DEM Parti Milletvekili Kaya’dan çağrı: “Artık somut adımlar atılmalı”

DEM Parti Milletvekili Kaya’dan çağrı: “Artık somut adımlar atılmalı”
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosferi, Kürt meselesinin çözümü, demokratikleşme süreci, siyasi tutuklular ve kadınların barış sürecindeki rolüne ilişkin Tigris Haber’e değerlendirmelerde bulundu.

Şirvan Oktay GÖRER - Özel

TİGRİS HABER - Kaya, “Demokratikleşme süreci henüz başlamadı. Ama demokratikleşme sürecini başlatacak olan bir adım atıldı” dedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Türkiye’de son 10 yılda yaşanan siyasi gelişmelerin yalnızca iç dinamiklerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, Ortadoğu’daki savaşlar ve bölgesel gelişmelerin Türkiye siyasetine doğrudan yansıdığını söyledi.

Türkiye’de mevcut siyasi atmosferin son iki yıldan bağımsız ele alınamayacağını ifade eden Kaya, “Son 10 yıl Türkiye siyaseti buna bağlı şekillendi. 2016’da yaşanan darbe mekaniği ve sonrasında yaşananlar da siyaseti buna bağlı olarak şekillendirdi” dedi.

“DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİ HENÜZ BAŞLAMADI”

Türkiye’de demokratikleşme sürecinin başlayıp başlamadığına ilişkin değerlendirmede bulunan Kaya, henüz tam anlamıyla bir demokratikleşme sürecinin başlamadığını ancak bu yönde önemli bir eşik oluştuğunu söyledi.

Kaya, “Demokratikleşme süreci henüz başlamadı. Ama demokratikleşme sürecini başlatacak olan bir adım atıldı. Son iki yılda yaşanan gelişmeler Türkiye’de demokrasinin önünü açabilecek adımlar. Hâlâ bir eşikteyiz. Bu eşik bizim açımızdan çok kritik. Bir tarafı otoriterlik, diğer tarafı gerçekten özgürlüklerin olabileceği bir alan veriyor bize” ifadelerini kullandı.

Bu eşikten demokratik adımlarla geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, Kürt meselesinin çözümünün demokratikleşmeden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

“KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ DEMOKRATİKLEŞMEDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Kürt meselesinin çözümü ile demokratikleşme, adalet ve toplumsal barış arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu ifade eden Kaya, “Kürt meselesinin çözülmesi demokratikleşmeden asla ayrı düşünülemez. Kürt meselesinin çözümünü demokrasiden yalıtırsak ne barışın toplumsal bir şekilde inşa edilmesinden ne onurlu barıştan ne de adaletin tesisinden söz edebiliriz” dedi.

Kaya, kalıcı bir çözüm için demokratik mekanizmaların kurulması gerektiğini belirterek, atılacak adımların yalnızca bürokratik düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

“ARTIK SOMUT ADIMLAR ATILMALI”

Çerçeve yasanın TBMM’de yüksek oyla kabul edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Kaya, bunun toplumda umut yarattığını belirtti.

Kaya, “Artık somut adımlar atılmalı. Ama bu somut adımlar demokratikleşmeye dair de olmalı. Çünkü bir süreci, bir barışı inşa edeceksek bunun için demokratik mekanizmalar kurmamız lazım” diye konuştu.

Süreç kapsamında koordinasyon kurulunun oluşturulduğunu ve Meclis’te de bir kurul oluşturulmasının gündemde olduğunu kaydeden Kaya, bunların tek başına yeterli olmadığını dile getirdi.

“ÜÇÜNCÜ GÖZE İHTİYAÇ VAR”

Sürecin iki taraf arasında yürütülmesinin demokratikleşme açısından eksiklik yarattığını savunan Kaya, toplumsal katılımın artırılması gerektiğini söyledi.

Kaya, “Bütün dünya örneklerine baktığımız zaman sürecin sağlıklı ilerlemesi, sağlıklı inşa edilmesi için üçüncü bir göze ihtiyaç var. Bu denklemin içerisinde orası eksik” dedi.

Toplumun ve sivil toplumun sürece daha fazla dahil olması gerektiğini belirten Kaya, kadın hareketlerinin de bu noktada önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

“SİYASİ TUTUKLULARIN SERBEST BIRAKILMASI GEREKİYOR”

Cezaevlerindeki siyasi tutuklulara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, siyaset yaptıkları için tutuklu bulunan kişilerin serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Kaya, “Siyaset yapmak suç değil. Bugün hâlihazırda bunlar için yeni bir yasal düzenlemeye de ihtiyaç yok. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası ve uluslararası hukuk bağlamında ele alındığında ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, düşünce özgürlüğü kapsamında olan fiillerden dolayı yargılanmış ve tutuklanmış insanlar bunlar. Dolayısıyla bu insanların artık serbest olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMSAL AÇIDAN ÇOK UMUT VAR BİR TABLO YOK”

Türkiye’de son 10 yılda halklar arasında kutuplaşmayı artıran politikaların yürütüldüğünü belirten Kaya, mevcut toplumsal tabloya ilişkin kaygılı olduğunu söyledi.

Türkiye’de uzun yıllar tek kimlik üzerinden şekillenen bir toplum anlayışının hâkim olduğunu belirten Kaya, “100 yıllık tek kimlik üzerinden inşa edilmiş bir toplum var. Türklük, Sünnilik, hatta erkeklik üzerinden inşa edilmiş egemen bir zihniyet var” dedi.

Kaya, son yıllarda Türkler ve Kürtler arasındaki toplumsal mesafenin açıldığını belirterek, farklı kimliklere yönelik nefret söylemlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.

Ancak bu tablonun değiştirilebileceğini ifade eden Kaya, “Yürütülecek politikalarla, yeni bir dil inşasıyla, yeni bir siyasetle bütün bunların hepsi değiştirilebilir” diye konuştu.

“KADINLARIN SÜREÇTEKİ ROLÜ BAŞAT”

Kadınların demokratikleşme ve barış sürecindeki rolüne de dikkat çeken Kaya, kadınların sürece katılımının toplumsal katılımı güçlendirdiğini söyledi.

Kaya, “Kadınların rolü tüm kesimlerden daha fazla. Kadınların çatışma çözüm süreçlerine katılımı meseleyi daha demokratik, daha anlaşılır ve toplumsal dinamiklere daha rahat ulaşmasını sağlayan bir zemine taşıyor” dedi. Kadınların toplumla bağının güçlü olduğunu belirten Kaya, kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasının barışın toplumsallaşmasına katkı sunduğunu ifade etti.

Kaya, “Toplumsal katılımı sağlayacak en güçlü kesim kadınlar. Kadınların süreç içerisinde olması başat bir mesele. Kadın çok önemli, barış çok önemli” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.