Bir Diyarbakırlı, Bir Sahne, Bir Başarı Hikâyesi: Songül Öden

Perde açılır…
Işık sahneye düşer…
Ve oyun başlar…
Bazen bir insan yalnızca bir rolü oynamaz…
Hayatını da sahneye taşır.
Çocukluk yıllarında sanata ilgi duyan bir kız çocuğu için de hikâye böyle başladı.
17 Şubat 1979…
Diyarbakır…
Çocukluğu Ankara’da geçti.
Ama doğduğu şehir,
hayatının ilk satırı olarak hep yerini korudu.
Üniversite yıllarında tiyatro eğitimi aldı.
Sonrasında tiyatro sahneleri onun ikinci evi oldu.
Ankara Sanat Tiyatrosu…
Ankara Deneme Sahnesi…
Trabzon Devlet Tiyatrosu…
Ve Diyarbakır Devlet Tiyatrosu…
Her sahne ona yeni bir deneyim kattı.
1999 yılında Ferhunde Hanımlar dizisiyle televizyon dünyasına adım attı.
Ancak asıl çıkışını Gümüş dizisiyle yaptı.
Dizi büyük ilgi gördü.
Songül Öden’in adı kısa sürede Türkiye sınırlarını aştı.
Ardından Umutsuz Ev Kadınları,
Kayıp Şehir,
Muhteşem Yüzyıl,
Bir Aile Hikâyesi
ve birçok yapımda izleyici karşısına çıktı.
Ancak onu farklı kılan yalnızca ekran başarısı değildi.
Tiyatrodan hiç kopmadı.
Sahneye olan saygısını ve sanatın dönüştürücü gücüne olan inancını hiç kaybetmedi.
Başarısının temelinde ise çalışkanlığı, disiplini ve sanatına duyduğu saygı vardı.
Songül Öden’in hikâyesi yalnızca başarılı bir oyuncunun hikâyesi değildir.
Bu,
Diyarbakır’da başlayıp tiyatro sahnelerinden farklı coğrafyalara uzanan bir başarı yolculuğudur.
Ve aynı zamanda,
hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmeyen,
sanatını her şeyin üzerinde tutan bir kadının hikâyesidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.