İbrahim Ateşoğlu

İbrahim Ateşoğlu

Bir Diyarbakır Hikâyesi, Bir Cümbüş, Bir Darbuka

whatsapp-image-2026-09-23-at-10-47-34

Hede ile Mede

Düğün dağılmıştı.

Biraz önce türkülerin, kahkahaların ve alkışların doldurduğu avluda şimdi iki kadının yorgunluğu kalmıştı.

Hede ile Mede…

Diyarbakırlılar onları böyle bilirdi.

Asıl adları Hediye ve Medine’ydi.

Hede cümbüş çalardı.

Mede defini ve darbukasını konuştururdu.

Kınalı elleri sıcaktı.

Yüzlerindeki çizgiler ise yılların ne kadar ağır geçtiğini anlatıyordu.

İkisi de altmışlı yaşlarındaydı.

Düğün evinden çıkıp surların gölgesinde yürürken dillerinde hâlâ söyledikleri türkülerden biri vardı:

“El ele ver gidax Prothanaya,
Kurban olam seni doğan anaya
Seni doğdu, beni saldı belaya”

Bir Müslüman gencin sevdiği Ermeni kıza kavuşamamasını anlatan eski bir aşk türküsü…

Hede ile Mede nice aşk hikâyesinin türküsünü söylemişti.

Ama aşk, onların kapısını pek çalmamıştı.

Görücü usulüyle evlenmiş, eşlerini neredeyse nikâh sırasında tanımışlardı.

Her biri beş çocuk büyütmüştü.

Hayatları ev, çocuk ve geçim telaşı arasında geçmişti.

Ama düğün olduğunda başka bir dünya açılırdı önlerinde.

Hede cümbüşün tellerine vururdu.

Mede ise defe her vuruşuyla ritim tutardı.

Türküler yükselir, avlular şenlenirdi.

Belki de kendi hayatlarında yaşayamadıkları nice duyguyu, başkalarının düğünlerinde söyledikleri türkülerle dile getiriyorlardı.

Aşkı söylediler.

Hasreti söylediler.

Kavuşamayanları söylediler.

Ve yıllar boyunca Diyarbakır düğünlerinin seslerinden biri oldular.

Hede ile Mede…

Düğün bittiğinde avludan çekilip giderlerdi.

Ama cümbüşün tınısı, defin vuruşu ve söyledikleri türküler bir süre daha taş duvarların arasında kalırdı.

Belki de yıllar sonra onlardan geriye kalan en güçlü şey buydu:

Bir ses.
Bir ritim.
Bir türkü.

Cümbüşün sesi, darbukanın ritmi…

Hede ile Mede’nin hayatı gibi yorucu, güçlü ve hiç susmayan.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İbrahim Ateşoğlu Arşivi