Diyarbakır’dan Ankara’ya süreç mesajı
Diyarbakır’da Saadet Partisi, CHP, HÜDA PAR, DEM Parti ve Yeni Parti il başkanları, silahların bırakılmasıyla yeni bir aşamaya giren sürece ilişkin Tigris Haber’e değerlendirmelerde bulundu
Şirvan Oktay GÖRER – Dosya Haber
TİGRİS HABER - Diyarbakır’da Saadet Partisi, CHP, HÜDA PAR, DEM Parti ve Yeni Parti il başkanları, silahların bırakılmasıyla yeni bir aşamaya giren sürece ilişkin Tigris Haber’e değerlendirmelerde bulundu. Beş farklı siyasi çizgiden gelen mesajlarda hukuki güvence, Meclis’in rolü, Kürt meselesinin çözümü, demokratik haklar, toplumsal güven ve ekonomik kalkınma başlıkları öne çıktı.
Siyasi parti temsilcilerinin değerlendirmelerinde yöntem ve öncelikler farklılaşırken, sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı tutulmaması ve kalıcı sonuç için somut adımlar atılması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekti.

Saadet Partisi: “Somut adımlar daha hızlı atılmalı”
Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için hukuki ve siyasi adımların hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Meclis’te farklı siyasi partilerin yer aldığı komisyonun kurulmasını önemli bir aşama olarak değerlendiren Ergin, silah bırakma ve örgütsel fesih yönündeki adımların ardından sürecin hukuki zemine taşınması gerektiğini belirtti.
İktidarın somut adımları daha hızlı ve samimi biçimde atması gerektiğini ifade eden Ergin, sürecin şeffaf, hızlı ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Ergin, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını belirterek dil, kimlik ve kültür alanındaki hakların güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

CHP: “Süreç siyasi rekabete dönüşmemeli”
CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke, silahların bırakılmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirirken, bunun sürecin sonu değil yeni bir dönemin başlangıcı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Çerçeve yasayı önemli bulduklarını belirten Eke, çözümün Meclis denetiminde ve hukuki güvence altında yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Kürt meselesi yalnızca silahsızlanma boyutuyla ele alınamaz” diyen Eke, meselenin kültürel, sosyal, ekonomik ve eğitim boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP’nin yaklaşımını “anlayış, adalet ve aş” sözleriyle özetleyen Eke, ekonomik sorunların çözülmeden toplumsal sorunların kalıcı biçimde çözülemeyeceğini belirtti.
Eke ayrıca demokratikleşme ve çözüm sürecinin siyasi parti rekabetine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.

HÜDA PAR: “Kürt meselesi anayasal güvenceye kavuşmalı”
HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Zeynul Abidin Gülsever, silahların susmasının ve çatışmaların sona ermesinin önemli olduğunu ancak bunun kalıcı barış için yeterli olmadığını söyledi.
Kürt meselesinin güvenlik ve silahsızlanma başlığından ayrı ele alınması gerektiğini belirten Gülsever, Kürtlerin dil, kimlik ve kültürel haklarının anayasal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulundu.
Kürtçe ve Zazaca ana dilde eğitim konusunun da gündeme alınması gerektiğini ifade eden Gülsever, seçmeli ders uygulamasının ana dilde eğitim ihtiyacını karşılamadığını belirtti.
Sürecin uzamasının toplumda belirsizlik oluşturduğunu söyleyen Gülsever, hükümetin yasal düzenlemeleri hızlandırması gerektiğini ifade etti.
Gülsever ayrıca Kürt meselesinin çözümü için siyasi partiler, kanaat önderleri, alimler ve toplumun farklı kesimlerinin ortak zeminde buluşması gerektiğini söyledi.

DEM Parti: “Toplum söz değil, özde barış istiyor”
DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanı Gülşen Özer ise toplumun 52 yıllık çatışmalı dönemin ardından somut adımlar beklediğini söyledi.
27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu perspektifin ardından silahların susması yönündeki beklentinin güçlendiğini belirten Özer, sürecin başlangıcında somut adımların atılmamasının toplumda güvensizlik oluşturduğunu ifade etti.
Özer, Kürtlerin eşitliğinin kabul edilmesi, ana dilde eğitim hakkının güvence altına alınması ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi gerektiğini savundu.
2013’te başlayan çözüm sürecinin sona ermesinin toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını belirten Özer, mevcut süreçte benzer bir tablonun yaşanmaması için hem hükümetin hem de muhalefetin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Özer’in süreç için verdiği temel mesaj ise şöyle oldu:
“Bu insanlar çok acı yaşadılar. Bu acının üzerine sadece sözde değil, biraz da özde barış yaşamak istiyorlar.”

Yeni Parti: “Sürecin muhatabı Meclis olmalı”
Yeni Parti Diyarbakır İl Başkanı ve avukat Mehmet Berk, çözüm adresinin TBMM olması gerektiğini söyledi.
Sürecin daha şeffaf yürütülmesini isteyen Berk, çerçeve yasanın kapsamının genişletilmesi ve kültürel ve anayasal hakların güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Berk, sürecin yalnızca geçmişteki düzenlemelere benzer yasal adımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ederek, değişen siyasi koşullarda insanların kendisini güvende hissedebileceği hukuki güvencelerin oluşturulmasını istedi.
Süreçte atılması gereken ilk somut adımın siyasetçilerin özgürce siyaset yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması olduğunu belirten Berk, cezaevindeki siyasetçilerin durumuna dikkat çekti.
Berk, “Siyasetçilerin cezaevinde değil, dışarıda ve Meclis’te siyaset yapmalarının önündeki engellerin kaldırılmasıdır” dedi.
Beş siyasi mesaj, ortak başlıklar
Diyarbakır’daki beş siyasi partinin değerlendirmelerinde farklı öncelikler öne çıksa da, açıklamalarda bazı ortak başlıklar dikkat çekti.
Saadet Partisi, hukuki ve siyasi adımların hızlandırılmasını ve sürecin şeffaf yürütülmesini gündeme getirdi.
CHP, çözümün Meclis denetiminde yürütülmesi ve ekonomik, sosyal ve kültürel boyutların birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
HÜDA PAR, Kürt meselesinin silahsızlanmadan ayrı bir başlık olarak ele alınmasını ve anayasal güvence sağlanmasını istedi.
DEM Parti, toplumun somut adım ve güven beklediğini belirterek eşitlik, ana dil ve demokratik siyaset alanına dikkat çekti.
Yeni Parti ise Meclis’i çözümün temel adresi olarak gösterirken, hukuki güvencelerin genişletilmesi ve siyaset alanının açılması çağrısında bulundu.
Diyarbakır’ın gündeminde yalnızca siyaset yok
Parti temsilcilerinin açıklamalarında sürecin ekonomik boyutu da geniş yer buldu.
Saadet Partisi ve CHP, Diyarbakır’ın genç işsizliği, yatırımlar, sanayi, tarım, turizm ve bölgesel kalkınma sorunlarına dikkat çekti.
Silvan Barajı ve sulama yatırımları başta olmak üzere tamamlanmayan projelerin bölge ekonomisi açısından önem taşıdığını belirten Ergin, Diyarbakır’ın eğitim, sağlık, altyapı ve kültür alanlarında daha fazla kamu yatırımına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Eke ise silahların susturulduğu bir ortamda ekonomik ve sosyal sorunlara daha fazla odaklanılması gerektiğini belirterek, “Anlayış, adalet ve aş” vurgusunu yineledi.
Diyarbakır’dan Ankara’ya mesaj
Diyarbakır’da farklı siyasi partilerin temsilcileriyle yapılan görüşmeler, sürecin kentte yalnızca güvenlik ve silahsızlanma başlığı üzerinden değerlendirilmediğini ortaya koydu.
Hukuki güvence, Meclis’in rolü, Kürt meselesi, ana dil, demokratik siyaset, ekonomik kalkınma ve toplumsal güven başlıkları, siyasi aktörlerin değerlendirmelerinde farklı ağırlıklarla gündeme geldi.
Farklı siyasi çizgilerin açıklamalarında ortaya çıkan tablo, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların yalnızca siyasi değil, hukuki, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla tartışılmaya devam edeceğini gösteriyor.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.