Amed değişmiyorsa desteği hak ediyor!

Amedspor’un içinden geçtiği süreci Diyarbakırspor’un batış sürecine benzetiyorum. İçeride ve dışarıda baltalanarak batırılmış o takım şu anda yok. Amedspor’a da yok edilmek üzere bir süreç yaşatılıyor. İsim değişikliği önerilmiş olması yok edilmek istenmesinin ilk adımı olarak değerlendirmek gerekir. Yönetimin bu teklifi kabul etmemiş olması Amed isminin marka değerini yükseltmiştir.

 

Bu isimle yaşaması mümkün mü?

Elbette mümkün.

Bütün mesele mevcut duruma pozitif bir gözle bakmak.

Amedspor yönetici ve futbolcularıyla profesyonel bir futbol takımının sorumluluklarını yerine getirerek yoluna devam etmesi, üzerine yapışan ‘siyasi’ formadan uzak bir tarzda yol güzergâhına girmesi, hem kendi tüzel kişiliği açısından hem de kentin temsiliyeti açısından son derece önemli.

 

Ancak, bu durum AMED isminin değiştirilmesine dönük bir teklifin değerlendirilerek yerine getirilmesiyle mümkün olacak bir durum değil. İsim sakıncalı değil, zaten olsaydı, dernekler statüsünde olduğu için İçişleri Bakanlığının izni, Türkiye futbol Federasyonun tescili ile yoluna devam edemezdi.  

 

Kayyımdan önceki Büyükşehir Belediyesi vesayetinin dışına çıkarılmış bir takımın, kayyım sonrası Büyükşehir Belediye vesayetine yönlendirilmek istenmiş olmasının mevcut sıkıntılarını ikiye katlaması anlamına gelecektir ki, bunun teklif edilmiş olmasını iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirmiyorum.

 

İsim ve sembol korkaklığı, onların yok edilerek doğacak olan boşluğun kişisel istek ve arzularla doldurulmak istenmesinin kazanımı geçicidir, tarihsel gerçekler, isimler, semboller ise kalıcıdır. AMED ismi MÖ 200 yıllarında kullanılmasına rağmen hala kendini koruyabilir ve yüzyıllar sonra kabul görüyorsa ona dokunmamak, korumak, yaşatmak gerekir.

 

Hele ki, bir futbol takımının isminde sembol olmaktan öteye bir kabul içindeyse dokunmak, yok etmek, yok edilmesini teklif etmek onu kabul eden büyük çoğunluğa karşı saygısızlıktır. Destek vermeyi isim değişikliğinin şartı olarak önermek doğru bir yaklaşım olmadığı gibi, siyaseten dengeleri kendi lehine değiştirmek gibi bir yanılgı içinde olmakta etik değil.

 

İsim değişikliğinin kabul edilmemesi destekten mahrum bırakıyorsa, ismin devamı ciddi bir desteği hak ediyor.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NACİ SAPAN Arşivi

Değer yargıları taca atıldı!

18 Ağustos 2025 Pazartesi 00:02

Tebdil-i kıyafet!

11 Ağustos 2025 Pazartesi 00:02

Diyarbakır kalesinden notlar-67

08 Ağustos 2025 Cuma 00:03

Askıda sevgi!

06 Ağustos 2025 Çarşamba 00:03

Babalar ve oğullar

02 Ağustos 2025 Cumartesi 10:01

DİSKİ'nin tahammülsüzlüğü!

28 Temmuz 2025 Pazartesi 00:03

Diyalog fakiri, monolog esiri olmak!

16 Temmuz 2025 Çarşamba 00:02

Demirtaş serbest kalacak, sonra…!

15 Temmuz 2025 Salı 00:03