Diyarbakır’da sadaka kutusuna dönen türbe!

Diyarbakır’da sadaka kutusuna dönen türbe!

Merkez tarihi Sur ilçesinin Dabanoğlu mahallesinde gizemi henüz tam olarak çözülememiş bir türbe bulunuyor.

Ramazan YAVUZ - Özel Haber

TİGRİS HABER - Diyarbakır’da halk arasında Yunus Peygamberin oğlu ve torununa ait olduğuna inanılan ancak Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün tanıtım yazısında ise, Zincirkıran Ali Paşa’ya ait olabileceği tahmin edilen 2 sandukanın bulunduğu türbede vatandaşlar dua ettikten sonra pencereden para atıyor.

turbe-para-6

ESKİDEN PAZAR KURULAN SOKAK

Merkez tarihi Sur ilçesinin Dabanoğlu mahallesinde gizemi henüz tam olarak çözülememiş bir türbe bulunuyor. Türbe 27 sahabe mezarının bulunduğu Hz. Süleyman Camisine yaklaşık 500 metre mesafedeki Nasuh Paşa camisinin arka bahçesinde bulunuyor. Bu türbe yıllar yılı etrafındaki yapılar nedeniyle tam olarak fark edilmiyordu. Bu türbenin bulunduğu yol üzerinde de 15 yıl öncesine kadar hafta sonu hemen her türlü eşyanın satıldığı Pazar kuruluyordu. 2015’in sonu ve 2016’nın ilk aylarına kadar devam eden Sur olaylarında bu bölgede büyük hasar aldı.

turbe-para-10

EVLER YIKILINCA TAM OLARAK GÖRÜNÜR HALE GELDİ

Operasyonlar tamamlandıktan sonra ise bu bölgedeki bütün evler yıkıldı. Boş alanlarının bazı yerlerine ise kentin tarihi mimarisini yansıtmadığı için eleştirilen tek katlı evler yapıldı. Bu sokaktaki evler ortadan kalkınca Nasuh Paşa camisi ile hemen bitişiğindeki bu türbe de tam olarak görünür hale geldi. Kentteki bir inanışa göre buradaki türbenin Hz. Yunus Peygamberin oğlu Nebi Ogeda’ya,

diğer bir inanışa göre ise sadece Nebi Ogeda değil onun oğlu yani Hz. Yunus peygamberin torunu Nebi Aguba’ya da ait olduğuna kanaat getiriliyor. Ancak kentte burası yıllar yılı “Zincirkıran Türbesi” olarak ta ayrıca bilindi.

turbe-para-5

TÜRBEDE ÇİFTE TANITIM YAZISI.. RESMİYETTE SADECE TAHMİN VAR

Türbenin giriş kapısının üzerinde Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün astığı bir tanıtım yazısı var. Bu yazıda türbenin kim tarafından ve ne zaman yapıldığı, mezarların tam olarak kimlere ait olduğu yazılmıyor. Sadece tahmin ediliyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yazısında şunlar yer alıyor:

“ Türbenin kim tarafından ne zaman yapıldığını belirten herhangi bir kaynak yoktur. İsminden hareketle 1606 tarihinde 5 ay Diyarbakır’da Valilik yapan Zircirkıran Ali Paşa’ya ait olabileceği tahmin ediliyor. Sekizgen planlı türbe içten kubbe, dıştan piramidal külah ile örtülüdür. Çokgen gözde iki renkli taş işçiliği ile hareketlendirilmiş olup kenarlardan birinde kapı açıklı diğer kenarlarda ise pencere açıklıklarına yer verilmiştir. İç mekanda 2 adet sanduka mevcuttur. Türbe 2015 yılında Sur’da yaşanan olaylardan hasar görmüş ve 2017 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce kapsamlı bir şekilde restorasyonu yapılmıştır”

NEBİ OGEDA VE OĞLUNUN MU, PAŞANIN MI TÜRBESİ?

Türbenin diğer tarafına döndüğünüzde ise, farklı bir yazı ile karşılaşıyorsunuz. Yıllar önce bu yazı pencereye asılıydı. Şimdi ise duvara monte edilmiş. Bu yazıyı kimin astığı da belli değil. Çünkü altında herhangi bir kurum, dernek adı yok. Yazıda “Nebi Ogeda. Hz. Yunus Peygamberin oğlu” deniyor ancak onun oğlu Nebi Aguba’dan ise bahsedilmiyor. Ancak, Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yazısında ise böyle bir şey geçmiyor. Hangisi doğru o da belli değil. Sonuç itibariyle burada bulunan iki mezar gizemini korumaya devam ediyor. Tabi buradaki iki mezarın tam olarak kimlere ait olduğuyla ilgili net bilgi bulunmamasına rağmen vatandaşlar yüzyıllardır buranın kutsal bir mekan olduğu inancını sürdürüyor.

turbe-para-1

DUADAN SONRA PARA ATIYORLAR

Bu türbede Hz. Yunus Peygamber’in oğlu ve torunu olduğuna kanaat getirenler ise burayı kutsal bir mekan olarak kabul edip özellikle Perşembe günleri ziyaret etmeyi ihmal etmiyor. Hz. Süleyman camisindeki 27 sahabe mezarını ziyaret eden özellikle kadınlar buraya uğramadan gitmiyor. Bazı kadınlar ise başlarını pencere demirlerine yaslayıp bol bol dua ediyor. Büyük ihtimalle türbenin havalanması için açık bırakılmış olan bir pencere bu türbeyi adeta sadaka kutusuna da çevirmiş gibi. Türbeye para atılması veya bakımıyla ilgili yardım talep eden yazı veya kutu bulunmamasına rağmen burayı ziyaret edenler dua ettikten sonra bu açık penceren içeriye para atıyor. Paralar pencerenin içinde ve uzun süredir toplanmadığı için de birikmeye devam ediyor.

turbe-para-8

TÜRBENİN ETRAFI BAKIMSIZ

Halk arasında yüzyıllardır kutsal bir yer olarak kabul edilip dualar edilen bu türbe 2017 yılında Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmiş. Türbenin bulunduğu bahçenin de o yıllarda elden geçirildiği belli oluyor. Ancak ondan sonra pek dokunulmamış gibi. Yani bakım falan hiç yok. Hemen arkasındaki duvar yıkık halde. Bahçenin her tarafında molozlar, çöpler var. Burayı sadece Diyarbakırlı vatandaşlar değil, İç kale ve Hz. Süleyman Camisini görmeye gelen turistlerde ziyaret ediyor. Halkın kutsal kabul ettiği bu mekanın tekrardan elden geçirilmesi ve türbenin bahçesinin burayı ziyaret etmeye gelenlerin dinlenebileceği güzel bir mekana dönüştürülmesi gerekiyor. Türbeyi ziyaret etmeye gelen vatandaşlarda yetkililerin bu konuda bir an önce harekete geçmesini istiyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.