Basında da izlediğiniz gibi bir yeniye daha şahit olduk. Küresel ısınmadan ve doğanın dengesiyle haddinden fazla oynandığı için artık doğru dürüst ne yağmur ne de kar yağışı gerçekleşmiyor. Bulutlar adeta üzerimizden teğet geçiyor. Meteorolojinin verilerine göre son kırk yılın en kurak mevsimi yaşanıyormuş. Bu durumu gelecekte yaşanması olası felaketlerin habercisi gibi anlamak doğrusudur. Doğa dengeleriyle bu kadar oynamanın da bir bedeli kaçınılmaz görünüyor. Acı olanı da ceremesini çekmenin gelecek kuşaklara miras olarak kalıyor olmasıdır. Sayılı yıllar da günler gibi çabuk geçmektedir. Gelecekte insanoğlunun yaşayacağı ve bizimde bundan etkileneceğimiz felaketleri çok uzağımızda görmememiz gerekiyor. Bizler atlatmış olsak da tehlike çanlarının torunlarımızın kapısını çalması uzak bir ihtimal değildir. Artık gerekli tedbirleri mi alırız yoksa gelecekte olması kaçınılmaz ihtimali mi, felaketi mi bekleriz bu insanların, kurumların, devletlerin tercihine kalmaktadır.
Doğa olayları ve iklimsel gidişat normal seyrinden; en uç noktalara doğru kaymaktadır. Mevsiminde yaşanması gereken sıcaklıklar ve yağışlar ya normalin altında ya da normalin üstünde seyretmektedir. Bu durum da kuraklığa neden olmaktadır. Ayrıca; depremler, volkanlar, tusunamiler; savaşlar, küresel ısınma sonucu buzulların erimesi, metropol kentlerle her tarafın betonlaştırılması, atıkların yarattığı kirlenme; önemli soruna yol açmaktadır. Kasırgalar, hortumlar, fırtınalar sonucu ortaya çıkan büyük enerji her yıl ciddi mal ve binlerle ifade edilen can kayıplarına yol açmaktadır. Yaşadığımız coğrafyanın; Sibirya soğuklarıyla, Afrika sıcaklarının etki alanında olması da bizleri yakından etkilemektedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.