Diyarbakır’da ayçiçeği üretimine ilgi artıyor

Diyarbakır’da ayçiçeği üretimine ilgi artıyor

Diyarbakır Tarım İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, sulu tarımda Silvan Projesi’nin hayata geçmesinin önemi, kentteki ürün deseni ve yağlı bitki tohum üretiminde son durumu Tigris Haber’e değerlendirdi.

Ali Abbas Yılmaz - Özel

TİGRİS HABER - Son dönemde artan sıvı yağ fiyatları yağlı bitki tohumu üretimindeki açığı gözler önüne serdi. Yağlı bitki tohumlarında ithalata bağımlılık yerli üretimin arttırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyarken, bölgede ayçiçeği üretiminin durumunu ve Diyarbakır’ın sulu tarım kapasitesini Diyarbakır Tarım İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar ile konuştuk.

 ‘Kırmızı mercimekte Diyarbakır birinci sırada’

Diyarbakır Tarım İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, bölgede ağırlıklı olarak hububat tarımının yapıldığını söyledi. Münavele yöntemi ile ekim yapıldığında toprağın yapısının korunduğunu belirten Atalar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıraç alanlarda arpa ve buğday ekimi yapılıyor ve bir yıl sonra ise bu alanlarda baklagil ekiliyor. Tabii bu ürünler de yılların deneyimi ile belirleniyor. Buğday ve arpanın yerine kıraç alanda bir ürün ekecekseniz en az ondan daha fazla verim alabileceğiniz bir ürünü tercih edersiniz. Tarımı kolay, pazarı daha garantili ve yüksek gelir getiren bir ürünü deseninize kattığınızda bu ürün alternatif olabiliyor. Bu bölgede Hububatla münaveleye en çok mercimek giriyor. Kırmızı mercimekte 123 bin tonla en fazla üretim yapan il Diyarbakır’dır. Mercimeğin hem tarımı ve pazarlaması kolay hem de bakanlığımıza ciddi destek sağlanıyor. Haliyle mercimekten elde edilen gelir üreticilerimizi memnun edecek düzeyde. Dolayısıyla bir ürünün alternatif olabilmesi için daha yüksek gelir getirmesi gerekiyor. Tabii iklim şartları da bu tercihi ve tarımın şekillenmesini sınırlayan bir faktördür. İklim faktörünü bertaraf etmek için ise sulu tarıma, kontrol edilebilir bir tarıma doğru geçiyoruz. Barajların yapılmasının önemi tam da burada ortaya çıkıyor.”

ertan-tigris.jpg

Silvan Projesi hayata geçtiğinde…

Kontrol edilebilir tarımda verimin arttığına dikkat çeken Atalar şunları ifade etti: “Bitkinin yetişme şartlarına müdahale ettiğinizde hem kalite hem de verim üzerinde etkide bulunursunuz. Toprağı zamanında ve uygun bir şekilde işlerseniz, sulama imkanına da kavuşursanız bitkiler kışa istenilen yapıya kavuşarak girer. Bu sayede maksimum verim artışına doğru bir asımı atmış oluyorsunuz. Ardından gübre ve ilaçlama zamanlarını gözetmeniz devreye girer. Sulama imkanı de elinizde olduğunda verim ve kalite artırımı için koşulları olgunlaştırmış olursunuz. Silvan Projesi’nin hayata geçmesiyle ki, Silvan Barajıyla birlikte 8 barajdan oluşuyor. Bu projeye bağlı 23 sulama şebekesi devam etmekte. Yeraltından basınçlı sulama sistemleri şekliyle, damla ve yağmurlama sulama yapılacak. Bu yöntem topraktaki yıkanmayı ve fazla su kullanımını da önleyecek. Bu sayede toprağın yapısı korunurken, erozyon ve tuzlaşma gibi problemlerin de önüne geçilmiş olacak. Dolayısıyla doğru bir tarım yapıldığında yetiştireceğiniz bitki deseninde de artış yaşanacaktır. Daha çok gelir getirecek endüstri bitkileri, nişasta ve yağ bitkileri gibi bitkilere yöneleceksiniz. Sebzeciliğe, meyveciliğe yöneleceksiniz. Böylece ürün yelpazesi  genişleyecek.”

ertan-tigris3.jpg

‘4 milyon 200 bin dekar alanda sulu tarım yapılabilecek’

Diyarbakır’da sulu alanlarda pamuk ve mısır üretimi yapıldığını ifade eden Atalar, son süreçte 3 bin dekardan fazla soya üretimi yapıldığını söyledi. Atalar, Diyarbakır’daki ayçiçeği üretimine ilişkin olarak ise şunları ifade etti: “2020 verilerine göre 4 bin dekarda ayçiçeği ekim alanımız var. Yağlık ve sofralı olarak 2 çeşit ayçiçeği ekimi yapılıyor. Yağ için ayçiçeği kıraç alanlarda yetişse de verim düşük oluyor. Dolayısıyla elde ettiğiniz gelir diğer münavele bitkisinden daha az verim sağlıyorsa çiftçi bunları değerlendiriyor. Sulu alanda bizim de yaptığımız demonstrasyon çalışmalarında ayçiçeğinde dekara 300 kilonun üzerinde verim aldık. Şuan ayçiçeğinin sulu alandaki alternatifi olan pamuk ve mısır üretimidir. Pamuk ve Mısır geçen sezon çok iyiydi. Dolayısıyla rekabet edeceği ürünlerle pazar ve elde edilen gelir anlamında kıyaslandığında bir ürün tercih ediliyor. Sonuçta Diyarbakır ikilim koşulları ve toprak yapısı anlamında bütün bu ürünlerin yetişebildiği bir yerdir. Silvan Projesi’nin tamamlanmasıyla 4 milyon 200 bin dekar arazi sulanabilir hale gelecektir. Diyarbakır’da toplam tarım arazisi ise yaklaşık 7 milyon (6 milyon 959 bin) dekardır. 4 milyon 200 bin dekar alanda sulu tarım yapılabilecek olması demek ürün deseninin artması demektir. Dolayısıyla pamuk ve mısırdan sonra ayçiçeği, soya ve şekerpancarının da ekim alanları artacaktır. Son süreçte suyun toprakla buluşmasından kanyaklı Bismil ve Çınar’da sebzecilik ön plana çıkmaya başladı. Kuzey ilçelerimizde su imkanı olan küçük, dağlık, engebeli arazilerimizde de meyve ağaçları ektiriyoruz. Bölgenin iklimine uygun olarak badem, ceviz, fıstık yetiştiriyoruz. Yüzde 70 hibelerle son derece modern bahçeler yapıyoruz. Son 10 yıl içinde tam donanımlı meyve bahçeleri 36 bin dekar alanı geçti. Bunlar bittiği taktirde Büyükşehir Belediyemiz, GAP İdaresi ve Bakanlığımız olarak 16 milyon TL tutarında evyecilik projesi uygulayacağız. 5 milyon TL’sini Büyükşehir, 5 milyon TL’sini GAP İdaresi, 1 milyon TL’sini de Bakanlığımızın Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, 4 milyon 600 bin TL’si de çiftçilerimiz tarafından karşılanacak şekilde toplamda 16 milyon tutarında meyve bahçeleri oluşturacağız.”

ertan-tigris2.jpg

‘Çiftçinin tercihinde elde edeceği gelir doğrudan etkili’

Ürün deseni konusunda kararın Bakanlık tarafından verildiğini ve desteklere göre çiftçilerin ürün tercihi yaptığına işaret eden Atalar, şunları söyledi: “Bakanlıktaki ürün masalarında alternatif ürünler üzerine çalışmalar yapılıyor. Çitçileri ürünlere yönlendirmeler de bu çalışmalar neticesinde oluyor. Bakanlığın belirlediği kurallar çerçevesinde biz de bunları çiftçilerimize anlatıyor ve uygulamalarını sağlıyoruz. Şuan sulu alanlarda pamuk ve mısır üretiminin bir altyapısı var. Oluşan bir Pazar var. Bu konuda bir kültür de oluşmuş durumda. Tabii bu ürünler yerine alternatif olarak seçeceğiniz ürünün bunlardan daha fazla gelir getirmesi gerekiyor. Pamuk üretimi de ülkemiz için olukça ihtiyaç duyulan bir üründür. Hayvancılığın gelişmesine bağlı olarak mısır üretimi de ciddi ihtiyaç. Tabii ayçiçeği de aynı grupta ihtiyaç duyulan bir ürün. Dolayısıyla çiftçinin tercihinde elde edeceği gelir doğrudan etkili. Tabii bir ürünün yetiştirilmesi için uygun altyapının oluşması gerekiyor. Sulama ekipmanlarıyla ilgili bir altyapıya ihtiyaç var. Bu alanda çalışan işçilerin kazandığı deneyim önemli. Ürüne uygun hasat makineleri gelişiyor. Tabii bu ürüne dönük altyapının yanı sıra o ürüne dönük bir yan sanayi oluşuyor. Çiftçilerde de ürünle ilgili bir kültür oluşuyor, deneyim birikiyor. Tabii fiyat konusu da aşağı yukarı öngörülebiliyor. Yeni bir ürün tercihinde ise o ürüne göre yeni bir altyapının şekillenmesi gerekiyor.

ertan-tigris1.jpg

‘Ergani ve Çermik’te ayçiçeği ekimi yapılıyor’

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde bulunan yağ fabrikasına dönük canlandırma çalışmalarının olduğunu dile getiren Atalar, şöyle konuştu: “Bu fabrika tekrardan faaliyete geçtiğinde beraberinde etrafındaki alanlarda hammadde teminine yönelik tarım da gelişecektir. Sanayinin olmadığı yerde tarımsal ürünün gelişmesi de istenilen düzeyde olmaz, daha yavaş gelişir. Çünkü elde edilen bir ürünün değerlendirileceği bir tesisin olması durumunda ona göre çevredeki tarımsal faaliyet de yeniden düzenleniyor. Lice, Kulp, Dicle, Hani gibi ilçelerimizde sanayi anlamında yeterli düzeyde değiliz. Dolayısıyla orada sanayi oluştuğunda onun ihtiyaç duyduğu tarımsal ürünlerin tamamı üretilmeye başlanır. Diyarbakır’da halihazırda ağırlıklı olarak Ergani ve Çermik taraflarında ayçiçeği ekimi yapılıyor.

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.