Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Vazgeçilmez ortağız”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Vazgeçilmez ortağız”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NATO Ankara Zirvesi Savunma Sanayii Forumu'nda konuştu.

TİGRİS HABER - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NATO'nun "3.0" olarak adlandırılan yeni bir döneme girdiğini belirterek, artan savunma harcamalarının artık somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin savunma ihracatında dünyada 11'inci sırada bulunduğunu ifade eden Yılmaz, "Yakın bir gelecekte ilk 10 arasına girmeyi hedefliyoruz" dedi. Yılmaz ayrıca, NATO müttefikleri arasındaki savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması çağrısında bulundu.

Yılmaz, NATO'nun yeni bir döneme adım attığını belirterek, "Bugünkü forumda ve yarınki zirvede ittifakımız yeni bir döneme adım atmaktadır. 'NATO 3.0' olarak da adlandırılan bu yeni dönemde ittifak içinde külfetin giderek daha adil biçimde paylaşıldığını göreceğimizi düşünüyorum" dedi.

“Gelinen aşamada mevcut jeopolitik sınamalar karşısında NATO bünyesinde daha güçlü bir Avrupa savunma ayağının oluşturulması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Geçtiğimiz yıl Lahey'de alınan savunma harcamalarının artırılması kararının müttefikler tarafından önemli ölçüde hayata geçirildiğini ve savunma harcamalarına yönelik yaklaşımın köklü biçimde değiştiğini görüyoruz.

Şimdi önümüzdeki temel sınama, artan savunma harcamalarının somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesi ve bunun için gerekli sanayi üretim kapasitesinin oluşturulmasıdır. Hepimizin üretim kapasitesini hızla ve uyum içinde genişletmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelere katılıyorum. Bu bağlamda Sayın Rutte'nin sık sık kullandığı ‘Texas'tan Ankara'ya’ ifadesini son derece anlamlı buluyorum.

"TÜRKİYE İLK 10 SAVUNMA İHRACATÇISI ARASINA GİRMEYİ HEDEFLİYOR"

Türkiye'nin savunma ihracatında dünyada 11'inci sırada yer aldığını ifade eden Yılmaz, "Yakın bir gelecekte ilk 10 arasına girmeyi hedefliyoruz. Futbol tabiriyle ifade edecek olursak Türkiye, birinci ligde olmayı hedefleyen bir ülke konumundadır" ifadelerini kullandı ve şunları ekledi:

“Futbol tabiriyle ifade edecek olursak, Türkiye artık birinci ligde mücadele eden bir ülke olmayı hedeflemektedir. Savunma sanayimiz kapsamlı bir dönüşüm geçirmiştir. Faaliyet alanlarımız artık hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarının tamamını kapsamaktadır. Bu çalışmalar sonucunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarında yerlilik oranı yüzde 80'in üzerine çıkmıştır.

Türkiye aynı zamanda müttefik ülkeler için güvenilir bir tedarikçi ve proje ortağı haline gelmiştir. Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yılda 11 milyar doların üzerine çıkmıştır.

Bunun yarısından fazlası NATO müttefikleri ve Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Bugün Türkiye, insansız hava araçları ve silahlı insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, savaş gemilerinden beşinci nesil savaş uçağına ve derin taarruz kabiliyetlerine kadar birçok alanda ileri teknoloji sistemleri geliştirebilmektedir. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında beş Türk şirketi bulunmaktadır. Bu başarı asla tesadüf değildir.”

Türkiye'nin bu başarıyı kamu ile özel sektörün birlikte çalışması sayesinde elde ettiğini belirten Yılmaz, "Bu alanda başarı ancak üniversiteler, finans sektörü, iş gücü ve toplumun tüm katmanlarının katkısıyla mümkündür. Tüm bu yapı her şeyden önce insan gücüne dayanmaktadır" diye konuştu. Savunma sanayisindeki genç iş gücüne dikkat çeken Yılmaz, "Bugün Türkiye'nin savunma sanayisi iş gücünün ortalama yaşı 34'tür. Mühendislerimizin yarısını kadın mühendisler oluşturmaktadır. Bu da bize şunu söylüyor; gelecek bizim" dedi.

Savunma sanayisinin ekonomik kalkınmaya katkısına da değinen Yılmaz, "100 bini aşkın nitelikli istihdam, hızla artan ihracat ve sivil sektörlere yayılan teknolojik yeniliklerle savunma sanayimiz ekonomik kalkınmamıza ve sosyal refahımıza da katkı sunmaktadır" dedi.

"MÜTTEFİKLER ARASINDAKI SAVUNMA KISITLAMALARI KALDIRILMALI"

Uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapan Yılmaz, savunma sanayii alanındaki ortaklıkların yalnızca ticaret perspektifiyle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“Savunma sanayisinin gelişmesi açısından uluslararası iş birliği de kritik öneme sahiptir. Bu alandaki iş birliklerini yalnızca ihracat perspektifiyle değil; ortak üretim, ortak tasarım ve ortak geliştirme anlayışıyla ele almalıyız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta müttefik parlamenterlere de açıkça ifade ettiği gibi, savunma sanayisi ticareti ve iş birliğinin önündeki engelleri birlikte kaldırmalıyız.

Müttefikler arasındaki savunma alanındaki ticari kısıtlamaları ve yaptırımları mutlaka ortadan kaldırmalıyız. İttifakın askeri hazırlık seviyesini yükseltmek ve kolektif güvenliğimizi güçlendirmek istiyorsak bu anlamsız yaptırımları ve kısıtlamaları birlikte masadan kaldırmalıyız. Bu nedenle hem müttefikler arasındaki ikili kısıtlamalar kaldırılmalı hem de NATO'nun Avrupa güvenliğine önemli katkılar sunan Türkiye başta olmak üzere Avrupa'daki savunma ve güvenlik girişimlerine tam katılım sağlanmalıdır. Aksi halde üretim kapasitesinin gelişimi yavaşlayacak ve maliyetler artacaktır.

Daha dayanıklı bir Avrupa-Atlantik güvenliği ancak üretim kapasitesini, teknolojik birikimi ve operasyonel tecrübeyi aynı stratejik hedef doğrultusunda birleştiren bir güvenlik mimarisiyle mümkün olabilir. Türkiye bu mimaride güçlü, güvenilir ve vazgeçilmez bir ortaktır.” (ANKA)

Kaynak:ANKA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.