Diyarbakır’da yoksulluk derinleşiyor: Sofradan geleceğe uzanan kriz
Mahsum KARA/ DOSYA HABER
TİGRİS HABER - Diyarbakır’da ekonomik kriz, dar gelirli yurttaşların yaşamını her geçen gün daha fazla etkiliyor. Gelirlerin temel ihtiyaçlar karşısında yetersiz kalması, özellikle gıda, kira, eğitim ve sağlık harcamalarında ciddi bir daralmaya yol açarken, yoksulluk yalnızca hane bütçesinde değil, çocukların eğitiminden kadınların yaşamına kadar kentin sosyal dokusunda da kendisini gösteriyor.
Türkiye genelinde yıllık tüketici enflasyonu Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 31,75 seviyesinde bulunuyor. Aynı dönemde işsizlik oranı yüzde 7,6 olarak açıklanırken, resmi işsizlik verileri kentlerdeki gelir kaybının ve güvencesiz çalışmanın bütün boyutlarını tek başına ortaya koymuyor.
GELİR TEMEL İHTİYAÇLARA YETMİYOR
Kentte özellikle asgari ücretle, emekli aylığıyla veya düzensiz gelirle geçinen haneler açısından ekonomik tablo giderek ağırlaşıyor. Market ve pazar alışverişlerinde daha ucuz ürünlere yönelme, et ve süt ürünlerinin daha az tüketilmesi, çocukların ihtiyaçlarının ertelenmesi ve borçlanmanın artması yoksulluğun gündelik yaşam üzerindeki etkilerinden bazıları olarak öne çıkıyor.
Yoksulluk yalnızca gelirin azalmasıyla sınırlı kalmıyor. Kira, elektrik, su, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu giderlerin artması, hanelerin gıda gibi temel ihtiyaçlara ayırabildiği payı da daraltıyor.
SOSYAL YARDIMLAR GEÇİCİ ÇÖZÜM
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılında yaptığı sosyal destek ödemeleri, kentte ekonomik desteğe ihtiyaç duyan hanelerin sayısına ilişkin önemli bir tablo ortaya koyuyor.
Mart ayında 10 bin 793 yurttaşa kişi başı 3 bin TL sosyal destek ödemesi yapılırken toplam destek miktarı 32 milyon 379 bin TL oldu.
Mayıs ayında ise Kurban Bayramı öncesinde 12 bin 285 haneye toplam 36 milyon 855 bin TL nakdi destek sağlandı; 1187 aileye de gıda kolisi ulaştırıldı. Bu rakamlar bir yandan sosyal dayanışma mekanizmalarının önemini gösterirken, diğer yandan kentte çok sayıda hanenin temel ihtiyaçlarını karşılamak için desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
ÇOCUK YOKSULLUĞU GELECEĞİ ETKİLİYOR
Yoksulluğun en ağır sonuçlarından biri ise çocuklar üzerinde görülüyor. Geliri yetersiz ailelerde çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, okul masrafları, ulaşım, beslenme ve sosyal faaliyetlere erişim giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.
Ekonomik yoksunluk, çocukların yalnızca bugünkü yaşam koşullarını değil, eğitim olanaklarını ve gelecekteki fırsatlarını da etkiliyor. Bu nedenle kentte yoksullukla mücadele yalnızca sosyal yardım dağıtımıyla sınırlı tutulmaması; eğitim, beslenme, barınma ve istihdam politikalarıyla birlikte ele alınması gerekiyor.
KADINLAR YOKSULLUĞU DAHA AĞIR YAŞIYOR
Ekonomik krizden en fazla etkilenen kesimlerden biri de kadınlar. Ev içi bakım yükünün büyük bölümünü üstlenen kadınlar, gelir kaybı ve işsizlik karşısında daha kırılgan hale geliyor.
Özellikle tek gelirli veya kadınların geçimini sağladığı hanelerde kira, gıda ve çocukların eğitim giderleri önemli bir ekonomik baskı oluşturuyor. Kadınların istihdama katılımının artırılması, güvenceli çalışma olanaklarının yaratılması ve bakım hizmetlerinin kamusal bir hak olarak ele alınması yoksullukla mücadelede temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
YOKSULLUK KENT HARİTASINDA EŞİTSİZ DAĞILIYOR
Diyarbakır’daki yoksulluğu bütün kent açısından aynı düzeyde değerlendirmek de mümkün değil. Merkez ilçelerde mahalleler arasında dahi ciddi ekonomik farklılıklar bulunurken, kırsal alanlarda ulaşım, istihdam, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları yoksulluğun etkisini daha da ağırlaştırabiliyor.
Diyarbakır Valiliği de 2026 yılında kent için bir “Sosyal Risk Haritası ve Sosyal Politikalar Eylem Planı” hazırlığı başlattı. Çalışma kapsamında göçün kent üzerindeki etkisinin araştırıldığı, 2 binden fazla kişiyle anket yapıldığı ve 2 bin 528 lise öğrencisine gençlik durum analiz anketi uygulandığı açıklandı. Bu çalışma, yoksulluğun kentte göç, gençlik, eğitim ve sosyal risklerle birlikte değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
“YARDIM ALAN KENT” DEĞİL, HAK SAHİBİ YURTTAŞLAR
Diyarbakır’da yoksulluğun çözümü yalnızca yardım mekanizmalarının genişletilmesinden geçmiyor. Sosyal yardımlar, ekonomik olarak zorlanan haneler açısından hayati bir destek olsa da kalıcı çözüm için güvenceli istihdam, insanca ücret, kamusal barınma, ücretsiz veya erişilebilir eğitim ve sağlık hizmetleri gerekiyor.
Kentte yoksullukla mücadele politikalarının yurttaşları sürekli yardım almak zorunda bırakan bir anlayıştan çıkarılıp sosyal haklar temelinde yeniden kurulması gerekiyor.
Diyarbakır’da bugün yaşanan tablo, ekonomik krizin yalnızca mutfak bütçesini değil, kentin geleceğini de etkilediğini gösteriyor. Sofraya konulan yemeğin azalması, çocukların ihtiyaçlarının ertelenmesi ve hanelerin sosyal yardımlara daha fazla ihtiyaç duyması, yoksulluğun gündelik hayatın kalıcı bir parçasına dönüşme riskini beraberinde getiriyor.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.