Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Derin Yoksulluk Yerine Neden Aşırı Zenginlikle Mücadele Edilmiyor?

Yaşadığımız koşullardan memnun olan ne kadar insan var diye etrafımıza baktığımızda neredeyse parmakla gösterilecek kadar az olduğunu görmekteyiz. Bu memnuniyetsizliğin en büyük sebeplerin başında hiç şüphesiz ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Eski kuşaklar, yokluk mertliği bozar derlerdi. Aslında yokluk sadece mertliği bozmuyor, bizi biz olmaktan da çıkartıyor.

Ekonomik refah düzeyini asgari düzeyde de olsa yakalayamayan, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamayan insan doğal olarak nasıl memnun olacak?

Kentlere aşırı yığılma, üretimden kopmanın getirdiği ekonomik sıkıntıların yanında, geleneksel davranışlar ve alışkanlıklardan da kopmayı getirmektedir. Globalleşmenin getirdiği kapitalist sitemin yozlaştıcı bombardımanına maruz kalınması bir yozlaşmayı da ortaya çıkarmaktadır. Ahlaki çürüme insanları en çok rahatsız eden konulardan biri olmaktadır.

Tarihi doğal zenginliklerle çevrili olmamıza rağmen; insanların çoğu neden bu yoksulluk diyemiyor. Zenginlik bir güç olduğu için; aşırı zengin olanların bu serveti nasıl elde ettiğini de yeterince sorgulayamıyor. Buna gücü yetmiyor. Birilerinin aşırı zenginliğiyle kendi yoksulluğu arasındaki bağı kuramıyor. Dolayısıyla yoksulluğunu bir kader olarak kabul ediyor. Dünyada da bazı kişilerin ya da şirketlerin sermayeleri dünyada birçok ülkenin milli gelirinden fazla olması nasıl izah edilebilir. Bu kadar geniş çaplı bir emek gaspı olmasaydı bu kadar büyük sermayelere sahip olmak mümkün müydü? Bu kadar devasa sermayelerin insanların emek gaspı olmadan, doğa bu kadar yağmalanmadan elde edilmesi mümkün müydü? Bu sonuçlar sorgulanmayınca bu zenginliklerin kaynağının yaşanan derin yoksulluk olduğu da anlaşılamıyor. Genelde yoksullukla mücadele söylemi çok konuşulan bir konu olurken bazı yazarların sorguladığı gibi neden bu kadar aşırı zenginlikle mücadele edilmiyor?

İnsanları en fazla rahatsız eden etik yozlaşmanın, geçmiş değerlerden uzaklaşmanın nedenleri çok çeşitli olmasına rağmen ana eksen ekonomik koşullar ve devamında oluşan kültürel, sosyal ve politik atmosferin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mümin Ağcakaya Arşivi

SONBAHARIN KAÇINILMAZ YOLCULUĞU

26 Kasım 2025 Çarşamba 00:02

YAPRAKLAR SARARIP DÜŞERKEN

14 Kasım 2025 Cuma 00:03

Duygularımızda da Depremler Bitmiyor

13 Ağustos 2025 Çarşamba 00:03

ÇÖLLEŞME KAPIDA MI?

01 Ağustos 2025 Cuma 00:04

Aç gözlü olanı ne doyurur?

18 Temmuz 2025 Cuma 00:03

Sönmeyen ateş, kapanmayan yara; Madımak

03 Temmuz 2025 Perşembe 00:02

Asgari ücrete mahkûm olmak

24 Haziran 2025 Salı 00:02

Ayşe Şan Artık Doğduğu Topraklarda

18 Haziran 2025 Çarşamba 10:15