Diyarbakır'da 4 kişi ölmüştü: Ek bilirkişi raporu dosyada

Diyarbakır'da 4 kişi ölmüştü: Ek bilirkişi raporu dosyada

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde geçen yıl inşası süren viyadükte iskelenin çökmesi sonucu 4 işçinin yaşamını yitirdiği, 1 işçinin ağır yaralandığı kazaya ilişkin ek bilirkişi raporu hazırlandı.

TİGRİS HABER - Kulp'ta 11 Kasım 2025'te yapımı devam eden köprü inşaatı sırasında, köprü ayaklarının üstüne kurulan iskelenin çökmesi sonucu Şeyhmus Anuştekin, Tahsin Dere, Salih Lale ve Mehmet Şirin Yalçıner'in hayatını kaybettiği, 1 işçinin ağır yaralandığı kazaya ilişkin tutuksuz 10 sanığın "taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması sürüyor.

Mahkeme heyetinin talebi doğrultusunda, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan 3 kişilik heyet tarafından ek bilirkişi raporu hazırlandı.

Raporda, kazanın teknik olarak aydınlatılmasının kusurluların tespitinde önem taşıdığı belirtildi.

Yapılan incelemelerde, yüklenici ve taşeron firmalar tarafından köprü ayaklarını ve pilye (betonarme kiriş ve döşemelere yerleştirilen, özel şekilde bükülmüş olan ve kesme kuvvetini karşılamak için kullanılan betonarme demiri) başlıklarını kapsayan bir çalışma yürütüldüğünün görüldüğü ifade edilen raporda, kazanın "köprü pilye başlığı imalatı için montajı tamamlanan kalıplara beton dökülmesi esnasında gerçekleştiği" kaydedildi.

"KÖPRÜ AYAĞINDAKİ DEMİRLERİN GÖRÜNMEDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR"

Raporda, olay yerinde ve dosyada yapılan incelemelere ilişkin şu tespitlere yer verildi:

"Köprü ayaklarının kolon demirlerine sözde bağlı olan ankraj (yapı elemanlarını, makineleri veya çelik donatıları beton, kaya ya da zemin gibi taşıyıcı yüzeylere güvenli bir şekilde sabitleme ve demirleme işlemi) plakalarının kolon betonuyla birlikte yerinden çıktığı ve nitekim taşıdığı tüm kalıp iskele platformuyla birlikte yıkıldığı görülmektedir. Dosya kapsamında yapılan detaylı incelemelerde ana taşıyıcı görevi gören ankraj plakalarının yerinden çıkarak düştüğü, köprü ayağında sadece ankrajlandığı yerden itibaren beton kırılması olduğu görülmektedir fakat arkasına bağlı olması gereken kolon demirlerinin görünmediği, bu anlamda hatalı bağlandığı anlaşılmaktadır. Eğer ana taşıyıcı ankraj plakası demirin arkasına bağlı olsaydı, bağlı olduğu demirden sıyrılması için önce kolondaki demirin kırılması, eğilmesi veya deformasyona uğraması gerekirdi. Öte yandan bağlı olduğu kolon demiri önde olduğundan yerinden çıkma esnasında deformasyona uğrayan veya kopan kolon demirinin kesinlikle gözle görünmesi gerekirdi. Yapılan incelemelerde köprü ayağındaki (kolonlarındaki) demirlerin görünmediği apaçık görülmektedir. Bu anlamda ana taşıyıcı ankraj plakasının kolon demirlerinin arkasına değil önüne bağlandığı veya hiç bağlanmadığı ve dolayısıyla yükü taşımadığı tespit olunabilmektedir."

Dosya kapsamındaki olay yerine ait görüntü ve fotoğraflarda da "ana taşıyıcı görevi gören ankraj plakalarının sözde bağlı olduğu kolon demirlerinin görünmediği" belirtilen raporda, normal şartlarda söz konusu ana taşıyıcı ankraj plakalarının kolon demirlerinin arkasına bağlanmasının gerektiği ifade edildi.

"İMALAT MONTAJ HATASININ OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR"

Söz konusu kazada ankraj levhasının yerinden çıkması için bağlı olduğu kolon demirlerini koparması veya dışa doğru esnetecek şekilde yamultması gerektiği değerlendirilen raporda, ankraj plakasının sadece gömülü olduğu betonu kırarak yerinden çıktığının açıkça anlaşıldığı aktarıldı.

Raporda, "Ana taşıyıcı ankraj plakalarının kolon demirlerine arkadan bağlanması gerekirken önden bağlandığı, hatta hiç bağlanmadığı anlaşıldığından söz konusu olayda imalat montaj hatasının olduğu tespit edilmiştir. Ölümlü kazada ana taşıyıcı ankraj plakalarının hatalı bağlantı sonucu yerinden çıkmasının asli neden, hatalı yapılan imalatın kontrol edilmemesinin de tetikleyici neden olduğu anlaşılmıştır." tespitine yer verildi.

İş yerinde kısmi zamanlı görev yapan iş güvenliği uzmanı M.N.A'nın hatalı imalatı kontrol etmesinin hem mümkün olmadığı hem de görev ve yetkisi dahilinde bulunmadığı belirtilen raporda, bu nedenle kusurunun bulunmadığı dile getirildi.

Raporda yapılan tespitlere ilişkin şu değerlendirmede bulunuldu:

"İlk raporda taşeron firma sahibi ve iskele ekip şefi F.L, 'bağlantı elemanlarını hatalı monte ettiği', 'iskeleyi projeye aykırı şekilde kurduğu' kabulüyle asli kusurlu sayılmıştır. Heyetimiz ise tali kusurlu olduğu değerlendirmiştir. Bu yönüyle söz konusu projede köprü ayakları ile pilye başlıklarının imalatını üstlenen F.L'nin işçilerin hatalı imalat yapma ihtimallerini göz önünde bulundurarak beton dökümü öncesi son kontrolleri yapmaması nedeniyle tali kusurlu, imalatın tekniğine uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi gereken alt yüklenici şantiye şefi (inşaat mühendisi) K.K. ve ana yüklenici şantiye şefi (inşaat mühendisi) İ.B'nin de aynı nedenle olayda tali kusurlu olduğu anlaşılmaktadır."

Raporda, kazada hayatını kaybeden Anuştekin, Dere, Lale ve Yalçıner için şunlar kaydedildi:

"Kazaya neden olan pilye kalıp iskele platformunu hatalı şekilde bağladıkları ve bu yüzden de ölümleriyle sonuçlanan kaza olayına neden oldukları anlaşılabilmektedir. Her ne kadar bu konuda işverenleri F.K'nin emir ve buyruğunda çalışıyor olsalar da söz konusu ankraj levhasının hatalı bağlanmasının yaratacağı tehlikeyi bilecek tecrübeye sahip oldukları öngörülmektedir."

Hazırlanan rapor dava dosyasına eklendi.

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 11 Kasım 2025'te yapımı devam eden köprü çalışmaları sırasında, köprü ayaklarının üstüne kurulan iskelenin çökmesi sonucu meydana gelen iş kazasında Şeyhmus Anuştekin, Tahsin Dere, Salih Lale ve Mehmet Şirin Yalçıner hayatını kaybetmiş, C.N. yaralanmıştı.

Söz konusu iş kazasına ilişkin hazırlanan iddianamede, tutuksuz sanıklar F.L, İ.B, K.K, M.A, R.Y, M.T, Ş.T, S.T, V.D. ve S.K. hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 1 Ekim'deki duruşmada mahkeme heyeti, İstanbul Teknik Üniversitesinden uzman kişilerce dosyaya sunulmak üzere yeni bilirkişi raporu hazırlanmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ocak 2027'ye ertelemişti.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.