik duruma asla müsaade edilmemelidir. Bu yalnızca iş insanlarının değil, bu bireysel bir sorun değil; ülkemiz için çok önemli ekonomik, sosyal ve psikolojik sonuçları olabilecek bir sorun olarak görülmelidir. Bugün toplanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin bu konuyu önemli ve öncelikli bir konu olarak ele alması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Faizsiz kredi desteği verilmeli

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Libas Giyimden Yılmaz Alagöz ise, “Hükümet bu konuda uygun çözüm bulamazsa piyasada büyük kaos meydana gelir. Alınan karar yerinde bir karar değil. Ancak çeklerin ötelenmesi de çözüm değil. Esnafa faizsiz kredi desteği verilmeli. Aksi durumda alıcı ve satıcı her iki tarafta büyük zorluk yaşar. Ödemeler durduğunda ticaret durur. Ama esnafa faizsiz kredi piyasayı canlandırır.

Karar 30 Mayıs’tan önce alınmalı

Bunun yapılmaması durumunda, çekler yazılı, itibar kaybı olur. Sadece biz değil, ülke olarak kaybederiz. Bu nedenle kredi verilmesi şartıyla çeklerin ötelenmesi gerekir ve bu kararın 30 Mayıs’tan önce alınması gerekir. Aksi durumda piyasaları büyük bir kaos bekliyor” şeklinde konuştu.

Çeklerimizin karşılığı kredilendirilmelidir

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Dere Ticaret işletmecisi Ramazan Dere’de, “ Günü kurtarmaya yönelik küçük bir çözüm. Hesabı uygun olanlar ödeyecek, olmayanlar ödemeyecek. 1 Haziran’da çeklerin ödenmesi mümkün değil. 17 Mayıs’ta açılacak. Ancak hafta sonları da çalışmayacağız. O da ayrı bir sorun. Mayıs ayı içinde toplam 7-8 gün çalışma ile Haziran’da çeklerimizi nasıl ödeyebiliriz ki! Bu mümkün değil.

Siyaset ve bankalar arasında iletişim problemi var

Sektörümüzün en yoğun iş yaptığı günler bayramdan önceki günlerdir. Bu bayramda da kapalı olduğumuz için aldığımız mallar elimizde kaldı. Toptan sattığımız mallar da sattığımız esnafın elinde kaldı. Dolayısıyla açıldığımızda ne tahsilat yapabiliriz ne de ödeme. Böyle devam ederse çeklerin yüzde 80’i yazılabilir. Cumhuriyet döneminin çek yazılma rekoru kırılabilir. Geçenlerde esnafı rahatlatmak için 75. 000 TL kredi verilmesi kararı alındı. Karar iyi ancak pratikte vermeme üzerine kurgulanmıştı. Siyaset ve bürokrasi arasında iletişim problemi var. Bankalar bürokrasiyi artırıyor. Hiçbir fedakarlığa yanaşmıyor.

Esnafın itibarı korunmalı

Bu nedenle çeklerin ödemeleri en erken 1 Ağustos’a kadar ertelenmeli, esnafın yıllardır biriktirdiği itibarı korunmalıdır. Çeklerin karşılığı kredilendirilebilir. 6 ay ödemesiz kredi verilebilir. Ekonomik olarak zarar edebiliriz. Bunu çalışarak toparlayabiliriz. Ancak çeklerimizin yazılması durumunda itibar kaybı yaşarız. Bunu telafi etmek mümkün değil. Hükümet bu konuda ivedi kararlar almalıdır” talebinde bulundu.

Ben 18 ay direndim, devlet 15 gün direnemedi

Osmaniye’de giyim sektörü ile uğraşan Tuncay Kural, “27 yıldır ticaret yapıyorum. Çek skorum çok yüksek. Bugüne kadar hiçbir çekim yazılmadı. Bugüne kadar hiçbir firmaya çekimi ötele demedim. Salgın bir dünya sorunu. Bunu biliyoruz. Ben bu salgına 15 ay direndim, ama devlet 18 gün direnemedi.

Kamu kurumları açık esnaf kapalı

Bizim iki bayramımız var. Sektör olarak biz bu bayramlara güveniyoruz. Madem bayramda kapatılacaktı, neden önceden haber vermediniz? Bari önceden söyleyin de tedbir alalım. Ama bu yapılmadı ve zora sokulduk. Kara kara pazartesiyi düşünüyorum. Malları iade etmemiz mümkün değil, ödeme yapmamız da mümkün değil. 13 günde hangi parayı kazanacağız ki hangi çekimizi ödeyelim? Vergi, SGK, stopa her türlü vergi alınıyor. Kamu kurumları, bankalar açık esnaf kapalı. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Vicdani olarak da rahatsız olduk. Dükkanlarımız kapandı. Fitre zekât veremedik. Çocuklarımız verdiğimiz bayram harçlığını geri çevirdi. “ Baba dükkânlar kapalı, bu bayram harçlık verme” dedi. Bunu düşünmelerini istiyorum. Bu durumda kime hangi hakkımızı helal edeceğiz?

Bankalar selam vermiyor

STK’larda görevim var. Esnaf dostlarımız arıyor. Yılların esnafları Ne yapacağız diye soruyorlar? Telefonlarımız susmuyor. Bizi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yok. Pandemiden önde işyerimizden çıkmayan bankalar, şimdi selam vermiyor. Nasıl helalleşeceğiz? Bizi bu hale düşürmeyin. Büyük bir çözüm gerekiyor. Erteleme, kredi, yapılandırma. Adına ne denirse. Öteki türlü çok zor bir süreçteyiz. Televizyon kadar yazar kasalar şimdi ceplere sığıyor. Bunun da unutulmaması lazım” şeklinde konuştu.

Bardağımızı kırdılar

Diyarbakır’da toptan tekstil işi ugraşan Hasan Kaya ise, “Bize ilişkin alınan kararlar işi bilmeyen, deneyimsiz kişiler tarafından alınmış kararlar. Bayrama bir hafta kala karar alınıyor ve açıklanıyor. Bu kabul edilebilecek bir durum değil. Açık açık mağduriyettir. Bizler bayrama hazırlık yaptık, deyim yerindeyse bayramda bardağımızı doldurup su içmek istedik. Ama bardağımızı kırdılar.

Mallar elimizde kaldı

Sektör olarak aldığımız malları satarız ve ay sonunda çeklerimizi, paramızı alarak tedarikçilerimize ödemelerimizi yaparız. Ancak bayramdan önce aldığımız mallar elimizde kaldı. Toptan sattığımız esnaflar da satış yapamadı. Mal onların da elinde kaldı. Ama ay sonu gelince ben ödeme yapmak zorundayım. Ne yapacağım? Geçen yılda aynı sorunu yaşadık. Ancak geçen yıl durum farklıydı. Kapanmalar bittikten sonra bir dönem yoğun bir iş yaptık. O bizi bir süre idare etti. Ancak şimdi durum farklı. Şimdi esnafın yüzde 40’ı bir yıldır kapalı. İş yapamıyor. Nasıl alışveriş yapacak? Geçen yıl bu yüzde 40'lık kesim şöyle ya da böyle kısmı olarak alışveriş yapabiliyordu. Ama şimdi mümkün değil. Bir yıldır evine ekmek götüremiyor. Halkın parası yok. Bu da piyasalara yansıyacak. Bu nedenle daha zor günler bizi bekliyor.

Hükümet yeni bir formül bulmalı

13 günlük bir çalışma süresi olacak. Ki o da mümkün değil. Yeni genelgeyle hafta sonlarını da kapalı olacağız. 7-8 günlük çalışma ile 60 günlük ödemelerimiz yapmamız imkansız. 1 Haziran’dan itibaren çekler yazılmaya başlanır. Piyasada büyük bir güvensizlik dalgası oluşur ve ticaret durma noktasına gelir. Hükümetten çeklerimizi, kredilerimizi, kredi kartları ödemlerimizi 2022 Mayıs ayına kadar öteleyecek bir formül bulmasını bekliyoruz. En uygun çözüm bu olur diye inanıyorum. Ticaret kendi seyrinde devam eder. Bu mümkün olmazsa, tüm çek ve kredi ödemlerimizin 15 Eylül’e ertelenmesi için gerekli düzenlemenin ivedilikle yapılması gerekir. Bu olay artık esnafın cebine dokunuyor. Bir olay cebe dokununca sonuçlarını tahmin etmek pek mümkün olmaz.  Bunun üzerinde hassasiyetle düşünmek gerekir” diye konuştu.

STK’lar büyük vebal altında

İzmir’de tekstil işi ile uğraşan Serdar Avcı şöyle konuştu, “Çeklerin 1 Haziran’a ertelenmesi anlık bir karar, sağlıklı bir karar değil. 30 Mayıs’a kadar ödenemeyen çekler, 1 Haziran’da nasıl ödenecek? Karar almak için alınmış bir karar. Esnafın çeklerinin yazılmaması için birkaç ay daha erteleme yapılmalı. Bu halledilirse piyasa, esnaf kendi arasında çözüm bulur, işler devam eder. Ama çeklerin yazılmadan ertelenmesi şarttır. STK’lara büyük görev düşüyor. STK’lar bürokrasiyi korumayı bir kenara bırakıp, üyelerini korumalıdır. Sektör temsilcileri gerçeği ifade etmiyor. İnsanlar intihar aşamasında. STK temsilcileri büyük vebal altında” ifadelerini kullandı. (Kaynak: Tiraj)

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.