Bingöl'de "HES" protestosu

Bingöl'de "HES" protestosu
Bingöl’de yüzlerce vatandaş, Göynük Çayı üzerine yapılması planlanan Hidroelektrik Santral (HES) projelerine tepki göstermek için yürüyüş düzenledi.

TİGRİS HABER - Eylemde söz alan BİN ÇEVDER Başkanı Cuma Karaaslan, projenin iptalini talep ederek, "Bütün siyasilerimizi ve seçtiklerimizi zikrederek söylüyorum, siz nerenin milletvekilisiniz? Anayurdunu, ana toprağını, köyünü, suyunu koruyamayandan vekil mi olur? Suya vekil olmayan insanlar mı olur? Eskiden biz çocukken, bilinçsizken, ormandan keserken devlet bizden ormanı koruyordu. Yer değişti. Şimdi devlet ormanımıza, toprağımıza göz koyup; göz koyanlara karşı susarak halkın hareketini başlatıyor." dedi.

Bingöl’de vatandaşlar Göynük Çayı üzerine yapılması planlanan Hidroelektrik Santral (HES) projelerine tepki göstermek için yürüyüş düzenledi. BİN ÇEVDER Başkanı Cuma Karaaslan, projenin iptalini talep ederek, "Bütün siyasilerimizi ve seçtiklerimizi zikrederek söylüyorum, siz nerenin milletvekilisiniz? Anayurdunu, ana toprağını, köyünü, suyunu koruyamayandan vekil mi olur? Suya vekil olmayan insanlar mı olur? Eskiden biz çocukken, bilinçsizken, ormandan keserken devlet bizden ormanı koruyordu. Yer değişti. Şimdi devlet ormanımıza, toprağımıza göz koyup; göz koyanlara karşı susarak halkın hareketini başlatıyor" dedi.

Bingöl’de Göynük Çayı üzerine planlanan Hidroelektrik Santral (HES) projelerine karşı vatandaşlar kitlesel yürüyüş düzenledi. Sekeran Dayanışma Platformu öncülüğünde Hacı Hıdır Camisi önünde toplanan kalabalık, pankart ve sloganlarla Kent Meydanı’na yürüdü. Eyleme çevre köy muhtarları ve sivil toplum temsilcileri de katıldı. Yürüyüşte konuşan BİN ÇEVDER Başkanı Cuma Karaaslan, projelerin bölge ekolojisine zarar vereceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Karadeniz’de, Tunceli’de, Ege’de, benzeri yerlerde gördük, halk sokağa akın akın gelirdi. Hakkını, hukukunu, yaşamını savunurdu. Bingöl bu iş için gerçekten biçilmiş kaftan. Uyanırsa su gibidir. Su gibi olursa size aziz kalmaz; o su gibi sizi boğar. Ilıcalar bölgesi, Türkiye ortalamasının yüzde 28,4 orman varlığıyla sadece Bingöl’ün değil; Elazığ’ın, Diyarbakır’ın, bütün bölgenin Amazon’udur. Su üreten tek bitki meşedir. Elimizdeki bu Rabb’in lütfunu almaya kalkanların ellerini sadece kırmak değil; yok sayarak, insan saymayarak, hadlerini bildirerek karşı durma onuruna hep birlikte halk olarak orayı, o kutsiyeti, o değeri yaşamlara taşıyacağız, son nefesine kadar.

"Su dereden akarken sudur, boruya alındığında sıvı olur"

Başkanım dedi ki, 'Siyasi değil bunlar. Suyun siyaseti olmaz. Ekmeğin siyaseti olmaz.' Orada oluşan medeniyetin bin yıllık bir tarihi var. O bin yıllık tarih suya göre şekillenmiş, ormana göre, beslenmeye göre şekillenmiş. Ve bu yerleşim alanını seçen dedeler, bugünkü bütün bilimsel çalışmalardan çok daha evvel bunu keşfetmişler. Su dereden akarken sudur, boruya alındığında sıvı olur. O su, ova köylerine gelene kadar yosundan, minerallerden, çakıldan, topraktan kilden değer katar ve ovadaki tarımsal suyun mineral ve organik halini yaratır. Boruyla aldığınız suyu getirip herhangi bir tarlaya salın, içinde mineral ve bitki besin elementi olmadığı için verim olmaz.

"Siz nerenin milletvekilisiniz?"

Bütün siyasilerimizi ve seçtiklerimizi zikrederek söylüyorum, siz nerenin milletvekilisiniz? Anayurdunu, ana toprağını, köyünü, suyunu koruyamayandan vekil mi olur? Suya vekil olmayan insanlar mı olur? Eskiden biz çocukken, bilinçsizken, ormandan keserken devlet bizden ormanı koruyordu. Yer değişti. Şimdi devlet ormanımıza, toprağımıza göz koyup göz koyanlara karşı susarak halkın hareketini başlatıyor."

Kaynak:ANKA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.